MEMUR-SEN ÇÖZÜM SÜRECİNİ DEĞERLENDİRDİ

Memur Sen Manisa İl Temsilcisi Mehmet Emin Sofuoğlu, düzenlediği basın toplantısında Çözüm Süreci'ni değerlendirdi. Sofuoğlu, "Çözüm sürecinin lehinde veya aleyhinde olan herkesimin dikkat etmesi gereken önemli bir husus; çatışmanın dilini değil çözümün dilini kullanmaları, terörün bitmesine yönelik önerilerini raporlarla, açıklamalarla kamuoyuyla şiddet ve hakaret içermeyen bir dille paylaşmalarıdır. Türkiye önemli bir çözüm süreci yakalamış durumda. Bu sürece destek günden güne artmaktadır" dedi.

MEMUR-SEN ÇÖZÜM SÜRECİNİ DEĞERLENDİRDİ

MEMUR-SEN ÇÖZÜM SÜRECİNİ DEĞERLENDİRDİ

Memur Sen Manisa İl Temsilcisi Mehmet Emin Sofuoğlu, düzenlediği basın toplantısında Çözüm Süreci’ni değerlendirdi. Sofuoğlu, “Çözüm sürecinin lehinde veya aleyhinde olan herkesimin dikkat etmesi gereken önemli bir husus; çatışmanın dilini değil çözümün dilini kullanmaları, terörün bitmesine yönelik önerilerini raporlarla, açıklamalarla kamuoyuyla şiddet ve hakaret içermeyen bir dille paylaşmalarıdır. Türkiye önemli bir çözüm süreci yakalamış durumda. Bu sürece destek günden güne artmaktadır” dedi.

Memur Sen Manisa İl Temsilcisi Mehmet Emin Sofuoğlu, Memur Sen’e bağlı sendika başkanları ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, Çözüm Süreci’ne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Sendika binasında düzenlenen bası toplantısında konuşan Başkan Sofuoğlu, “Çözüm noktasında ayrışma değil bütünleşme, kaynaşma, birlik ve kardeşliğin ortak bir tavır olarak ön planda olması sürecin başarılı yürüdüğünü göstermektedir. Sofuoğlu, “Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, çözüm süreciyle ilgili Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, bakanlar ve devletin üst düzey yöneticileri ile 4 Nisan 2013 tarihinde Dolmabahçe’de bir araya gelmiş, bunun ardından başta Marmara ve Karadeniz Bölgesi olmak üzere tüm Türkiye’de çözüm sürecine yönelik görüşmeler yapmak üzere teşkilatlarımızla ve halkla buluşmuş ve buluşmaya devam etmektedir. Bu görüşmeler sırasında, teşkilatlarımızın, kamu görevlilerinin ve halkımızın görüş, öneri ve eleştirilerini yüz yüze görüşerek dinlemiş, notlar almıştır. Bu notlar önümüzdeki günlerde, akademisyenler ve danışmanlarımız tarafından analiz edilerek raporlaştırılacak ve Konfederasyonumuz Başkanlar Kurulu’nca değerlendirilmesi ve katkıları sonrası rapor kamuoyuna açıklanacaktır. Genel Başkanımızın çözüm süreci kapsamında dahil olduğu Akil İnsanlar Heyeti çalışmaları sırasında sahada edindiği bilgileri ve temasları sırasında yaşadığı birkaç olayı özellikle ifade etmek istiyorum. Toplantılar sırasında dile getirilen ve ikili diyaloglarda ifade edilen bazı beyanlar, çözüm sürecine olan ihtiyacı ve toplumsal desteği yansıtıyor. Özellikle, gazilerin ve şehit yakınlarının “Başkanım bu sorunu çözün” şeklindeki talepleri ve motive edici beyanları, daha sürecin başında “gazilerimizi ve şehit yakınlarını incitmemek” olarak belirlediğimiz çözüm sürecindeki kırmızıçizgimizin toplumda karşılık bulduğunu göstermektedir. Yine, değişik etnik kimliklere, siyasi partilere, ideolojilere mensup kişilerin Genel Başkanımızla yaptıkları görüşmelerde, çözüm sürecine desteklerini ifade etmeleri, çözüm noktasında ayrışma değil bütünleşme, kaynaşma, birlik ve kardeşliğin ortak bir tavır olarak ön planda olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.

“Günden güne destek artıyor”
Çözüm Süreci’ne desteğin her geçen gün arttığını vurgulayan Sofuoğlu, “Gerek Genel Başkanımızın Türkiye geneline yayılan toplumla buluşmalarında, gerekse yapılan anketlerde, sürece desteğin bazı bölgelerde yüzde 90’ların üzerine ulaşırken Türkiye geneli itibarıyla da yüzde 75’ler seviyesine yükseldiğini görüyoruz. Çözüm sürecinin olumlu sonuçlanacağına dair kanaat ve beklenti, kısa süre içerisinde yüzde 60’ların üzerine çıkmış durumdadır. Bu, çözüme kendi iç dinamikleriyle ulaşacak güçlü ve kararlı Türkiye fotoğrafıdır. Doğru ve şeffaf bilgilendirme sürecinin kararlılıkla işletilmesi, bilgi kirliliğine izin verilmemesi, eleştiri ve tepkilere karşı sakin bir üslubun belirlenmesi ve çözüme yönelik olarak milletle buluşmaların devam ettirilmesi halinde mevcut desteğin daha da artacağına inanıyoruz” dedi. 

