MANİSA'YA RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ!

Öylesine bir kentte yaşıyoruz ki, hem siyasal tarih açısından, hem de dini vecibeler yönünden çok önemli bir toplumsal dokuya sahibiz...

MANİSA'YA RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ!

MANİSA'YA RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ!   Ramazana sayılı günler kaldı...   Öylesine bir kentte yaşıyoruz ki, hem siyasal tarih açısından, hem de dini vecibeler yönünden çok önemli bir toplumsal dokuya sahibiz...   Ramazan ayında geleneksel mirasla modernizmin getirdiklerinin harmanlanması bence çok önemli. Kentimde de bu harmanın yıllardır çok iyi bir şekilde gerçekleştiğini düşünüyorum.   Ramazan deyince tarih bize ramazan eğlencelerini, ortaoyununu, ilahileri, sema gösterilerini, tiyatroları işaret ediyor. Çünkü geçmişte ramazanda insanlar, ibadetlerini yerine getirmenin iç huzuruyla, iftar ve teravihten sonra, -özellikle İstanbul’da- hazırlanan etkinliklere, eğlencelere katılırmış. Tiyatrodan Karagöz-Hacivat’a, hokkabazdan kantoya, musiki fasıllarına kadar bu bir gelenek haline gelmiş.   Kentimizde de gerek mevcut belediyenin, gerekse önceki belediye yönetiminin yaptıkları ve her şeyden önce bu konudaki iyi niyetleri, beni bir Manisalı olarak çok mutlu ediyor.                                                              **   Yerel yöneticilik, her şeyden önce bir hizmet işidir. Belediyeyi kim yönetirse yönetsin hizmette süreklilik esastır.   Kentimizdeki Ramazan etkinliklerinin, sergilerin, iftar çadırlarının, konserlerin, tiyatro gösterilerinin önceki belediye zamanında sürekli yapıldığını biliyoruz.   Mevcut belediye yönetimi de “hizmette süreklilik” ilkesinden hareketle bu hizmetleri devam ettirmiş, yeni fikirler ve projeler eklemiş ve Manisalının alıştırıldığı bu Ramazan canlılığını ayakta tutmuştur.   Hangi partiye kendimizi yakın hissedersek hissedelim, bir kentli olarak bizim bakışımız partiler üstü olmalıdır. Hizmeti devam ettiren ve arttıran anlayış her zaman kentlinin yaşam rahatlığını arttıran bir unsurdur. Zaten bu yüzden değil midir ki, iktidarı belirleyen oylarımızla, belediye yönetimlerini belirleyen oylarımız farklı olabiliyor...   Ben Cengiz Ergün başkanlığındaki belediye yönetiminin, Ramazan ayına gereken önemi verdiklerini düşünüyorum. Özellikle Niobe Açık Hava Tiyatrosu’nun işlevsel hale getirilmesi çok önemlidir ve bunun için Ramazan ayından daha yararlı bir zaman dilimi yoktur.                                                              **   Geçen birkaç yılda sergilerin ve sahne gösterilerinin ağırlıkla, Cumhuriyet Meydanı’nda yapılması doğal olarak bir alışkanlığa dönüştü. Belediye Başkan Yardımcısı Nursel Ustamehmetoğlu ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Yonca Ekmekçi, bu sene Niobe yolundaki Kırmızı Köprü’de, Eski Garaj içinde ve Laleli Saruhan Otel’in önünde sergilerin olacağını, sahne etkinliklerinin de Niobe Açık Hava Tiyatrosu’nda ve mahallelerde gerçekleştirileceğini bir basın toplantısıyla duyurdu.   Önce garipsedim, neden yer değişikliği oldu diye...   Sonra düşününce ve açıklamaları da dikkatle okuyunca hak verdim. Programa da göz attım.   Kentin değişik yerlerine etkinliklerin yayılması, sergilerin farklı yerlerde yapılması, iftar çadırlarının geçen yıllarda olduğu gibi şehrin çeşitli yerlerine iyi dağıtılması, sahne gösterilerinin Niobe gibi çok önemli bir yerde yoğunlaştırılması, mahallelere kadar etkinliklerin ulaştırılması ve özellikle tüm etkinliklerde “yerel” figürlerin ön planda tutulması bana çok doğru ve yararlı geldi.                                                              **   Ramazan gelenekselliktir. Tarihtir... Naifliktir... Duruluktur... Samimiyettir.   Baktım Ramazan programına... İlahiler var... Sema gösterileri var... İllüzyon gösterileri var... Manisa Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun Orta Oyunu var... Tasavvuf Musikisi var... Şehzadeler Mehteri var... Manisa Belediyesi Gençlik Merkezi’nin Anadolu’dan Esintiler Konseri var...                                                              **   Ha diyebiliriz ki, “niye hiç ünlü bir isim yok, şöyle pop müzik, rock müzik, sanat müziği, meşhur birini getirseniz de izlesek, şıkıdım şıkıdım!”   Onu da Manisa Belediyesi’nin Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Yonca Ekmekçi’ye sordum.   Organizasyonun başından sonuna, iğnesinden ipliğine kadar içinde olan Yonca Hanım, benim de düşünüp hak verdiğim bir yanıt verdi. Dedi ki; “ Yerel yönetimde ‘yerelliğin’ esas olduğunu düşünüyorum. Kendi bünyemizde oluşturduğumuz şehir tiyatromuz varken, yerel sanatçılarımız, yerel müzisyenlerimiz varken, onca emekle ayakta tuttuğumuz Gençlik Merkezimiz varken niye dışarıdan, başka şehirlerden salt şöhretlerine para verip insanlar getirelim ki? Bu bana oldum olası mantıksız geliyor. Hizmette yerelliğin esas olduğu düşüncesinden hareketle kendi içimizden yetişmiş insanlarımıza şans ve olanak yaratmanın daha doğru olduğunu düşünüyoruz.”    Bu yaklaşımın samimi ve gerçekçi olduğunu düşünüyorum. Gerek Sayın Başkan Cengiz Ergün’ün, gerek Nursel Hanım’ın, gerek Yonca Hanım’ın, gerek Gençlik Merkezi Eğitim Sorumlusu Mehmet Bey’in ve bizim isimlerini bilmediğimiz tüm çalışanların iyi niyetine ve çabalarına saygı göstermek gerektiğini düşünüyorum.                                                              ** İşin özü şudur...   Ben hizmete bakarım arkadaş!   Bundan 20 yıl önce hatta daha yakın zamanda, kentimizde Ramazan etkinlikleri mi vardı? Manisa’nın kavurucu sıcağında, sahuru nasıl edeceğiz diye düşünen bizler değil miydik?   Şehrimiz büyüyor, büyüdükçe nüfus ta artıyor, hizmet ihtiyacı da... AK Parti de olsa, MHP de olsa, CHP de olsa, mühim olan yerelde yapılan hizmet ve gösterilen çabadır. O yüzden hizmeti başlatanı da, devam ettireni de alkışlamak gerekir.   Aklı başında her Manisalıya da bu yakışır...

Asım Uslu


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.