MAZBATAMI ALDIM BAŞUCUMA KOYDUM

Vekillerimiz, milletin temsilcisi olduklarını gösteren belgeleri, Adalet Saraylarındaki il seçim kurullarından alarak, belki de Çankaya Köşküne kadar uzanan yola koyuldular...

MAZBATAMI ALDIM BAŞUCUMA KOYDUM

MAZBATAMI ALDIM BAŞUCUMA KOYDUM   Mazbatamı aldım, Başucuma koydum... Ben bir yola ko-yul-dum, Duma-duma- dum...                                                              **   Vekillerimiz, milletin temsilcisi olduklarını gösteren belgeleri, Adalet Saraylarındaki il seçim kurullarından alarak, belki de Çankaya Köşküne kadar uzanan yola koyuldular...                                                              **   Mazbata deyip geçmeyin, çilingir gibi maşallah!   Hepsi heyecan dolu vekillerimizin. Haksız da değiller.   Kimi kentine ve ülkesine hizmet için, tarihe ve topluma iyi bir isim ve eser bırakmak için heyecanlı...   Ama kimi de, dokunulmazlık zırhına bürüneceği için... Kimi, cezaevine girmekten kurtulacağı için, Kimi cezaevinden çıkacağı için... Kimi milletvekili maaşına kavuşacağı, kimi kısa yoldan emeklilik hakkına kavuşacağı için... Kimi makam arabalarıyla yurt gezilerine çıkacağı, Kimi bakanlık hayalinin gerçekleşme olasılığı için... Kimi bağlı kalmayacağını ilan ettiği yemin töreni gösterisi için, Kimi de kafasında tasarladığı, rüyalarını süsleyen söylevlerini meclis kürsüsünden seslendireceği için... Sonsuz heyecan duyuyorlar eminim...                                                              **   Mazbata deyip geçmeyin... Sınav sonuç belgesi gibidir o.   Meclise o tutanakla gidip kaydınızı yaptırdığınız gün, okula yeni başlayan çocuk gibi heyecanlanırsınız. İçiniz kıpır kıpırdır... En güzel elbiselerinizi giyer, sizin gibi yeni başlayanlarla ve tabi müdavimlerle, meclisin gediklileriyle tanışırsınız. “Hoş geldiniz” diyen kameralara “hoş bulduk” diye gülümser, ilk demeçlerinizi verirsiniz.  Odanıza girip yeni hayatınızın ilk nefesini içinize çeker, yemin törenini beklersiniz sabırsızlıkla... Sonra aylarca tebrikleri kabul edersiniz. Bileğiniz yorulur tokalaşmaktan.                                                              **   Bir koşuşturmadır ki sormayın gitsin!   Gelenler, gidenler... O televizyona konuk ol, bu mikrofona konuş, sonra dön bir daha yazılı açıklama yapıp, önceki açıklamalarını düzelt, yanlış anlaşıldım de, yanlış anlıyorsunuz de, kürsüden söz iste, konuş, itiraz et, şikayet et, yazılı soru önergesi ver, sözlü soru önergesi ver, değişiklik önergesi ver, teklif et, kabul et, oyla, alkışla, bağır, tartış, uyukla, Kamer Genç’e öfkelen, Sabahat Akkiraz’dan imza iste, Hakan Şükür’le fotoğraf çekil, tebessüm ederken kameraya yakalan, telefondan “öyle bir geçer zaman ki”yi izle, zamanın nasıl geçtiğini anlama, yorul, hırpalan, at kendini meclis lokantasına... Oh dünya varmış, yemekler hem güzel hem de ucuzmuş! Sonra yine aynı koşuşturma, akşama at kendini meclis lojmanlarına. Ülkene hizmet etmenin huzuruyla koy başını yastığa, temiz mi temiz bir uyku çek...                                                              **   Özendim vallahi! Ben vekil seçilseydim, eminim, mazbatamı aldığım günün gecesi, onu yastığımın altına koyar öyle uyurdum. Hayallere dalarak uyurdum. Huzur içinde uyurdum. Dudağımın kenarında bir gülümseme ile uyurdum. Duma-duma-dum...

Asım Uslu


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.