LÖSEMİYİ YENDİ YUVASINI KURDU

Henüz dört yaşındayken kan kanserine (lösemi) yakalanan Nevin Akbaş, Ege Üniversitesi'ndeki tedaviden sonuç alamayan ailesi tarafından götürüldüğü Herbalist Şevki Güngör'ün verdiği bitkisel ürünler sayesinde hızla iyileşti. Sağlıklı bir gençlik döneminin ardından yuva kuran 28 yaşındaki Akbaş, bugün eşi ve 6 yaşındaki kızlarıyla birlikte mutlu bir hayat sürüyor.

LÖSEMİYİ YENDİ YUVASINI KURDU

LÖSEMİYİ YENDİ YUVASINI KURDU

Henüz dört yaşındayken kan kanserine (lösemi) yakalanan Nevin Akbaş, Ege Üniversitesi'ndeki tedaviden sonuç alamayan ailesi tarafından götürüldüğü Herbalist Şevki Güngör'ün verdiği bitkisel ürünler sayesinde hızla iyileşti. Sağlıklı bir gençlik döneminin ardından yuva kuran 28 yaşındaki Akbaş, bugün eşi ve 6 yaşındaki kızlarıyla birlikte mutlu bir hayat sürüyor. 

1987 yılında yaşanan üzücü olayda, Fatma ve Mehmet Evren çiftinin kızı 4 yaşındaki Nevin Evren (Akbaş) lösemiye yakalanmış, Ege Üniversitesi Hastanesi'nde başlayan tedavi sonuç vermemişti. Yüksek ateş, vücudunda oluşan kızarıklık ve deri döküntüleri her geçen gün artan Nevin, başına gelenlerden bihaber çocukluğunu yaşarken, çaresiz ailesi kızlarının gözlerinin önünde eriyip gitmesine seyirci kalmıştı. Nevin'in burada dört ay süren tedavisinin ardından kızlarının ölümünü bekleyen Fatma ve Mehmet Evren çifti, son bir umutla Ege Lokman'ın kapısını çaldı. Herbalist Şevki Güngör'ün verdiği bitkisel ürünleri düzenli kullanan Nevin, kısa sürede iyileşme belirtileri gösterdi. Kan testleri normale dönmeye başlayan Nevin, 1 yılın sonunda iyileşti. Sağlıklı bir gençlik döneminin ardından yuvasını kuran ve 6 yaşında bir kızı bulunan 28 yaşındaki Nevin Akbaş, yaşadığı acı tecrübeyi hâla unutamadığını ancak bugün sahip olduğu huzuru ve mutluluğu gölgelemesine de izin vermediğini söyledi. Kızı Nevin Akbaş'ın rahatsızlığı ve yaşadıkları zor günleri anlatan baba Mehmet Evren, şöyle konuştu: ''Minik kızımız Nevin, lösemiydi. O dönem tıp bu hastalığa karşı daha çaresiz, imkanlar çok daha kısıtlıydı. Ancak, onu kurtarmak için elimizden ne geliyorsa yapmaya karar verdik. Oturup bekleyemezdik ve başladık araştırmalara. O günlerde evimize geçmiş olsun ziyaretine gelen bir komşumuz bize Manisa'nın Kırkağaç ilçesine bağlı Bakır kasabasında bir lokman hekimden söz etmişti. Kızımızı da yanımıza alarak aynı gün Bakır'a gittik. Ege Lokman olarak tanınan Şevki Güngör'ün kapısını çaldık." Şevki Beyin ömrünü bitkileri araştırarak geçirmiş biri olduğunu anlatan Mehmet Evren, sözlerine şöyle devam etti: "Minik kızımızın Ege Üniversitesi'nde yapılan tahlil sonuçlarını, tutulan raporları tek tek inceledi. 'Allah'ın izniyle kızınız iyileşir' dedi. O an sanki dünyalar bizim oldu. Sevinçten havalara uçtuk. Şevki Bey'in hazırladığı bitkisel ürünleri aldık ve evimize döndük. Onun tarif ettiği şekilde ürünleri kızımıza yedirip içirdik. Aradan daha 15 gün gibi bir zaman geçmişken Nevin'in yüksek ateşi düşmeye başladı. Sonra vücudundaki kızarıklık yok oldu ve ardından deri dökülmeleri kesildi. Kızımızın iyileşmeye başlaması karşısında sevincimizi ifade edecek kelime bulamıyorduk. Tekrar Ege Üniversitesi'ne gittik. Doktorlardan Nevin'in tekrar kan tahlillerini yapmalarını istedik. Tahlil sonuçlarını gören doktorlar şaşkındı. Kızımızın kan değerleri normale dönmeye başlamıştı. Bize, son 15 gün içinde kızımıza ne yedirdiğimizi sordular. Gerçeği onlara anlattık. Doktorlar bir şey söylemediler ancak tedaviyi sürdürdüğümüz müddetçe belli zamanlarda tekrar gelip tahliller yaptırmamızı istediler." Yaklaşık bir yıl Ege Lokman'ın verdiği bitkisel ürünleri kullandıklarını anlatan Mehmet Evren, şunları söyledi: "O bir yıl içinde belli aralıklarla Ege Üniversitesi'ne gidip tahlil yaptırdık. Her defasında sonuçlar bir öncekinden daha iyi çıkıyordu. Bir yılın sonunda tekrar gittiğimizde artık kızımızın tamamen iyileştiği söylendi. Vücudunda kan kanserinden eser kalmamıştı. Ege Lokman sayesinde bu ölümcül hastalığı yenmeyi başarmıştık. Eski mutluluğumuza yeniden döndük. Nevin, evimizin neşe kaynağı oldu." Ege Lokmanı olarak tanınan Şevki Güngör de, iyileşen hastaları gördükçe mutlu olduğunu belirterek "Biz hastalardan bize inanmalarını ve güvenmelerini istiyoruz. Bu güven ve uyguladığımız bitkisel destek tedavileri sonucu Allah'ın izniyle hasta kimse kalmaz. Biz kendimize güveniyoruz" dedi. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.