MANİSA'DA DEPREM OLACAĞINI SÖYLEMİŞTİ

Manisa çevrelerinde hareketlenmelerde artış yaşanacağını ve bunun Ağustos -Eylül ayında olacağını daha önce açıklayan deprem tahmincisi Özat'ın bu tahmininin ardından Manisa'da geçen hafta 4.6, 4.2, 4.0 ve 4.1 büyüklüklerinde hareketlenmeler yaşanmıştı.

MANİSA'DA DEPREM OLACAĞINI SÖYLEMİŞTİ

MANİSA'DA DEPREM OLACAĞINI SÖYLEMİŞTİ 

Manisa çevrelerinde hareketlenmelerde artış yaşanacağını ve bunun Ağustos -Eylül ayında olacağını daha önce açıklayan deprem tahmincisi Özat’ın bu tahmininin ardından Manisa’da geçen hafta 4.6, 4.2, 4.0 ve 4.1 büyüklüklerinde hareketlenmeler yaşanmıştı.

Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde sekiz yıldır deprem tahminleri üzerinde çalışan ve geliştirdiği formül ile Van, Muş, Ege, Marmara ve Kahramanmaraş depremlerini aylar öncesinden bilen Timuçin Özat, İran’da meydana gelen yıkıcı depremi de aylar öncesinden bildi.
Geçen yıl Van’da meydana gelen iki depremi aylar öncesinden bilmesiyle gündeme gelen ve Van’ın ardından Muş, Marmara ve Ege Bölgesi’nde meydana gelen orta şiddetleri tahmin eden Timuçin Özat, İran’da meydana gelen yıkıcı depremi de aylar öncesinden yüzde 80-85 olasılıkla tahmin etti.
11 Ağustos Cumartesi günü İran’ın Tebriz kentinde 11 dakika arayla 6.2 ve 6.0 büyüklüklerindeki depremlerin, Eher, Verzegan ve Heris ilçelerine bağlı 110 köyün tamamen ya da kısmen tahrip ettiği bildirildi. Yaşamını yitirenlerin sayısının 250’yi aştığı ve 2 bin dolayında yaralının olduğu kaydedildi. Bölgede arama kurtarma çalışmaları devam ederken artçı sarsıntılar sürüyor.
Türkiye genelinde yaşanan depremleri yaklaşık olarak yer, büyüklük ve zaman olarak tahmin eden ve depremler olmadan önce basına demeç veren gazeteci Timuçin Özat’ın İran’ı da defalarca uyardığı ortaya çıktı.
Kasım 2011, Mart- Haziran 2012 tarihlerinde İran’ın doğu ve kesimlerinin iki büyük yıkıcı deprem tehdidi altında olduğunun altını çizen Özat, özellikle Mayıs ve Temmuz’dan sonraki süreçte 6.0’ın üzerinde deprem yaşanacağını açıklamıştı. 3 Mayıs’ta İran’ın doğusunda 5.5 büyüklüğündeki depremde 3548 kişi yaralanmış ve birçok yapı hasar görmüştü. Yine 2 Temmuz da ülkede 5.4 büyüklüğünde deprem yaşanmıştı. Özat, ülkenin daha büyük bir deprem riski altında olduğunu söyleyerek 9 hafta içerisinde ülkede 6.0'ın üzerinde sarsıntı olacağını demeçlerinin yanı sıra 27 Mayıs 2012’de sosyal paylaşım sitesinde duyurduğu belirlendi.
İRAN KONSOLOSLUĞUNA YAZI GÖNDERDİM
Aralık 2012 tarihinde, İran’da yakın süreçte beklenen iki büyük deprem riskinin olacağı yönünde İran konsolosluğuna Ocak 2012’de 1 sayfalık yazı gönderdiğini iddia eden Özat, konuyu bir jeolog ile tartıştığını ve bölgeyle alakalı veri topladığını, buna rağmen elinde eksik veri olmasından dolayı depremin tam merkez üssünü veremediğini ifade etti.
İRAN’DA DAHA BÜYÜK DEPREM BEKLENİYOR
