MANİSA İHRACATTA İLK 10’DA

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) 2010 yılına ilişkin ihracat rakamlarını açıkladı. 2010 yılında 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan iller arasında Manisa da var. Manisa geçtiğimiz ekim aynıda da 6.sırada yer almıştı.

MANİSA İHRACATTA İLK 10’DA

MANİSA İHRACATTA İLK 10’DA

  Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) 2010 yılına ilişkin ihracat rakamlarını açıkladı. 2010 yılında 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan iller arasında Manisa da var. Manisa geçtiğimiz ekim aynıda da 6.sırada yer almıştı.    
Bakan Çağlayan, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve ihracatçı birlikleri başkanlarıyla birlikte düzenlediği basın toplantısın, herkesin gözünü enflasyon rakamlarına diktiği günlerin artık geride kaldığını belirterek, artık Türkiye için enflasyonun sadece olaylardan, göstergelerden bir tanesi olduğunu söyledi.
Sürdürülebilir enflasyon konusunda hükümetin aldığı tedbirlerle beraber herhangi bir menfi beklenti olmaksızın çalışmaların devam ettiğini anlatan Çağlayan, şöyle devam etti:
''Enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesi noktası gündeme geldiği zaman ben ASO Başkanıydım. Enflasyonun sürekli yüksek olmasından duyduğumuz memnuniyetsizliği ve tek haneye düşürülmesi noktasında ASO olarak destek vermek amacıyla kitap bastırmıştık.
Enflasyonun tek haneye düşürülmesi noktasında her türlü desteği verdik ama bunun için mutlaka siyasi istikrar gerekiyor, sabır gerekiyor ve ekonomik istikrarın sağlanması gerekir demiştik. Yine aynı şekilde hükümetimiz tarafından açıklanan liradan 6 sıfır atılması önemli kararlardandı.
Kararı almak yetmiyordu çünkü geçmişte bunu çok görmüştük, çok seyretmiştik bu filmleri ama hiç biri gerçekleşmemişti. Allaha şükür enflasyon tek haneye düştü ve sadece bugün için enflasyon işte memurlarımızın maaşlarında zam olacak mı almayacak mı şeklinde daha çok bir beklenti rakamı olarak açıklandı. Ama Türkiye bu konuda siyasi istikrarla beraber, ekonomik istikrarı yakaladı. Samimiyetimle söylüyorum 2002 yılında bunları hayal bile etmek mümkün değildi. 2002 yılında Türkiye'nin 2009-2010 veya 2002 sonrası yılları herhalde bu kadar başarılı bir ekonomik platforma Türkiye'nin oturacağını hiç kimse hayal edemezdi. Şimdi enflasyon rakamları inanın ki beni çok fazla enterese etmedi. Niye? Zaten belli. Türkiye istikrara oturmuş enflasyonun olması, gereken rakamlar zaten belli. Türkiye'nin şu anda öncelikli hedefi daha fazla ihracat, daha fazla istihdam daha fazla yatırım daha fazla üretim.''
Bakan Çağlayan, 2010 yılının yine Türkiye'nin küresel krizden en çabuk çıkan ülke olması, Çin'le beraber OECD içinde büyüme şampiyonu olması, ilk 9 ayda 8,9 gibi bir büyüme rakamını yakalamış olması ve ihracatta ve büyümede koymuş olduğu hedeflerin yeniden revize edildiği, özellikle ihracatta revize edilen rakamın da üzerine çıkıldığı bir yıl olacağını belirterek, ''Aynı şekilde ümit ediyorum ki büyüme rakamları açıklandığında göreceğiz yine hedefe rakamın üzerine çıkıldığı önemli bir yıl olacak'' dedi.
