MANOLYA'DA BÜYÜK EYLEM

Hakkari'deki terör saldırılarını protesto etmek amacıyla Manolya meydanında toplanan sendika üyeleri, teröre lanet yağdırdı.

MANOLYA'DA BÜYÜK EYLEM

MANİSA TERÖRE KARŞI YÜRÜDÜ

Hakkari’deki terör saldırılarını protesto etmek amacıyla Manolya meydanında toplanan sendika üyeleri, teröre lanet yağdırdı.

MANİSALILAR BÖYLE YÜRÜDÜ (FOTO GALERİ)

Manolya Meydanında toplanan Türkiye Kamu Sen, Türk Metal Sendikası ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile MHP ve bazı partilerden temsilciler, terör saldırılarını kınadı. Türk Metal Sendikasına bağlı üyeler sendika önünden Manolya Meydanına kadar ellerinde bayraklarla yürüdüler. Meydanda toplanan kalabalık, terör örgütü aleyhine sloganlar attı, teröre lanet yağdırdı
Sendikalar adına bir açıklama yapan Türkiye Kamu Sen Manisa Temsilcisi Mustafa Genç, Ülkemizde hain terör örgütünün saldırılarına her geçen gün bir yenisi daha eklendiğini kaybetti. Genç şöyle konuştu:
“Dün Bitlis’te şehit edilen 5 Polisimizin, 1’i çocuk olmak üzere 3 sivil vatandaşımızın acısı yüreğimizi yakarken bugün Hakkari’de 26 Güvenlik görevlimizin şehit edilmesi yüreğimize kor gibi düştü. 26 vatan evladının evlerine düşen ateş milletimizi de sardı. 22 vatan evladı da bu hain saldırı sonucunda yaralandı.
Bugün burada hain teröre karşı düzenlediğimiz etkinliğe Türkiye Kamu-Sen İl Temsilciliği ve Kamu-sene bağlı 11 sendikanın Başkan ve üyeleri, MHP İl Başkanı, MHP İlçe Başkanı, BBP İl Başkanı, Türk Metal-Sen ve Türkiş İl Temsilciliği ve üyeleri,  TÜRKAV Şube Başkanı, Türk Ocakları Manisa Şube Başkanı ve üyeleri, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan ve üyeleri, Ülkü Ocakları Başkanı ve üyeleri, İşçi Emeklileri Derneği Başkanı ve üyeleri, Hizmet- İş Manisa Şube Başkanı ve üyeleri, Duyarlılık göstererek bu mitingimize iştirak etmişlerdir. Bu duyarlılıklarından dolayı başkanlarımızın nezdinde bütün üyelerine şükranlarımızı sunuyorum.
Bu büyük bir sivil inisiyatif tepkileridir. Bizim sözlerimizi sakın hafife almayın.
26 kahramanımızın şehit olduğu bu hain saldırı bugüne kadar teröre, teröristlerin işbirlikçilerine gösterilen tavırların ne kadar yanlış olduğunu ortaya çıkarmıştır. İntikam alınacak, sert karşılık verilecek gibi ifadeleri kullandıktan iki gün sonra bunları unutan siyasetçiler artık şapkalarına önlerine koyup terörü bitirmenin adımlarını atmalıdırlar.
Milletimizin teröre, her gün vatan evlatlarının şehit düşmesine tahammülü kalmamıştır. Milletimizin artık medya önünde söylenen sözlere inancı kalmamıştır. Millet artık sonuç beklemekte, Terörün bitirilmesini istemektedir.” ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
Konuşması sık sık sloganlarla kesilen Genç sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar terörü bitirme adına verilen tüm tavizlerin sadece terörü güçlendirdiği ortadadır. Yapılması gereken artık terörün tüm unsurları ile gerektiği gibi mücadele etmektir.
Bundan sonra söylenecek söz yoktur, çünkü sözler tarifsiz yetersiz kalacaktır. Yapılması gereken tek şey terörü tüm unsurları ile yok etmektir. Terörden hesap sormaktır.
