MANİSA'DA ÖDÜLLÜ BİR YAZAR

Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görevli Sevilay Uztutan, 2011 yılında yazmış olduğu "Taşlarla Adsız Yaşamak" isimli romanı "İLESAM-AKÇAĞ 2010 Roman Yarışması"nda ikincilik ödülü aldı. Yaşamını spastik engelli oğluna ve onun bakımına adamış bir kadının sıra dışı yaşamını konu edinen ödüllü romanını anlatan Sevilay Uztutan, Serabral Palsi'li çocuğu, anne-babasının ya da çevrenin gözüyle değil üvey anne gözüyle bakıp, kitabına işlediğini söyledi. Uztutan, yeni bir kitap çalışmasının olduğunun da müjdesini verdi.

MANİSA'DA ÖDÜLLÜ BİR YAZAR

MANİSA'DA ÖDÜLLÜ BİR YAZAR

Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli Sevilay Uztutan, 2011 yılında yazmış olduğu “Taşlarla Adsız Yaşamak” isimli romanı “İLESAM-AKÇAĞ 2010 Roman Yarışması”nda ikincilik ödülü aldı. Yaşamını spastik engelli oğluna ve onun bakımına adamış bir kadının sıra dışı yaşamını konu edinen ödüllü romanını anlatan Sevilay Uztutan, Serabral Palsi'li çocuğu, anne-babasının ya da çevrenin gözüyle değil üvey anne gözüyle bakıp, kitabında işlediğini söyledi. 