Bakan Çağlayan, 2010 yılı Ocak-Eylül döneminde dünya ülkeleri içerisinde Türkiye'nin AB-27'nin ithalatında 31 milyar avro ile 7. sırada yer aldığını belirterek, bunda ihracatı büyümenin motoru olarak kabul eden siyasi anlayışın ekonomik anlayın asıl oyuncuları olarak ihracatçıların asıl başarısı olduğunu söyledi. OVP'da ihracat hedefinin 107,5 milyar dolar olduğunu daha sonra bu rakamı 111,7 milyar dolara revize ettiklerini kaydeden Çağlayan, şöyle devam etti:
''Bugün şükürler olsun şöyle biraz da kasılarak söylüyoruz, 113 milyar 686 milyon dolara ulaştık 31,12 itibarıyla aslında çok daha yukarı çıkabilirdi. O tarihte parite ve Türk lirasının aşırı değerlenmesi bunlar açısından önemli engeller oluşturdu. Tabi özellikle ihracatımızı en yoğunlukla yaptığımız Avrupa pazarlarındaki daralma bunu engelleyen sebepler oldu ve bunun neticesinde ihracatımız 120 milyar gibi bir rakamı rahat yakalayacakken tüm engellere rağmen, tüm problemlere rağmen, Merkez Bankasının sıcak para konusunda almış olduğu soğutulmuş önlemlere rağmen Türkiye yine övünerek söylüyoruz ihracatta 113,7 milyar dolara yakın ihracatı gerçekleştirdi. Burada da gördük ki ihracatçılarımız laf değil iş üretiyorlar. Bundan dolayı ben tekrar ihracatçılarımıza müteşekkir olduğumuzu ifade etmek istiyorum.''
Çağlayan, İhracatçı Birlikleri kayıt rakamlarına göre aralık ayı ihracatının 2009 yılının Aralık ayına göre yüzde 21,3 oranında artarak 11,6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini kaydederek, ''Bu son 27 ayın en yüksek rakamıdır'' dedi.
SEKTÖRLER İTİBARİYLE İHRACAT
Ana sektörler itibariyle aralık ayında ihracatın tarım ürünlerinde yüzde 18, madencilik ürünlerinde yüzde 12 ve sanayi ürünlerinde yüzde 22 oranında arttığını belirten Bakan Çağlayan, aralık ayında, kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatının yüzde 54, demir-çelik ürünleri ihracatının yüzde 50,2, değerli maden ve mücevherat ürünleri ihracatının yüzde 51,9, kuru meyve ve mamulleri ihracatının yüzde 40,7, canlı hayvan, su ürünleri ve mamulleri ihracatının yüzde 43 oranında artış gösterdiğini söyledi.
Bakan Çağlayan, aralık ayı ihracatının, bir önceki ay olan Kasım 2010;a göre yüzde 22,3 arttığını kaydederek, hububat, bakliyat, yağlı tohum ve mamulleri ürünleri ihracatının yüzde 46,4, zeytin ve zeytinyağı ihracatının yüzde 52,7, canlı hayvan ve su ürünleri ihracatının yüzde 38, makine ve aksamları ihracatının yüzde 36,7, demir çelik ürünleri ihracatının yüzde 34 ve yaş meyve ve sebze ihracatının yüzde 31,3 oranında arttığını belirtti.
''İHRACATTAKİ ARTIŞ TRENDİ SÜRECEK''
2010 yılında 11 aylık TÜİK ve Aralık ayı verileri dikkate alındığında, ihracat artışı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 11,3 artarak 113,7 milyar dolara ulaştığını bildiren Çağlayan, aralık ayı verilerinin ihracattaki artışın artış trendinin süreceğini gösterdiğini söyledi ve ''Perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur, çarşambanın verileri iyi veri'' dedi.
Bakan Çağlayan, aralık ayı ihracatının bir başka önemli verisinin de bazı ülkelere yapılan aylık ihracatın Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşması olduğunu kaydederek, bu ülkelerin Irak (732,6 milyon dolar), İran (375,1 milyon dolar), İsrail (231 milyon dolar), Çek Cumhuriyeti (78 milyon dolar), Tanzanya (32,5 milyon dolar), Arjantin (28,1 milyon dolar), Gine (5,8 milyon dolar), Madagaskar(3,9 milyon dolar), Paraguay (4,1 milyon dolar) olduğunu söyledi.
