KAFA NEREYE BİZ ORAYA!

Ne güzel söylüyor Sıla; Kafa nereye biz oraya... Kafa nereye biz oraya...

KAFA NEREYE BİZ ORAYA!

KAFA NEREYE BİZ ORAYA!   Ne güzel söylüyor Sıla;   Kafa nereye biz oraya... Kafa nereye biz oraya...   ABD, kendisini bütün dünyanın beyni sanıyor ve ne yaparsa, nereye giderse her ülkenin de peşinden gelmesi gerektiğini düşünüyor.                                                              **   1945... Dediler ki... “6 yıl boyunca savaşa girmediniz ama yeni oluşturacağımız Birleşmiş Milletler içinde olmak istiyorsanız, Almanya’ya savaş ilan etmeniz gerekir.” Peki dedik... 2. Dünya Savaşı biterken savaşa girdik, Birleşmiş Milletler’e kurucu üye olduk!                                                              **   1950... Yeni kurulan NATO’ya üye olmak istedik. Dediler ki... “Kore Savaşı’nda yardımına ihtiyacımız var. Bize yardım edersen NATO’ya üyeliğini daha çabuk düşünürüz.” Peki dedik... Kore’ye 5090 askerimizi gönderdik. 724 şehit verdik. 1952’de NATO’ya üye olduk!                                                              **   1955... Dediler ki... “ Sovyetler sizin için bir tehlike. Kalkınmaya da ihtiyacınız var. Size borç verelim. Peyderpey ödersiniz canım! Yalnız şu demiryolu sevdanı bırak, karayollarına şu kadar yatırım yap.” Peki dedik... “Demir ağlarla ördüğümüz yurdumun” her yanını asfalta boyadık, sonra da trafik kazalarıyla kana buladık, bulamaya devam ediyoruz!                                                              **   1959... ABD’den yeni krediler alamayan Menderes hükümeti, sanayi yatırımları için Sovyetler Birliği ile yakınlaştı. Dediler ki... Sovyetlerden uzak durun! Dinlemedik... 27 Mayıs oldu!                                                              **   1970... Washington, Türkiye’de haşhaş ekiminin yasaklanmasını istedi. Dediler ki... “Haşhaş ekimine son vermezseniz, ekonomik ambargo uygularız.” Dinlemedik... 12 Mart oldu! Haşhaş ekimi tüm ülkede yasaklandı!                                                              **   1990... 1. Körfez Savaşı... Dediler ki... “Yardım etmeniz lazım, Irak sizin de komşunuz, duyarsız kalamazsınız.” Peki dedik... Özal, “Bir koyup 3 alacağız” dedi, topraklarımıza yıllarca kalacak “Çekiç Güç”ü aldık!                                                              **   1999... Terör örgütü liderini yakalayıp bize teslim ettiler. Ve hemen ardından dediler ki... “Koskoca Avrupa’da bir tek sizde hala idam cezası var. Kaldırın şu cezayı demokratikleşin!” Peki dedik, hala demokratikleşiyoruz...                                                              **   Dediler ki... “Somali’ye, Bosna Hersek’e, El Halil’e, Arnavutluk’a, Kosova’ya, Afganistan’a asker lazım.” Gönderdik!                                                              **   2003... Dediler ki... “Şu Saddam’dan artık kurtulacağız, senin ülkenden askerlerimizi geçirelim, sen de bizimle gel, bitirelim şu işi!” Dindaş ve komşu bir ülkeye savaş açma ihtimali kamuoyunu çok rahatsız edince, meclis topluma kulak verdi ve 1 Mart 2003 günü tezkereyi reddetti! Sonuç: Bağımsızlık günleri olan 4 Temmuz’da “çuval”la tanıştırıldık!                                                              **   Hiç sorunumuz olmayan Libya’ya kükredik... Sorunumuz olmayan Mısır’a demokrasi nutukları attık... Lübnan’a asker gönderdik... Şimdi de komşumuz Suriye birden “sabrımızı taşırmaya başladı...”                                                              **   Bugünlerde yazıp çizen, konuşan herkes aynı soruyu soruyor: “Suriye nereye gidiyor?” “Türkiye nereye gidiyor?”     Ne güzel söylüyor Sıla;   Kafa nereye biz oraya... Kafa nereye biz oraya...   Asım Uslu

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.