Burada milletimize de görevler düşmektedir. Hainlerin bu saldırıları karşısında Türk Milleti kenetlenmeli, birlik ve beraberliğini göstermelidir. Hainlere gerekli cevabı vermelidir. İlimizdeki sivil toplum kuruluşları olarak milletimizin bu beladan bir an önce kurtulmasını istiyor, Şehit düşen güvenlik görevlilerine Allah’tan Rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Acımızı anlatmaya kelimeler yetmiyor. Öfkemiz çığ gibi. Ama devletimizin bekası, milletimizin birliği için susuyor, acımızı içimize gömüyoruz.
Yıllardır terörle mücadelede yanlış yol ve yöntem izlendiğini haykırdık.
Terör sorununun, Başbakan tarafından Kürt sorunu olarak tanımlanmasıyla başlayan, açılım safsatasıyla devam eden süreçte, Türk Hukuk tarihine kara bir leke olarak geçen Habur Olayı, yapılan hataların üzerine adeta tüy dikti.
Yetkililerin “terör hep vardı” diye kendilerini savunacaklarını çok iyi biliyoruz. Milletimizin bir kısmının buna inanacağını da görüyoruz.
Biz de “hayır; terör hep yoktu. Asılsız demeçlerinizle, verdiğiniz tavizlerle, mücadeleden vazgeçip, müzakereye soyunarak, teröriste cesaret verdiniz. Milleti teröriste karşı savunmasız bıraktınız ve terörü siz hortlattınız.” diyoruz.
“Terör vardı” diyenler:
2000’de 29, 2001’de 20, 2002’de 7 şehit verdik. Ne zaman ki, teröre “Kürt sorunu” dendi ve teröristler siyasi alanda muhatap buldu, şehit sayısı 2003’te 31’e, 2004’te 75’e 2005’te 105’e çıktı.
Görmüyor musunuz?
Ey bu ülkeyi yönetenler! Yanlış yoldasınız. Avrupa Birliği’ne taviz vermeyin, ABD’ye taviz vermeyin, Büyük Ortadoğu Projesi’ne piyon olup, Füze kalkanı kurdurup, İsrail’e taviz vermeyin, suça taviz vermeyin, suçluya taviz vermeyin, Destekçiye, yardakçıya, şakşakçıya taviz vermeyin!
Türkiye Cumhuriyeti ile, Türk milleti ile hesabı olanlar dört bir koldan saldırıyor, görmüyor musunuz? Biri İmralı’dan tehditler savuruyor, biri Kandil’de kanlı hesaplar yapıyor, biri dost görünüp arkamızdan vuruyor.
Görmüyor musunuz?
Ancak öfkemiz ve acımız gözlerimizi kör etmesin; Bin yıllık kardeşliğimize gölge düşmesin. İntikam duygusuyla hareket etmeyin.
Ustalık döneminiz gözlerinizi kör etmesin! Kısa süreli harekâtlarla işi geçiştirip, gündem değişince yeniden teröristle müzakereye oturmayın.
Terörle mücadele, uzun soluklu, kararlı ve etkili olacak. Suçlu cezasını çekecek, yaptığının karşılığını alacak, belasını bulacak!
Acımız büyük.
Gözyaşlarımız sel olmuş, yüreklerimizi dağlıyor.
Türkiye’nin her karış toprağı, analarla bir olmuş, ağlıyor.
Analarımız, şehitlerimizin anneleri!
Onlar, kendilerini görecek bir göz, çığlıklarını duyacak bir kulak, acılarını dindirecek bir teselli arıyorlar.
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş şehitlerin anneleri!
Acılarınızı dindiriniz, gözyaşlarınızı siliniz. Çünkü bu vatanın her karışında, alınan her nefeste, sizin yetiştirdiğiniz evlatlarınızın hakkı vardır. Göğsünüzü gere gere bu vatan bizim deyiniz.
Siz bu vatana bir evlat kurban ettiniz; şimdi kalbimizde en eşsiz yerlerdesiniz.
Şehitlerimizin anneleri, annelerimiz! Siz yavrularınızı 9 ay karnınızda, yıllarca sinenizde taşıdınız; bizler de onları bir ömür yüreklerimizde taşıyacağız.” Genç’in ardından söz alan Türk İş Manisa Temsilcisi Hüseyin Özben, kalabalığa sakin olunması yönünde çağrıda bulunarak,  “Şimdi Kafe Sera’ya kadar yürüyeceğiz. Tepkimizi dile getirirken belki birilerinin duymayan kukaları da duyar” dedi.
Konuşmaların ardından öfkeli kalabalık sloganlar atarak Manolya Meydanı’ndan Kafe Sera’ya kadar yürüdüler. Eylemciler daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.  
 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.