KESK: "4688 SAYILI KANUN BAŞTAN SONA KANDIRMA"

KESK 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasa Tasarısı ilgili olarak Manolya Meydanı'nda eylem yaptı. Eğitim Sen Şube Başkanı Remzi Şirin, Meclis'e sevk edilen tasarısına bakıldığında sürecin baştan sona kandırma ve oyalamadan ibaret olduğunun adeta belgelendiğini söyledi.

KESK:

KESK: “4688 SAYILI KANUN BAŞTAN SONA KANDIRMA ”

KESK 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasa Tasarısı ilgili olarak Manolya Meydanı’nda eylem yaptı. Eğitim Sen Şube Başkanı Remzi Şirin, Meclis’e sevk edilen tasarısına bakıldığında sürecin baştan sona kandırma ve oyalamadan ibaret olduğunun adeta belgelendiğini söyledi.

KESK Manisa İl Örgütü, Meclis’e sevk edilen 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasa Tasarısıyla ilgili olarak Eğitim Sen Şube binasından Manolya Meydanı’na yürüdü. Manolya MEYDANI’NDA bir açıklama yapan Eğitim Sen Şube Başkanı Remzi Şirin: “Kapı kulu değil emekçi olduğunu haykıranlar, iş, ekmek, barış ve özgürlük mücadelesi yürütenler, grevsiz toplu sözleşme, toplu sözleşmesiz sendika olmaz diyoruz.  Yoksulluğun, adaletsizliğin, hukuksuzluğun hâkim kılınmak istendiği bir ülkede, emeğin, emekçilerin haklarının tanınmadığı bir ülkede; demokrasiden de sendikal hak ve özgürlüklerden de söz etmek mümkün değildir. İşte biz, emeğin haklarına ve değerlerine sahip çıkmanın demokrasiye ve özgürlüklere sahip çıkmaktan geçtiğine inanan kamu emekçileri olarak, yine alanlardayız. Bakanlar Kurulu’nda görüşülmesi yaklaşık üç aydır bekletildikten sonra onaylanarak Pazartesi günü (23.01.2012) TBMM Başkanlığına gönderilen 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasa Tasarısı ile hedeflenen ‘düzenlemeler’ KESK’i bir kez daha haklı çıkarmıştır.” dedi.

Meclis’e sevk edilen tasarısına bakıldığında sürecin baştan sona kandırma ve oyalamadan ibaret olduğunun adeta belgelendiğini söyleyen Şirin, “ Üçlü Danışma Kurullarında konfederasyonların görüşlerinin taslağa yansıyacağını ve kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkının gereğinin yapılacağına dair söz verenler, bırakın haklarımızı savunmayı aylardır kamu emekçilerini oyalamanın sonucunda konfederasyonlara başka Bakanlar Kurulu'na başka taslak verecek kadar gözlerini karartmıştır.  Kısacası bugüne kadarki pratiğinde defalarca şahit olduğumuz gibi, AKP hükümeti bu konuda da tahkiyede sınır tanımadığını göstermiştir. Tasarı ile toplu görüşmeden bile daha geride bir düzenleme getirilmek istenmektedir. Hizmet kolu toplu sözleşmelerine yer verilmeyen tasarı ile sendikaların var oluş gerekçesi ortadan kaldırılmak istenmektedir. Hizmet kollarına ait mali ve sosyal haklar toplu görüşmelerde olduğu gibi genel toplu sözleşme görüşmelerinin bir parçası olarak ele alınacaktır. Bu düzenleme ile yüzlerce belediyede yapılan toplu sözleşmeler de yok hükmünde sayılmaktadır. AİHM kararları ve uluslararası sözleşmeler hiçe sayılarak yerel yönetimlerin toplu sözleşme yapmasına yasak getirilmektedir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir toplu sözleşme düzeni ya da örneği yoktur. Varsa da bunun ‘toplu sözleşme’ olarak adlandırılması mümkün değildir.” dedi.

Şirin, “Toplu sözleşmeyi sadece konfederasyonlarla yapılacak olan genel toplu sözleşme ile sınırlayan yasa tasarısında grevli toplu sözleşme hakkımız yasal teminat altına alınmadığı gibi örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller de varlığını korumaktadır.  Kapsamından tarafların belirlenmesine, uyuşmazlık halinden Hakem Kurulunun yetki ve bileşimine kadar özgür bir toplu pazarlık düzeni ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan, hemen her alanda özgürlükleri tamamen kısıtlamayı hedefleyen yasa tasarısının özüne de ruhuna da tamamen yasakçı mantık hâkimdir.  Görüldüğü gibi yeni yasa demokratik ve açık olmanın ötesinde baskıcı, emeği ve emekçiyi yok etmeye çalışan, sermayeden yana bir yapıdadır. Bu yasanın başlangıcı 12 Eylül Anayasa referandumudur. Sonunu ise Kamu Emekçilerinin mücadelesi belirleyecek.  Uluslararası sözleşmelere ve evrensel sendikal hak ve özgürlük normlarına aykırı, kazanılmış haklarımızı gasp etmeyi hedefleyen bu değişiklikleri ve yaklaşımı başından beri kabul etmeyen KESK,  2 milyon kamu emekçisinin haklarına yönelik saldırıları ortaya çıkarmaya, yalanları teşhir etmeye, maskeleri düşürmeye ve mücadeleyi yükseltmeye devam edecektir. Yıllardır verdiği fiili meşru mücadeleyle ‘hak verilmez alınır’ ilkesini rehber edinen KESK’in,  kamu emekçilerini kapı kulu olarak gören zihniyetin ürünü olan bu yasa tasarısına karşı, mücadelesinde yarattığı değerlere yakışır bir direnç ve kararlılık göstereceğinden kimsenin şüphesi olmasın.” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.