MANİSA BAROSU, 3. YARGI REFORMU PAKETİNİN DÜZENLEME TEKNİĞİNİ DOĞRU BULMUYOR

Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından açıklanan 3. Yargı Reformu Paketiyle ilgili olarak bir açıklama yapan Manisa Barosu Başkanı Avukat Fadıl Ünal, öncelikle torba kanun olarak da adlandırılan ve birçok yasada değişikliği öngören bu tarz yasa düzenleme tekniğinin sistematik ve doğru olmadığını belirtti.

MANİSA BAROSU, 3. YARGI REFORMU PAKETİNİN DÜZENLEME TEKNİĞİNİ DOĞRU BULMUYOR

MANİSA BAROSU, 3. YARGI REFORMU PAKETİNİN DÜZENLEME TEKNİĞİNİ DOĞRU BULMUYOR

Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından açıklanan 3. Yargı Reformu Paketiyle ilgili olarak bir açıklama yapan Manisa Barosu Başkanı Avukat Fadıl Ünal, öncelikle torba kanun olarak da adlandırılan ve birçok yasada değişikliği öngören bu tarz yasa düzenleme tekniğinin sistematik ve doğru olmadığını belirtti.

Geçtiğimiz hafta Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından basın yoluyla kamuoyuna duyurulan ve 3. Yargı Reformu Paketi olarak adlandırılan yasa değişikliği önerileri bu hafta başında da Adalet Bakanlığı web sayfasında da yayınlandı. Manisa Barosu Başkanı Avukat Fadıl Ünal, 3. Yargı Reformu Paketiyle ilgili olarak Adliye Sarayı’nda açıklamada bulundu.

Yargı reformu olarak adlandırılan ve yargının hızlandırılmasını sağlamaya yönelik olduğu ve aynı zamanda bazı hak ihlallerinin önlenmesi amacıyla hazırlandığı ve pek çok yasada değişiklik içeren bu kanun tasarısı ile ilgili olarak Ünal, “Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması ve basın yayın yoluyla işlenen suçlara ilişkin dava ve cezaların ertelenmesi hakkındaki kanun tasarısı “  olarak hazırlanan ve 87 maddeden oluşan bu yasa tasarısı içerisinde başta İcra ve İflas Yasası,  Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Basın Kanunu, Danıştay Kanunu, Bölge idare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun, Yargıtay Kanunu, Hakim ve Savcılar Kanunu olmak üzere daha pek çok yasada değişiklikleri düzenlemektedir.” dedi.

Torba kanun olarak da adlandırılan ve birçok yasada değişikliği öngören bu tarz yasa düzenleme tekniğinin sistematik ve doğru olmadığını ifade eden Ünal, “Birbirinden çok farklı yasalarda yapılacak değişiklikler tek bir yasa içerisinde düzenlenmeye çalışılmakta ve yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi istenirken yeterince hazırlanmadan ve en önemlisi yargının önemli bir ayağı olan savunma ve hak arama mesleğinin yani avukatların görüşü alınmadan, savunma mesleğinin örgütü olan Baroların görüşü ve katkısı alınmadan çok önemli yasa değişiklikleri yapılmak istenmektedir.” dedi.

21 Ocak 2011 günü Ege ve Marmara Bölgesi Baroları olarak Denizli Barosu’nun ev sahipliğinde başta 3. Yargı Reformu olarak adlandırılan bu kanun değişikliği tasarını ve ayrıca Arabulucuk Yasa Tasarısı ile Avukatlık Yasasında yapılacak değişiklikleri görüşmek üzere toplandıklarını kaydeden Ünal, “Bu toplantıda Yargı Reformu olarak adlandırılan yasa değişikliği tasarısındaki değişiklik önerilerini üç başlık altında toplayarak; İcra ve iflas Hukukundaki değişiklikler,  İdari kanunlardaki değişiklikler ve Ceza Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki değişiklikler olarak inceleme ve bu yasa değişiklikleri ile görüşlerimizi ortaya koymaya karar verdik.  Bu konudaki çalışmalarımız bu hafta sonuçlanacaktır. Yasa değişiklikleri ile ilgili önerilerimizi Türkiye barolar Birliği ile de paylaşarak en kısa sürede ve muhtemelen gelecek hafta başta Meclis Başkanı’na, Adalet Bakanı’na ve Meclis Adalet Komisyonu’na sunacağız.” dedi.

Yargının temel işlevinin adaleti sağlamak, yurttaşların ihtiyacı ise yasalarla korunan haklarının sağlanmasını istemek ve yargılamanın adil olmasını beklemek olduğunu vurgulayan Manisa Barosu Başkanı Avukat Fadıl Ünal, “Bu nedenle yargılamanın hızlandırılmasına değil makul sürede gerçekleştirilmesi temel prensiptir.  Makul süreyi aşan yargılamalar vatandaşların adalet duygusunu zedelediği gibi haklarının ihlaline ve kaybolmasına da neden olur.  Biz avukatlar hızlandırılmış yargı olmayacağını bilmekteyiz, devletin görevi yargılamayı makul sürede sağlayacak, adil yargılanma hakkını koruyacak önlemleri almaktır. Bunun için yasal düzenlemelerin yanı sıra yargılama faaliyetinin savunma dışındaki diğer iki öğesi olan hakim ve savcıların teminatının sağlanması, yargı bağımsızlığının gerçekleştirilmesi ve yargı hizmetlerini yürütmeye yeter sayıda hakim ve savcının görev yapmasıdır. Üzerinde önemle durmak istediğimiz diğer bir konu da Arabuluculuk Yasa Tasarısı’dır. Yine Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi Baroları olarak, Arabulucuk Yasası’nın, yargının bütünlüğünü ve birliğini bozacağı,  adalete yabancı bazı güçlerin asla yer almamaları gereken yargı alanına dahil olacağı ve hem mesleğimize hem de yurttaşların savunma haklarına zarar vereceği gerekçesiyle kesinlikle yasalaşmaması gerektiği yönünde görüş birliğine vardık.  Bunun için de bütün Barolar birlikte hareket ederek TBMM ‘de, Meclis Adalet Komisyonunda bu düşüncemizi iletmek için girişimleri başlattık. Bu konuda da kararlı bir şekilde görüşlerimiz ilgili tüm kurumlara ileteceğiz.” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.