MANİSA MHP'DEN ÇOK SERT AÇIKLAMA

MHP Manisa İl Başkanı Tamer Akkal, "Ne yazıktır ki Diyarbakır'da ki sözde nevruz gösterilerinde Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanını üzen tek şey alanda Türk bayrağının bulunmayışı olmuştur. Oysa ki o görüntüleri seyreden vatandaşlarımız sadece şanlı bayrağımızın es geçilmesini değil, orada yaşanan her anı büyük bir keder ve üzüntü içerisinde seyretmişlerdir. Sayın Genel Başkanımızın da dediği gibi ''Türk milleti bugünü hayatı boyunca unutmayacaktır.'' dedi.

MANİSA MHP'DEN ÇOK SERT AÇIKLAMA

MANİSA MHP’DEN ÇOK SERT AÇIKLAMA 

MHP Manisa İl Başkanı Tamer Akkal, “Ne yazıktır ki Diyarbakır’da ki sözde nevruz gösterilerinde Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanını üzen tek şey alanda Türk bayrağının bulunmayışı olmuştur. Oysa ki o görüntüleri seyreden vatandaşlarımız sadece şanlı bayrağımızın es geçilmesini değil, orada yaşanan her anı büyük bir keder ve üzüntü içerisinde seyretmişlerdir. Sayın Genel Başkanımızın da dediği gibi ‘’Türk milleti bugünü hayatı boyunca unutmayacaktır.’’ dedi.

MHP Manisa İl Başkanı Tamer Akkal’ın açıklaması şöyle: “Türkiye’nin içine çekilmek istendiği bölünme ve parçalanma süreci dün Diyarbakır’da ki utanılası görüntülerle adeta bir meydan okumaya dönüşmüştür. Nevruz bayramını sözde kutlamak adına bez parçaları ve paçavralarla meydanlara toplananlar bu bayramı terör örgütünün bir şovuna dönüştürüp adeta gözdağı vermeye kalkmışlardır.  Bebek katilinin açıklamaları çözüm süreci diye adlandırılan ihanet projesinin bir AKP, BDP ve PKK ortak planı olduğunun adeta onaylayıcısı olmuştur. Başbakan Erdoğan bu yaşanan rezilliklerden sonra yaptığı açıklamada bölücü başının açıklamalarıyla ilgili ‘’mesajlar da bizim mesajlarımızla örtüşüyor, bunu da özellikle belirtmek istiyorum’’ diyerek AKP, BDP ve terör örgütü ortaklığını bütün Türkiye’ye adeta haykırmıştır. Ne yazıktır ki Diyarbakır’da ki sözde nevruz gösterilerinde Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanını üzen tek şey alanda Türk bayrağının bulunmayışı olmuştur. Oysa ki o görüntüleri seyreden vatandaşlarımız sadece şanlı bayrağımızın es geçilmesini değil, orada yaşanan her anı büyük bir keder ve üzüntü içerisinde seyretmişlerdir. Sayın Genel Başkanımızın da dediği gibi ‘’Türk milleti bugünü hayatı boyunca unutmayacaktır’’.  Sayın başbakan hayasızca, televizyon ekranlarından ‘’ Ülkemizi terk etmeleri hâlinde de zaten bir sükûn söz konusudur ve o zaman bizim güvenlik güçlerimizin operasyon yapma lüksü yoktur. Bu operasyonlar da zaten durur’’ diyerek adeta terör örgütüyle gözümüzün içine baka baka pazarlık yapmaktadır.  Ne olmuştur da binlerce askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi, doktorumuzu şehit eden beşikteki bebeklerimizi kurşuna dizen, ülkemizi bölmek için terör örgütü kuran elleri kanlı cani kardeşlikten, Çanakkale’den, Misak-ı Milliden bahseder olmuştur? Karşılığında İmralı’da ki bebek katiline ne sözler verdiniz? Oslo’da ve İmralı’da yapmış olduğunuz antlaşmalar nelerdir ki terör örgütü ülkemizi terk edecektir? Sayın Başbakan bu soruların cevabını yüce Türk Milletine borçlusunuz.  Bütün bu olanlardan daha vahim olan bir durum ise; mevcut hükümetin yüce Türk yargısı tarafından müebbet hapis cezası alan bir katilin sözleri ve yönlendirmesiyle ülkemizin geleceğini planlamaya kalkmasıdır. Bundan bir süre önce bir teröristin, Türk Ordusunun şerefli generallerinin aleyhinde tanık olarak dinlenmesi bugün yaşanan bu durumun adeta habercisi olmuştu.  Maalesef mevcut iktidar döneminde Türklük suç olmuştur. Milliyetçilik ayaklar altına alınmıştır. Türk bayrağı tahrik unsuru sayılmaktadır. Türkçemiz önemsiz hale getirilmiştir. Ülkemiz bölünebilecek ve parçalanabilecek bir arazi olarak görülmektedir.  Mevcut iktidar 12 senedir milli hassasiyetlerimizi zedelemiş, Atatürk ilke ve inkılaplarını hiçe saymış, milli bayramlarımızı kutlatmamak ve yozlaştırmak adına elinden  geleni ardına koymamıştır. Bayramlarımızda ve maçlarda Türk bayrağını tahrik unsuru olarak görenler terör örgütünün paçavralarına ve İmralı canisinin posterlerine son derece hoşgörü ile yaklaşarak kendini iktidara taşıyan ve oy veren bu yüce millete adeta ihanet etmişlerdir.  Kendilerini bu aziz vatan uğruna göz kırpmadan feda eden şehitlerimizin, gazilerimizin ve ailelerinin ahları ve bedduaları bundan böyle AKP’nin ve yöneticilerinin üzerinde olacaktır.  Buradan AKP, BDP ve PKK üçlüsüne ve onları televizyon ekranlarından, gazete köşelerinden destekleyen yardakçılarına sesleniyorum. Hiç boş hayallere kapılmayın. Aziz Türk milleti son sözünü söylememiştir. Milliyetçi Hareket Partisi son sözünü söylememiştir. Ülkücüler son sözlerini söylememişlerdir. Unutulmasın ki bu millet en zor şartlarda bile yedi düvele kafa tutmuş, bağımsızlığı ve vatanı için dünyayı dize getirmiş bir millettir. Hiç kimse milletimizin ve bizlerin sabrını daha fazla zorlamasın. Yüce rabbimin izniyle vatanımız üzerinde oynanan bu oyunu bozacağız ve bütün hainlerden günü geldiğinde hesabını soracağız. Bundan kimsenin hiç şüphesi olmasın.  Sözlerime burada son verirken ulu önder M. Kemal Atatürk’ün gençliğe hitabesinden kısa bir bölümünü okumak istiyor hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.” Akkal’ın açıklamasının sonunda Atatürk’ün şu sözlerini kamuoyuyla paylaştı:  Memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.  Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!  M. Kemal ATATÜRK 
   

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.