“Temennimiz sürecin başarıyla sonuçlanması”
Sendika olarak sürecin başarıyla sonuçlanmasını temennisinde olduklarını belirten Sofuoğlu, “Memur-Sen Konfederasyonu olarak; çözüm sürecinin olumlu sonuçlanması, kan ve gözyaşının durması, ülkemizin küresel aktör hedefinin önündeki bir engelin daha kalkması için Antalya’da Başkanlar kurulumuzun aldığı kararlar doğrultusunda milletimizle buluşma programlarının sayısını ve içeriğini zenginleştirerek devam ettirmekte kararlıyız. Bu noktada çözüm sürecindeki kırmızı çizgilerimiz şehit yakınları ve gazileri incitmemek, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüdür” dedi. 

“30 yıllık sorundan yerli bir dille kurtulacağız”
Sorunun çözüleceğinden endişe duymadıklarını belirten Sofuoğlu, “Memur-Sen olarak, Türkiye 30 yıldır yaşadığı terör sorunundan yerli bir dille ve milli birlikle kurutulacak tarihi ve kültürel birikime sahip olduğuna inanıyoruz. Toplumda, sorunun bitmesi noktasında ortak iradenin çözüme ulaşacak şekilde mevcut olduğunu biliyoruz” dedi. 

“Sadece terör bitmeyecek”
Sürecin olumlu sonuçlanması halinde terör destekçilerinin de bitirileceğini belirten Sofuoğlu, “Çözüm sürecinin milletimizin beklentisi doğrultusunda sonuçlanması halinde Türkiye sadece terör sorunundan kurutulmayacak terörü besleyen bataklık kuruyacak ve terörle mücadeleye harcanan kaynak ve enerji Türkiye’nin büyümesi ve refahına aktarılacaktır. Böylece Türkiye bölgesinde lider ve küresel aktör olarak dünya demokrasi ve ekonomi süper liginde hak ettiği sıraya yükselecektir.Süreci destekleyenler yanında, sayıları ve güçleri sınırlı olsa da içerde ve dışarıda süreci akamete uğratmak ve sabote etmek isteyenler olacağını görüyoruz. Bu çerçevede çözüm sürecini destekleyen kişi, kuruluş, aydınlarımız ve aziz milletimizin sabırlı ve sağduyulu tavrını sürdürmesinin çözüm sürecinin hızla tekemmülü yanında kardeşlik ikliminin sağlam bir çerçeveyle yeniden kurulmasına da katkı sağlayacağını düşünüyoruz” dedi. 

“Önemli bir başarı yakalanmış”
Terör sorununun sona ermesi noktasında önemli bir sürecin yakalandığını vurgulayan Sofuoğlu, “Türkiye, milletin iradesi ve kararlılığı, devletin sorumluluk almasıyla otuz yıldır artarak devam eden bir sorunu çözme sürecini hayata geçirmeyi başarmıştır. Ancak, sorunun tam olarak çözümü, sorunu doğuran nedenlerin de ortadan kaldırılmasıyla mümkündür. Bu kapsamda, yaşadığımız sorunların temelinde insana, insan onuruna, insan haklarına sırtını dönen darbe ürünü anayasa ve onun tasarladığı siyasal sistem yatmaktadır. Bu nedenle, sorunun çözümü ve nedenlerin ortadan kaldırılması noktasında, mevcut anayasadan kurtulmak ve yeni anayasa yapmak son derece elzemdir. Türkiye’nin yeniden inşası ve millet iradesinin hakim olması, insanı, insan onurunu, insan hak ve özgürlüklerini esas alan, farklılıkları zenginlik olarak gören, hiçbir etnik kimliği öteki ya da asli kimlik ilan etmeyen yeni anayasanın yapım ve yazım süreci daha fazla gecikmeden tamamlanmalıdır. Çözüm süreci ve bu kapsamda yürütülen çalışmalar, yeni anayasa süreci için engel haline getirilmemeli aksine kalıcı çözüm için yeni anayasa ivedilikle hayata geçirilmeli ve her bireyin “benim anayasam” diyebileceği bir metin bir an önce milletin onayına sunulmalıdır. Türkiye’nin bugününe yön verenler, siyasetçiler, sivil toplum liderleri, kanaat önderleri, akademisyenler, yazarlar, düşünürler, sanatçılar kısaca herkes; özgür, sivil, demokratik, sosyal hukuk devletini gerçek anlamıyla hayata geçirmiş, kardeşliği, birliği, huzuru, refahı sağlamış bölgesinde lider, dünya ölçeğinde küresel aktör bir Türkiye’yi gelecek kuşaklara miras bırakmak hedefiyle hareket etmelidir.  Memur-Sen, bu hedefle çözüme paydaş olmakta, akil insanların çabalarını desteklemekte, yeni anayasa konusunu önemsemekte ve mimletin verdiği milli görevi layıkıyla yerine getirme arzusuyla hareket etmektedir. Son olarak şunu ifade edelim. Çözüm sürecinin lehinde olmak kadar aleyhinde olmak da demokratik bir tercihtir. Lehinde ve aleyhinde olan tüm bireylerin, örgütlerin, siyasi partilerin, liderlerin dikkat etmesi gereken önemli bir husus; çatışmanın dilini değil çözümün dilini kullanmaları, terörün bitmesine yönelik önerilerini raporlarla, açıklamalarla kamuoyuyla şiddet ve hakaret içermeyen bir dille paylaşmalarıdır” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.