OTOMOTİV İLK SIRADA
Çağlayan, 2010 yılında otomotiv sektörünün 17,4 milyar dolar ile ihracat liginde liderliği korumaya devam ettiğini belirterek, şöyle konuştu: ''Yüzde 15,6'lık bir ihracat artışı yakalayan sektör, toplam ihracatta 15,5'lik bir paya sahip olmuştur. İkinci sırada bulunan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün yüzde 10,1 artışla, 14,6 milyar dolarlık bir ihracat performansı yakaladığı, geçen sene 9,6 milyar dolar ihracatla dördüncü sırada yer alan kimyevi maddeler sektörünün ise yüzde 31,7'lik bir rekor artışla demir-çelik sektörünü geride bırakarak 12,7 milyar dolar ile üçüncü sıraya yükseldiğini görmekteyiz. Demir-çelik sektöründeki artış yüzde 11,5 olurken, beşinci sıradaki yerini koruyan elektrik ve elektronik sektörü ihracatı da yüzde 12,5 artarak 9,6 milyar dolara yükselmiştir.''
İhracatın aslında bugün ulaştığı rakamın çok daha üstünde olması gerektiğini de bir kez daha vurgulayan Çağlayan, ''Çünkü, büyük Türkiye;nin büyük ihracat camiası olarak gücümüzün farkındayız ve bundan daha da iyisini yapacağımızı 2023 yılında 500 milyar dolarlık hedefe ulaşacağız. 500 milyar dolar ihracat hedefi sadece ihracat hedefi değil, Türkiye'nin hedefidir'' dedi. Çağlayan, yıllık paritenin ocak ayındaki seviyesinde sabit kaldığının varsayılması durumunda yılsonu itibariyle dolar bazında ihracatın, sadece muhasebe etkisiyle, yaklaşık 4,4 milyar daha fazla olacağını belirterek, ''Böylece bugün sizlere 113,7 milyar dolar ihracat yerine yaklaşık 118 milyar dolar ihracat rakamını açıklamış olacaktık. Bu durumda ihracatımız yüzde 11,3 değil, yüzde 15,6 oranında artmış olacaktı. 2011 yılı hedefimiz OVP 127,5 milyar dolar olmasına rağmen, bu yıl 130 milyar dolar ihracatı geçeceğiz'' diye konuştu.
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin ekonomik potansiyelinin 300 beygir gücünde, saatte 300 kilometre hız yapabilen bir otomobile benzediğini ve önemli olanın ona uygun otoban yapmak olduğunu söyledi.
Bakan Çağlayan, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve İhracatçı Birlikleri başkanları ile düzenlediği basın toplantısında, 2010 yılı Ocak-Kasım döneminde AB'ye ihracatın yüzde 11,1 artarak, 47,3 milyar dolara ulaştığını, AB'nin genel ihracat içindeki payının yüzde 46,3 olduğunu söyledi.
2010 yılı Ocak–Kasım dönemi itibariyle diğer ülke gruplarına yönelik ihracatta, Afrika ülkelerine yönelik ihracatta bir düşüş gözlemlenirken, Asya ülkelerine ihracattaki artışın yüzde 23,2, Amerika ülkelerine ihracattaki artışın ise yüzde 26,3 seviyelerinde gerçekleştiğini kaydeden Çağlayan, özellikle Güney Amerika'ya dönük ihracatta yaşanan yüzde 90,9'luk artışın dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Bakan Çağlayan, Ocak-Kasım döneminde dünyanın yükselen ekonomileri olarak tanımlanan BRIC ülkelerine ihracatta ciddi artışların meydana geldiğini belirterek, Çin'e ihracatın yüzde 51 oranında artarak 2 milyar dolar seviyesine ulaştığını söyledi.
Çağlayan, Hindistan'a ihracatın yüzde 41,2, Rusya;ya ihracatın yüzde 43,1 ve Brezilya'ya ihracatın da yüzde 63,9 oranında arttığını ifade ederek, şöyle devam etti: ''2009 yılı ihracatımızdaki daralmanın en büyük kaynağı AB;nin yaşadığı ekonomik daralmaydı. İhracatımızın bu bölgesel bağımlılık özelliği nedeniyle diğer ülkelere ihracatımızı ne kadar artırırsak artıralım rakamsal olarak istediğimiz sonuçlara ulaşamayız. Bu handikabı ortadan kaldırmak ürün ve pazar çeşitlendirmesi yapmak adına 2010 yılında yoğun çaba gösterdik ve sonuçlarını almaya başladık. 2010 yılı Ocak–Kasım döneminde 35 ülkeye, gümrük bölgesine ihracatımızda yüzde 100;ün üzerinde artış gerçekleşmiştir.''
