İSTİŞARE.

İnsanların, yapacağı veya yapılacak her hangi bir işle ilgili tek başına karar vermemesi, ailesiyle, yakınlarıyla, arkadaşlarıyla veya bir cemiyette 'istişare' etmesi doğru bir davranış, aynı zamanda sünnettir.

İSTİŞARE.

İSTİŞARE…

 

İnsanların, yapacağı veya yapılacak her hangi bir işle ilgili tek başına karar vermemesi, ailesiyle, yakınlarıyla, arkadaşlarıyla veya bir cemiyette ‘istişare’ etmesi doğru bir davranış, aynı zamanda sünnettir.

Günümüzde diğer birçok sünnet gibi ‘istişare’ de çok yaygın olarak sürmektedir. Bu davranışın sünnet olup olmadığını düşünmeden, bazen bilmeden veya farkında olmadan her insan birçok işinde bilirkişinin fikrini alır. Örneğin ev, araba satın alırken çoğu insan pişman olmamak için mutlaka bir bilene danışır. “Danışmak insanı pişman olmaktan koruyan bir kale gibidir.” der büyüklerimiz. Bu sözden de anlaşılıyor ki; tek başına verilen kararla yapılan işler ile istişare sonucu yapılan işlerin akıbeti farklı olabilir. Hüsran, pişmanlık veya hayır, bereket…

 Bu konuda çeşitli hadis-i şerifler vardır:

“İnsanı pişman eden, kendi görüşündeki ısrardır.”  [İ. Maverdi] 

“Yapacağı işi ehli ile istişare edene, o işin en güzeli nasip olur.” [Taberani]

“Tedbirli kimse, işinin ehli olana danışıp, ona göre hareket eder.” [Ebu Davud]

Yüce Allah’tan “iş hususunda onlarla istişare et!” emri geldikten sonra Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Allah ve Resulü istişareye muhtaç değildir; ancak yüce Allah ümmetime rahmet eseri olarak istişareyi emretmiştir” (Suyutî, Hasaisu’l-Kübrâ, 1:257) buyurmuşlardır.

Hasen-i Basri (ra) “Cenab-ı Hak ‘iş hususunda onlarla istişare et!’ buyurarak mahlukatın en kâmiline istişareyi emretmiştir. Bu emir hazreti peygamberin ashabına olan ihtiyacından değil, meşveretin (istişare) önemini sahabelere ve ümmetine öğretmek içindir” der.

***

Hz. Peygamber’in ‘Asr-ı Saadet’ döneminde de, sonraki Müslüman devletler, imparatorluklarda da istişareye çok büyük önem verilmiş, hükümdarlar önemli kararlarda yetkili devlet adamlarıyla istişarede bulunmuştur. Hiçbir padişah, “Şu ülke, şu zamanda, bu şekilde fethedilecektir” dememiştir mesela. Fakat günümüz rejimi ile o dönem arasında önemli bir fark vardır. Monarşi (padişahlık, krallık), sadece İslam topraklarında değil Dünya’nın her yerinde asırlarca uygulanmıştır. (Monarşi idare, aynı zamanda teokrasiyle bir bütün. Yani devlet yönetiminde din adamlarının görüşleri, dini kurallar idareye dahil.) Monarşi düzende hükümdar ve yardımcıları, din adamları ile istişare yaparken, halk yönetim dışında, Cumhuriyet rejiminde ise halkın doğrudan yönetime müdahalesi söz konusudur. Bu anlamda cumhuriyet rejimi en geniş katılımla istişareye fırsat tanıdığından ülkemiz için de, insanımız için de en uygun en bereketli idare şeklidir.

***

Cumhuriyetin ilanından sonra bu yeni rejimin tam anlamıyla uygulanıp uygulanmadığı tartışmalı bir konu. Askerin siyasete/meclise, dolayısıyla halkın tercihine müdahalesi, yönetimi etkilemesi, yargı, medya, farklı derin yapılar, dış güçlerin kontrolünde bir takım gruplar, sermaye çevreleri cumhuriyet rejiminde kimi zaman halka rağmen yönetime dahil olmuştur. Düne kadar bu oligarşik düzen devam etmiş, hala daha bir kısım malum çevreler bu düzeni devam ettirmenin mücadelesi içindedir.

***

İstişarenin önemi, rejim farklılıkları derken dikkat çekmek istediğim bir başka konuya geleyim. Bir süredir Manisa’mızda istişare anlamında örnek bir faaliyet yürütülmektedir. Adı: Manisa Düşünce Birliği Topluluğu. İçerisinde farklı saygın meslek gruplarından sağ, sol, milliyetçi, muhafazakar ve liberal düşünce adamları, kanaat önderleri var. Birkaç isim dışında hepsini yakından tanır ve düşüncelerine saygı duyarım. Ve ne yazık ki bu toplulukta yer almasına anlam veremediğim kişilerin de olduğunu söylemek zorundayım. Beni tanıyanlar bu kişilerin kim olduğunu tahmin etmekte zorlanmayacaktır. Aklı, fikri kuvvetli, ileriyi gören ve hatta sıhhati yerinde olan kimselerle istişare edilir. Bu topluluğun öncüleri kadroyu oluştururken bu söze uygun hareket etmiş ise ‘bir bildikleri vardır’ deyip üstelemeden geçeyim.

Sonuç olarak ortaya konan işin, istişarenin sonuçları beni ilgilendirir. Bunun yanında; siyasi çekişmelerin, kavgaların, anlaşmazlıkların, yemin krizi gibi meclis çalışmalarının aksatıldığı bir dönemde Manisa’da farklı görüşteki insanların bir araya geliyor olması, düşüncelerini paylaşması, birbirlerini anlaması, ortaya çıkan anlayış ve hoşgörü, beklediğimiz, arzu ettiğimiz gerçek demokrasi adına çok önemli bir adımdır. 

Bu ‘Topluluk’, (biraz geç de olsa) son buluşmasında 12 Haziran seçimlerini ele almış ve bence de isabetli olan görüş ve düşünceleri karara bağlamış. Maddeleri tek tek okuduğumda, mantıklı ve sağduyunun hakim olduğu bir görüşme olduğu kanaatine vardım. Hiçbir siyasi akımın etkisinde kalınmamış olması, yerel siyasette, kent demokrasimizde gelecek adına beni umutlandırdı.

Bu toplantıdan çıkan sonuçlar hafta başında sanırım yerel medyamızda kamuoyu ile paylaşılacaktır. Manisalıların bu tür faaliyetlere ilgi göstermelerini ve desteklemelerini ümit ediyorum.

(Danışmak, her konuda görüş almak, hataları farklı bir gözle arayıp düzeltmek ve doğru olanı yapmak adına, her işimde bir bilene danıştığım gibi bu metni yayına sunmadan önce de Murat Yalçın kardeşimle istişare ettim. Sabrınız ve anlayışınız için Allah sizlerden razı olsun.)

ÖZCAN AYDIN 


Etiketler; #istişare

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.