İZMİR İNTERNETİME DOKUNMA! EYLEMİ

Pazar günü (15 Mayıs) tüm Türkiye'de "İnternetime Dokunma!" eylemi yapıldı. Biz de İzmir'deydik.

İZMİR İNTERNETİME DOKUNMA! EYLEMİ

İZMİR İNTERNETİME DOKUNMA! EYLEMİ   Pazar günü (15 Mayıs) tüm Türkiye’de “İnternetime Dokunma!” eylemi yapıldı. Biz de İzmir’deydik.   Birçok internet sitesi gibi biz de doğrudan bizi ve okurlarımızı ilgilendiren böylesi bir konuda, hem duyarlılığımızı göstermek, hem de sansüre karşı protesto yürüyüşünü yerinde gözlemlemek istedik.   Yürüyüşün Sevinç Pastanesi önünde başlayacağı duyurulmuştu. Fakat sonra gelen haberler başlangıç noktasının Kıbrıs Şehitleri’ndeki Tansaş’ın önünden olacağı yönündeydi. Biz de Tansaş’ın önünden yürüyüşe geçen kalabalığa karıştık ve Sevinç’in önünden bizim tarafa doğru akan kalabalıkla birleşerek önce Kıbrıs Şehitleri’nde yürüdük, sonra da basın açıklaması için Gündoğdu Meydanı’na ulaştık...   Elbette İstanbul bu eylemin hem doruk noktası hem de en coşkulu yapıldığı yer oldu. Onbinlerce kişi toplandı İstanbul’da. İstanbul kadar olamasa da İzmir’de ki kalabalık da son derece coşkulu bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bazı haber siteleri İzmir’deki katılım sayısını 400-500 arasında vermişler, ancak benim izlenimim 2 bine yakın kişi olduğu yönünde. Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, katılımcı gruplar son derece düzenli ve neyi nasıl yapacaklarını bilerek gelmişlerdi eyleme. Tamamen sorunsuz, hiçbir olumsuz durumun veya tatsızlığın yaşanmadığı bir yürüyüş oldu. Bunda elbette, internetin en önemli ayaklarından İnci SözlükKötü Sözlük gibi platformlardan katılanların hazırlıklı ve disiplinli olmaları rol oynadı. İnci Sözlük ekibi, yürüyüşe gelenlere, maske, düdük, vuvuzela ve hazırladıkları pankartları dağıtarak; megafondan duyurular yapıp sloganları ve alkış-düdük seslerini koordine ederek öncü rolü üstlendiler. Gündoğdu Meydanı’na kadar, alkış ve düdük sesleriyle, internet sansürüne karşı atılan sloganlarla düzenli ve coşkulu bir şekilde gidildi.   Dikkat çeken bir şey de farklı platform veya siyasi görüşlerin kalabalığın içinde yer alması ve aynı amaç için bir potada birleşmesiydi. Eylemin katılımcı profili, kurumsal örgütlenmelerden ziyade bilgisayar başında kalkıp gelen ve hayatlarında ilk kez bir eyleme katılanlardan oluşuyordu. TKP pankartları da vardı örneğin, ama bırakın amaç dışı slogan atmalarını, tersine sözlükçüler onları bile yönlendirerek organize ettiler!   Yürüyüş boyunca geçilen güzergahtaki binalardan ve dükkanlardan da eyleme destek verildiğini gözlemledim.   Gündoğdu’da ise yine megafonla yapılan uyarılar ve duyurularla topluluk uyumlu bir düzene geçti, pankartlar belli yerlerde açılarak sözcüler basın açıklamalarını yaptılar ve daha sonra görevlerini ve tepkilerini yerine getirmenin rahatlığıyla alandan sorunsuz bir şekilde yasa yürürlükten kalkıncaya dek "tekrar bir araya gelmek üzere" ayrıldılar.   Biz okurlarına internet ortamından yayın yapan bir haber sitesi olarak, 22 Ağustos’ta yürürlüğe girecek yasayla ilgili kaygılar taşıyoruz ve bunu geçen günlerde ana sayfamızın sağ üst köşesinde yer alan siyah alanda ve onun içeriğindeki açıklamamızla kamuoyuna duyurmuştuk. Ben şahsen, böylesine sansür ve denetimi esas alan ve ucunun nereye kadar gideceğinin bilinmediği bir yasanın, hele seçim döneminde, iktidar partisinin yöneticileri ve başbakan tarafından gündeme getirilip uygulanmak istendiğine inanmak istemiyorum. İnanmak istediğim, bunun bürokratik bir işgüzarlığın eseri olduğudur. O yüzden ben de Pazar günü bu yasayı protesto için yürüyen on binler gibi bu garip, bu saçma, bu tehlikeli, bu sakıncalarla dolu “yasal hata”dan dönülmesini bekliyorum.   Bunun iktidar partisi tarafından dayatılmak istendiğine inanmak istemiyorum. Ne var ki, gerek iktidar partisi gerekse iktidar partisinin il teşkilatlarının görmezden gelmemeleri gereken bir şey var. O da internette özgürlüğü savunan, sansüre karşı çıkan insanların internet sansürü ile AK Parti’yi yan yana koyması ve bunun toplumda böyle bir algıya dönüşmesidir. Yürüyüşe katılan insanlar, “Sansürsüz İnternet AKP’siz Türkiye!” sloganları atıyorlardı. Eğer bu sesleri Ankara duymuyor veya önemsemiyorsa yerel AK Parti il teşkilatları da bununla ilgili bir çalışma yapmalı ve Ankara'ya bu sesleri iletmeli, oluşan bu algının partilerine vereceği zararı görüp göstermelidirler.   Unutmamalıyız ki, özgürlük herkes için her zaman gereklidir...      Asım USLU manisahaberleri.com

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.