İhracatımızda ürün ve pazar çeşitlendirilmesinde dönüşüm yaşandığını kaydeden Çağlayan, 2010 yılında; TÜİK kayıtlarına göre 224 ülke ve gümrük bölgesine ihracat gerçekleştirildiğini, bu 224 ülke ve gümrük bölgesine 17 farklı para birimi ile ihracat yapıldığını bildirdi.
MANİSA YİNE LİSTEDE İhracatın yüzde 48,2;sinin avro cinsinden, yüzde 45,2;si dolar cinsinden yapıldığını belirten Çağlayan, son 8 yılda ihracatın bölgesel olarak daha dengeli bir yapıya doğru ilerlediğini söyledi. Bakan Çağlayan, bugün ihracat yapmayan tek bir ilin bile kalmadığını belirterek, şöyle konuştu: ''Hatay;dan Sinop;a, Edirne;den Hakkâri;ye memleketimizin her yerinden ihracat gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra illerimizin ihracat potansiyelleri de yükselmiştir.
2002 yılında 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiren illerimiz İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara ve Kocaeli olmak üzere 5 adetti. 2010 yılına geldiğimizde 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan illerimize Gaziantep, Manisa, Denizli, Sakarya, Hatay, Adana, Mersin, Kayseri ve Trabzon da eklendi ve il sayımız neredeyse üçe katlanarak 14;e çıktı.
Ayrıca, 100 milyon doların üzerinde ihracat yapan il sayımız da 21;den 44;e yükseldi. Öte yandan, 2010 yılında 53 ilimiz 2008 krizi öncesi rakamlarının üzerinde ihracat gerçekleştirmiştir.
İhracatımızın ürün ve Pazar çeşitlendirilmesinde yaşanan bu gelişmeler ihracatçı firma sayımızın da artmasına yol açmıştır. 2002 yılında ihracatçı firma sayımız 31.719 iken, 2010 yılında bu sayı 48.694;e çıkmıştır. 1.415 firmamız 1 milyon doların üzerinde ihracat yapmış, bunlardan 104;ü ihracatını 100 milyon doların üzerine çıkarmıştır.
Türkiye;nin ekonomik potansiyeli 300 beygir gücünde saatte 300 kilometre hız yapabilen bir otomobile benzemektedir.''
Bakan Çağlayan, artık hizmet ticaret rakamlarını da açıklayacaklarını belirterek, ''Türkiye hizmet ticaretinde net ihracatçı konumundadır. 2009 yılında Türkiye 32,8 milyar dolar hizmet ihracatı, 15,6 milyar dolar ise hizmet ithalatı gerçekleştirmiştir. Türkiye;nin hizmet ihracatında dünyadaki payı yaklaşık yüzde 1;dir'' diye konuştu.
Bakan Çağlayan, bir soru üzerine dış ticaretin önündeki engellerden olan ithalatta ara malı şikayetini bütün ihracatçıların yaptığını belirterek, ara malı ithalatının en önemli sebeplerinden birinin kur politikası ve TL'nin aşırı değerlenmesi olduğunu anlattı. Çağlayan, ihracatçıların daima özveriyle çalıştıklarını belirterek, ''İhracatçılar, bana göre hepsinin heykeli dikilecek arkadaşlar'' dedi.
Bir başka soru üzerine de Çağlayan, sanayicinin bir zihniyet devrimi yapması gereken bir dönem gerektiğini ifade ederek, bu çerçevede sanayicilerin mutlaka yüksek teknolojili, yüksek katma değerli bir ürün desenine geçmesi gerektiğini söyledi.
Bakan Çağlayan, Merkez Bankasının politikalarını eleştirmesine yönelik soru üzerine de Merkez Bankasının bağımsız olduğunu belirterek, bir suçlu arama çabasına girmediklerini Merkez Bankasının daha önce tedbir alması durumunda dış ticaret açığının bu kadar açılmayacağını söylediklerini kaydetti.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.