İran’ın doğu ve Kuzeydoğu eyaletlerinin daha büyük deprem tehdidi altında olduğuna dikkat çeken Özat; şöyle konuştu: “İran’da meydana gelen depremi ilk önce bana gelen bir mesajla öğrendim. Mesaj Van’dan gelmişti. İran ile ilgili tahminimi Vanlılar biliyorlardı. Ben olan depremin Van’da büyük etki yapmayacağını en fazla hissedileceğini açıklamıştım. Nitekim Van ve Hakkari ile Doğubeyazıt çevrelerinde deprem sadece hissedildi. Yıkıcı deprem olacağını defalarca açıklamıştım. Ancak, bölgeyle alakalı verilere ulaşmakta güçlük çektiğimi ifade etmiştim. Bu nedenle bölgeyi geniş kapsamlı verdim. Daha detay veriler olsa daha yüksek olasılıklarla tespit gerçekleştirmek mümkün. İran’daki fay zonları ve depremlerin meydana geldikleri derinlik Türkiye’dekiler gibi, bazı bölgeler yine ülkemizin Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki gibi bindirme kuşağında, fay özellikleri de doğrultu atımlı ve genellikle sığ odaklı depremler, İran’ın birkaç yüzyıllık tarihsel ve aletsel dönemde (son 112 yıl) meydana gelen 5.5 ve üzerindeki deprem aktivitelerini ve faylardaki gerilimleri inceledim. Şöyle bir durum ortaya çıktı. Türkiye’nin doğu kesimlerinde meydana gelen depremlerden genellikle yaklaşık 1- 1 buçuk yıllık süreçlerin ardından İran’da yıkıcı depremler yaşanıyor. İran’da meydana gelen depremlerin ardından ortalama 1-2 yıl sonra Türkiye’nin doğusunda orta şiddet ve üzerinde depremlerin yaşandığını tespit ettim. Doğrudan bağlantı olmasa da bölge aynı deprem kuşağı üzerinde benzer karakteristik jeolojik özellikleri taşıyor ve her iki ülkede Arap kalkanının sıkıştırması ve bindirme kuvvetinin etkisi altında kalıyor. İran’da Aralık 2010’dan beri 6.0 üzeri deprem yaşanmamıştı. Süreç istatistiki olarak dolmuştu zaten. Ülke 6.7 ve üzerinde bir deprem riskiyle karşı karşıya, Ekim-Aralık 2012’den itibaren bu süreç başlıyor. Şu an veri bilgilerinin parametreleri inceleniyor ve eksik verilerde var. Köylerdeki kerpiç yapılar 5.0 büyüklüğündeki depremlerde bile ya ağır hasar görüyor ya da yıkılıyor. Beklenen 2. deprem 26 Aralık 2003 yılında İran’ın Bam kentinde meydana gelen 25 binden fazla cana mal olan deprem kadar yıkıcı ve acı sonuç getirebilir. Bu veriler bilimseldir. Ulaşabildiğim veri ve jeologlarla da bu konuları irdeledim.”
Özat, İran’daki depremin ilk tespitlere göre Türkiye’deki fay zonlarına belirgin bir etkisinin dokunmadığını ancak gerilim ve artçı dağılımlarının takip edilmesinin ardından daha net olarak bu durumun belirlenebileceğini söyledi.
EGE BÖLGESİ
Geçen sene yaptığı açıklamalarında 2012 yılında Ege Bölgesi’nde yoğun ve orta büyüklük kapasitesinde hareketlenmelerin yaşanacağını ifade eden Özat, bölgede Mayıs ayından itibaren yaşanan hareketlenmelerin normal düşey atımlı faylarda devam etmesinin beklendiğini ancak bu durumun sıra dışı bir olay olmadığını kaydetti.
Manisa çevrelerinde hareketlenmelerde artış yaşanacağını ve bunun Ağustos -Eylül ayında olacağını daha önce açıklayan Özat’ın bu tahminin ardından Manisa’da geçen hafta 4.6, 4.2, 4.0 ve 4.1 büyüklüklerinde hareketlenmeler yaşanmıştı. Özat, bununla ilgili 23 Temmuz 2012’de yine İHA’ya demeç vermişti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.