HABER: Selman TÜR

Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli Sevilay Uztutan, 2011 yılında yazmış olduğu “Taşlarla Adsız Yaşamak” isimli romanı “İLESAM-AKÇAĞ 2010 Roman Yarışması”nda ikincilik ödülü aldı. Yaşamını spastik engelli oğluna ve onun bakımına adamış bir kadının, sıra dışı yaşamını konu edinen ödüllü romanını anlatan Sevilay Uztutan, “Dış dünyaya kapalı bir hayattır onlarınki. Hani, insanların zaafları vardır, asla vazgeçemediği. Kadının ise sadece oğlu ve taşlar vardı. Mitolojiden tasavvufa noratik sapmaların kişiliğine yer ettiği yaşamında sadece spastik engelli oğlu ve taşlar..... Gücünü, kuvvetini, sağlığını, dayanma gücünü hatta yaşama sevincini aldığı taşlar.... Birgün taşlar ona ihanet eder. Sırlar açığa çıkar.... Fakat yaşamın devam ettiği yerde, umutlar asla tükenmez” dedi. Kitabının engellilerin güncel sorunlarına ışık tutacağını belirten Uztutan, yeni kitap çalışmasının olduğunun da müjdesini verdi.   Kitabı yazma amacı Kitabı yazmaya başlamadan önce kitap yazmayı kolay sandığını belirten Yazar Sevilay Uztutan, bu süreçte karşılaştığı zorlukları ise şu sözlerle anlattı; “Kitabıma, kendi ailemin yani anne ve babamın yaşamını kaleme almak için başlamıştım. Ve bu ilk çalışmamı kitaplaştırmayı başarabilirsem vefat eden anneme itafen yazmak için yola çıkmıştım. Doğrusunu isterseniz çalışmamı ilk kaleme almaya başladığımda her şeyin çok kolay olduğunu sanmıştım. Fakat 2,5 yıllık (aralıklı olarak) süreç bana çok şey öğretti. Her şeyden önce klasik bir ifade de olsa kitap yazmanın ne kadar sancılı bir süreç olduğunu öğrendim. Bu gün ise aradan geçen toplam 3 senelik zaman dilimini(yazma ve basım sürecini) ve yaşadıklarımı düşündüğüm zaman bu gerekçe çok hafif kalıyor. Bunun benim için yazmak adına tam bir saplantı ve bir tutkuya dönüştüğünü gördüm. Bitirdikten sonra yazdığım birçok kurgu bölümün gerçek yaşamda (yakın çevremde) bir bir gerçekleşmesi inanılması zor fakat gerçek olan küçük ayrıntılardır” dedi.   “O’nu rakiplerinden farklı kılan şey…” Kitabını diğer kitaplardan farklı kılan özelliklerine de değinen Uztutan, “Kitabımı başla-bitir yönteminden ziyade derin ve çok yönlü bir araştırmanın ışığında çıkarttım. Özellikle çalışmamın edebi değerini yaptığım bu araştırmalara borçluyum. Bu güne kadar yazdığım konuda hiçbir eser yazılmadı, Yazıldıysa bile benim kaleme aldığım şekilde bir anlatım bulmanız olanaksız”.   2.5 yılda tamamladı Kitabını 2.5 yılda tamamladığını belirten Uztutan, “Taşlarla Adsız Yaşamak, başla- bitir yöntemiyle yazılmış bir roman asla değildir. Çok yönlü bir araştırmanın ışığında yazım aşaması 2.5 yıl sürmüştür. Dönemin CBÜ Tıp Fakültesi dekanı, Hacettepe Tıp Fakültesi’nin İlgili Anabilim dalı başkanlarıyla, yaptığım röportajlar ve aylar süren karşılıklı bilgi alış-verişlerinin bir ürünüdür” dedi.   “Herkes kendinden bir parça bulur kitapta” Her okuyucunun bu kitapta kendinden bir parça bulacağını belirten Yazar Sevilay Uztutan, “Elimdeki birkaç anektodtan yola çıkarak başlamıştım yazmaya. Anadolu’nun küçük bir kasabasından İstanbul’a göç etmiş bir ailenin öyküsü. Kimi zaman tam bir aile olarak okuyacaksınız onları; sevinçte ve hüzünde kenetlenen.... kimi zamansa bireysel yaşam öykülerine tanık olacaksınız; dış dünyanın keşmekeşliğinde savrulan ya da yalnızlığında gömülen... Asla yabancısı olmadığınız kendi yaşamınızdan kesitler bulacağınız, bir kitap “Taşlarla Adsız Yaşamak”.   Gerçek bir yaşanmışlık öyküsü Kitabın gerçek bir hayat hikayesini anlattığını belirten Uztutan, “Kitapta anlatılan 1959 ile 1994 yılları arasında geçen bir yaşanmışlık öyküsüdür. Siyasi ve sosyal olayların bu sıradan yaşamlara nasıl yön verdiğini, nasıl şekillendirdiğini dile getirmek istedim kalemimin ucunda. Romanımdaki asla söylemeden geçemeyeceğim bir diğer ayrıntı. Kadın teması. Kimi zaman aşık, kimi zaman anne, kimi zaman bir iş kadını, kimi zaman kendini dört duvara hapsetmiş, çocuğuna, engelli evladına adamış fakat her zaman kadın olmanın erdemini yaşayıp, yansıtabilmeleridir” dedi.   “Bir zafer kazanmıştım ama…” Kitabının ödül alacağını düşünemediğini belirten Uztutan, “Her şeyden önce hayalin gerçeğe dönüşmesi. Bu dönüşümü gerçekleştiren şey ise azim. Bir zafer kazanmıştım. Hiç kimseye, hiçbir şeye karşı değil... Sadece kendi savaşımda kendi zaferimi kazanmaktı bu ve ilk zaferimin meyvesi kazandığım ödül oldu. Bir ödül kazanmıştım fakat ortada henüz bir kitap yok. Sonrasında oda yayınlandı. İlk hissettiğim duygular; bu zafer ve alınan ilk meyvenin bana getirdiği sorumluluktu. Bir noktadan sonra kendiniz olmaktan çıkıyorsunuz. Toplumun sizden beklentileri var. Bunu daha o ilk günlerde hissetmek açıkçası beni biraz ürküttü. O sarhoşluğun içine harmanlanan…”   Güncel sorunlara ışık tutmayı hedefliyor Kitabın engellilere yönelik güncel sorunlara ışık tutacağını belirten Uzutan, “Kitabımda Anadolu’nun küçük bir kasabasından İstanbul’a göç eden bir ailenin kuşaklar arası süregelen yaşamını konu alıyor. Çalışmamdaki diğer isimler ise güçlü karakterler olup olayların akışına yön vermektedir. Ailedeki çocukların yaşamları(4 kardeşlerdir) ve anne babasının ölümünün ardından kardeşlerden birinin kurcalamaya başladığı (5. çocuk)eski bir hikâyeyi konu alıyor. Eski bir hikâye.... Ve, akıbeti belirsiz 5.çocuk…Adsız iki kahraman… Biri kadın diğeri ise üvey evladı. Spastik genç bir çocuk. Kadının kendi iç dünyasında yaşadıkları ve çocuğu ile arasındaki iletişim. İnsanların zaafları vardır. Ya kadının ki… Kadın kendini neden dış dünyaya kapattı dersiniz? Ya taşlarla olan duygusal yakınlaşması. Mitoloji ve tasavvuf arasında gidip gelen noratik sapmaların kişiliğine yer ettiği bir karakter ve 2 yaşam. Yukarıda kısa özetini geçmeye çalıştığım kitap benim ilk çalışmamdır. Elimde bulunan birkaç anekdottan yola çıkarak yazmaya başladığım ve yazım aşaması 2,5 yıl süren, gerçek yaşanmışlıkların anlatıldığı roman türünde bir çalışmadır. Bugün birçoğu hayatta olmayan kişilere olan saygımdan çalışmada geçen karakter isimleri ve bazı olaylar sebep-sonuç ikileminde kurgudur. Çalışmam da ayrıca; Günümüz de engelli bireylerin ve yakınlarının yaşadığı zorlukları, bir elleriyle hayata tutunurken diğer ellerinden kayıp giden beklentilerini, umutlarını farklı bir dil ve üslupla anlatmaya çalıştım. Kitabımın ilk yarısında, olaylar siyasi ve sosyal yaşamın gündelik yaşamdaki sıradan insanlara nasıl aks ettiğine vurgu yapılmış fakat hiçbir siyasi ve ideolojik amaç güdülmemiştir” dedi.   Svilay Uztutan kimdir? 1971 yılında İstanbul’da doğdu. Çocukluk yılları İstanbul’da geçen Uztutan daha sonra ailesiyle birlikte memleketi Çankırı’ya yerleşti. Aralık 1998 yılında bir kamu kurulusunda göreve başladı. Sevilay Uztutan, Düşünce ve hislerini gönül verdiği edebiyatla birleştirdi. Şiirler yazdı. Kitaplaştırmayı hiçbir zaman düşünmediği, amatörlüğü tercih ettiği şiirlerini, felsefesi ve objektif bakış açısıyla yazıları izledi. 2011'de yayımlanan İlk romanı "Taşlarla Adsız Yaşamak" ona bir de 2010 İlesam-Akçağ Roman Ödülü kazandırdı. Manisa Gazi İlköğretim Okulu’nda öğretmenlik yapan Uztutan, kısa bir süre önce Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başladı.        

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.