KATI ATIĞINI GETİRENE SÜT VERİLDİ

Doğada Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Kırsal Kalkınma Derneği'nin organize ettiği "Katı Atığını Getir Sütünü Götür" kampanyası ile Manolya Meydanı'nda katı atığını getirene süt verildi.

KATI ATIĞINI GETİRENE SÜT VERİLDİ

KATI ATIĞINI GETİRENE SÜT VERİLDİ

Doğada Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Kırsal Kalkınma Derneği’nin organize ettiği “Katı Atığını Getir Sütünü Götür” kampanyası ile Manolya Meydanı’nda katı atığını getirene süt verildi.

Manisa’da katı atıkların geri dönüşümünü sağlamak amacıyla “Katı Atığını Getir Sütünü Götür” adı altında kampanya düzenlendi. Doğada Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Kırsal Kalkınma Derneği’nin Manolya Meydanı’nda organize ettiği kampanyaya özellikle çocuklar yoğun ilgi gösterdi. Kampanya kapsamında kapsamında katı atığını getirene süt verildi.  Konuyla ilgili açıklama yapan Doğada Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Kırsal Kalkınma Derneği Başkanı İsmail Daban, “Doğada Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Kırsal Kalkınma Derneği olarak “Katı Atığını Getir Sütünü Götür” kampanyası başlattık. Amacımız katı atıkların geri kazanabildiğini kamuoyuna bir kez daha anlatmaktır.  Doğamız ve çevremiz birbirimizle yarışırcasına kirletiliyor. Özellikle doğaya bırakılan katı atıklar hem çevreyi kirletiyor hem de doğada yıllarca kalıyor. Bununla birlikte sütün insan hayatında çok ama çok önemli bir yeri vardır. Sütün faydaları saymakla bitmez olmasına karşın maalesef dünya ülkeleri içersinde süt içme alışkanlığı en az ülkeler içersindeyiz. Bu nedenle hem çevre kirliliğine hem de sütün faydalarına dikkat çekmek istedik.” dedi. Kampanya tarihinin Dünya Çevre Günü’ne de denk geldiğini hatırlatan Daban, “1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi. Sanayileşme ve kentlerdeki nüfus yoğunlukları, çevre sorunlarının artmasına sebep olmuştur. Bütün ülkelerin ortak sorunu haline gelen çevre kirlenmesi, günümüzde insan sağlığını tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Ölümlere neden olan solunum yolu hastalıklarının çoğu hava kirliliği sonucunda olmaktadır. Balıklar, çevre kirlenmesinden en çok zarar gören canlıların başında gelir. Sanayi atıkları, spreyler, yakıtlarla ortaya çıkan dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler ve çöpler, çevre kirlenmesine sebep olan en önemli etkenlerdendir. Çevre kirlenmesini, insanın doğaya verdiği zarar olarak da tanımlayabiliriz. Doğanın korunmasını ve tahribatının engellenmesi zorunludur. Gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmak için kirlenmeleri mutlaka önlemek, yeşil alanları ve hayvanları koruyup çoğaltmak gerekir. Bilinçsizce sağa sola attığımız plastik ürünlerin doğada 400 yıl kadar çürümeden kalabildiğini söylersek, karşı karşıya kaldığımız tehlikenin boyutlarını biraz olsun anlayabiliriz. Çevrenin kirlenmesini önlemek için üzerimize düşen görevleri mutlaka yapmalıyız” diye konuştu. Doğa ve çevrenin tüm insanlığa ait olduğunu vurgulayan Daban şöyle devam etti: “Biz doğayı korudukça doğa da bizleri korur. Havaya, suya, toprağa karışan kimyasal atıklar doğayı etkiliyor. Bu artıkların çoğalması insan sağlığını bozuyor. Bizde bu kampanya ile çevre kirliliğine dikkat çekmek ve insanlarımızın süt içerek daha sağlık bireyler olmasına katkı sağlamak amacıyla düzenledik. Bize destek veren tüm katılımcılara teşekkür ediyorum." 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.