MHP NEDEN PABUÇ BIRAKMAMALI?

Çünkü komploya kurban giden bu isimlere toplu olarak bir bakış attığınızda kurulan tezgahın ne kadar çirkin olduğunu daha net görüyorsunuz.

MHP NEDEN PABUÇ BIRAKMAMALI?

MHP NEDEN PABUÇ BIRAKMAMALI?

27 Nisan:

Recai Yıldırım- Genel Başkan Yardımcısı Metin Çobanoğlu- Genel Başkan Yardımcısı                         10 Mayıs: Bülent Didinmez- Genel Başkan Yardımcısı İhsan Barutçu- İstanbul eski İl Başkanı   21 Mayıs: Deniz Bölükbaşı- Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı- Genel Sekreter Mehmet Ekici- Genel Başkan Yardımcısı Osman Çakır- Genel Başkan Yardımcısı Ümit Şafak- Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Taytak- Genel Sekreter Yardımcısı   İstifa ettiler…   İsimleri özellikle yazdım. Çünkü komploya kurban giden bu isimlere toplu olarak bir bakış attığınızda kurulan tezgahın ne kadar çirkin olduğunu daha net görüyorsunuz. Türkiye’nin en köklü siyasal partilerinden birinin en tepesinde skandallar zinciri yaratarak Milliyetçi Hareket Partisi bitirilmek, Siyaset Mezarlığı’na gömülmek isteniyor.   Kasetleri izlemedim, merak da etmedim. Milliyetçi Hareket Partisi ile birçok konuda aynı görüşleri paylaştığımı da söyleyemem. Ancak insan duyarlılığı gereği, ellerini ovuşturup akbabalığa soyunanlardan da olamam.   Milliyetçi Hareket Partisi, yaklaşık 50 yıldır Türk siyasetinin en önemli figürlerinden, en kitlesel partilerinden biridir ve bu anlayışı yok etmek de, hele ahlak ve insanlık dışı yöntemlerle mümkün değildir!   2007 genel seçimlerinde 5 milyon seçmenin oyunu alarak 71 milletvekili çıkaran bir partiden söz ediyoruz! Son yerel seçimlerde yaklaşık 7 milyon oy toplayarak 10 ilin belediye başkanlığını, toplamda tam 490 belediyenin yönetimini kazanan bir partiden söz ediyoruz! Ve bu kitlesel destek göz ardı edilerek çirkin bir oyun sahneye konuluyor. Tarihin ne ilginç cilvesi ki, Türkiye’nin en köklü iki partisinin üniversiteden sınıf arkadaşı olan iki liderinden biri kaset depremi sonrası genel başkan olurken, diğeri bir kaset depremiyle gönderilmek isteniyor! Bu da siyaset kültürümüzün ne kadar kirlendiğini gösteriyor…     Milliyetçi Hareket Partisi sıradan bir parti değildir. Türkiye’nin en önemli partilerinden biridir. Geçmiş defterleri karıştırarak dar solculuk ve kısır liberal söylemlerde bulunanlar da bilmelidirler ki, Türk siyasal yaşamındaki aksaklıklarda ve olumsuzluklarda MHP’nin vebali diğer partilerin vebalinden fazla değildir! MHP, esaslarını Alparslan Türkeş’in belirlediği 9 ışık doktrinine dayanan, ilkeleri ve hedefleri en baştan belirlenen, siyasal yaşamı boyunca birçok badire atlattığı gibi hatalar da yapmış, seveni gibi düşmanları da olan ama her şeyin ötesinde kendi içinde tutarlılığını korumuş bir siyasal harekettir.   Doğal liderleri, 27 Mayıs bildirisini radyodan okuyan bir subayken, 12 Eylül’de idamla yargılanmıştır! Sürgüne de gönderilmiş, hapis de yatmıştır! 12 Eylül öncesi, milletvekillerini, bakanlarını siyasi çatışmalara kurban vermişlerdir! 1997’de Türkeş’in ölümünden sonra da partinin tek bir kişiye odaklı olmadığını günümüze değin kanıtlamışlardır. Parti en çok oy oranlarını ve sayılarını Devlet Bahçeli’nin liderliğinde kazanmıştır. Ortadoğu Gazetesi, örgütün görüşleriyle paralel akademik yayınlar yaparken, MHP, küresel güçlerin Ortadoğu politikalarındaki engellerden biri olarak görülmüştür.   Yani demem o ki, onlarca badire atlatan MHP, üç-beş insanlık ve yasa dışı oyunlarla devrilecek, bunlara pabuç bırakacak bir parti değildir! Olmamalıdır!   Bu tip entrikalar, ayak oyunları yeni değildir. Adnan Menderes’in yasak aşkı Ayhan Aydan, 27 Mayıs duruşmalarında her şeyin önüne geçirilmiş, başbakan onun kanadından vurulmak istenmiştir. İstifa eden Deniz Bölükbaşı’nın babası Osman Bölükbaşı, İsmet İnönü ve Celal Bayar’a asılsız suikast girişiminden tutuklanmış, yazdığı bir şiiri dönemin ses sanatçısı Behiye Aksoy’a yazdığı iddia edilerek bir yığın dedikodu çıkarılmıştı. O zamanlar teknoloji devrede değildi tabi, yoksa neler yapılmazdı!   MHP, Türk siyasetine adım attığında oy oranı % 2 idi! Şimdi ise arkasında son yerel seçimlere göre 7 milyona yakın seçmen desteği vardır. Bu tezgahlar belki MHP’yi baraj altına itme hedefine ulaşır ama siyasetten silmeye yetmez!   O yüzden yapılması gereken krizi iyi yönetmektir. Akıllı, mantıklı hareket ederek ve hukuku işleterek…   İstifaya mecbur kalan milletvekilleri, geçmişte partileri için canından bile olan vekiller olduğunu anımsamalıdır. Örneğin, istifa eden eski İstanbul İl Başkanı İhsan Barutçu, kendisi gibi İstanbul İl Başkanlığı yapmış Recep Haşatlı’nın 12 Eylül öncesi görevinin bedelini hayatıyla ödediğini, Gün Sazak’ın siyasi cinayete kurban gittiğini hatırlayıp bugünkü bedellerin de gerektiği için ödendiğinin ve siyasal mücadelelerinin devamına ilişkin inancın bilincinde olmalıdır. Ve tabi Deniz Bölükbaşı… O ve bence tüm MHP’ye gönül verenler, babasının ona, tutuklanmaya götürülürken ve daha kendisi 20 günlük bir bebekken yaptığı vasiyeti unutmamalıdırlar: “Bu memleketin pisliğini az su temizlemez diye ismini Deniz koydum. Ben geri gelmezsem, göreyim bu pisliği sen temizle.”  

Akıllı, mantıklı hareket ederek ve hukuku işleterek…

ASIM USLU


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.