İLGİ SEVGİ BİLGİ

Bilgisizliğin anası ilgisizliktir. İlgisiz olduğumuz için çoğumuz bilgisiziz.

İLGİ SEVGİ BİLGİ

İLGİ SEVGİ BİLGİ

Bilgisizliğin anası ilgisizliktir.
İlgisiz olduğumuz için çoğumuz bilgisiziz.
Uzatmaya gerek yok.
İlgi yoksa bilgi de yok deyip geçelim.

Kötümserliğin anası umutsuzluktur
umutsuz olduğumuz için çoğumuz kötümseriz.
Sanırım umutsuz insanlar kötümser, kötümser insanlar da umutsuzdur demek yanlış olmaz. Yüreğindeki umutsuzluk tarlandaki ayrık otuna benzer.
Tarladaki ayrık otu başka bir ürünün gelişmesine, yüreğindeki umutsuzluk da, umudun yeşermesine izin vermez.

Kendine güvenmeyen başkasına hiç güvenmez.
Kimseye güvenmediğimiz için çoğumuz yaşamaktan keyif almıyoruz.
Özgüveni olmayan insan başkasına nasıl güvensin ki…
İnsanların ne kendilerine ne de başkalarına güveni var.

Vurdumduymaz, ilgisiz, hastalıklı bir toplum olma yolunda hızla ilerlediğimizden hiç kuşkunuz olmasın. Yakında bir psikolog yardımı gerekecek her birimize…

Şöyle bir çevrenize bir bakın bakalım, en az milattan önce yaşayanlar kadar ünlü olabilmiş yaşayan kaç filozofumuz var? Var diyorsanız adın yazın da ben de bileyim. Hemen eserlerini alıp okuyayım. Yok düşünen düşündüğünü yazan yol gösteren yok…

Kaç tane toplumun büyük kesiminin “doğru söylüyor” dediği, yetişmiş toplum önderimiz var? Kaç tane bilginimiz, bilgemiz var, kaç tane söyleyin bakalım?..

Yıllardır “İzindeyiz” deyip duruyoruz.
İz mi bitti ne?
Nereye gidiyoruz? Üzgünüm dersem yalan olmaz. Gerçekten üzgünüm. İnsanları dinledikçe daha da çok üzülüyorum. Çözüm diye ortaya atılan düşünceler, yeni çözümsüzlükler üretiyor.

Ne zaman aklımızdan  savaş geçse barış demeye başlıyoruz. Barış diyenlerden korkar olduk. Çünkü savaşın adı barış olup çıktı…

Beni üzen sözler sizi de üzüyordur mutlaka.
Beni üzen sözlerin bir kaçını paylaşayım sizinle.

“Bu milletten adam olmaz”
”Bu TSK’dan birşey olmaz”
”Ondan adam olmaz, şundan adam olmaz, bundan adam olmaz.”
”Aslında kimseden bir şey olmaz.”
”Konuşmakla olmaz. Yazmakla olmaz.”
”Toplantılara katılma bir şey çıkmaz.”
”Olmaz kardeşim. Hiç birşey olmaz”
”Okumakla olmaz.”
“Bittik, mahvolduk, çöktük”
”Ne yapsak boş.”

Bunlar toplumsal kokuşmuşluğun somut göstergeleri değil mi sizce ?…

Ey millet, psikolojik harp denilen işte bu…
Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma ve aşma harbini kaybediyoruz bilesiniz…

Mustafa Kemal Atatürk Ulusal Kurtuluş Savaşını başlatırken bu halk daha cahildi, toplumun büyük kesimi okuma yazma bilmiyordu. Ve daha fakirdik. Aşımız ekmeğimiz yoktu ama mangal gibi yüreğimiz vardı. Son yıllarda yürekler küçülürken göbekler büyüyor maşallah…

Ulusal Kurtuluş Savaşı öncesinde araç gereç yoktu. Teknoloji gelişmemişti. Halk yoksuldu. Ne cep telefonu vardı, ne de e-posta. Mektuplar haftalar aylar sonra ulaşabiliyordu yazılana.  İşler kötüyken Mustafa Kemal çıktı ortaya.
….Ve ulusu kurtarmak için öne çıkan Mustafa Kemal’e:
“Ordu Yok!” dediler;
“Kurulur” dedi.
“Para Yok!” dediler;
“Bulunur” dedi.
“Düşman çok” dediler;
“Yenilir” dedi.
Ve bütün dedikleri oldu.

Bizim şimdi içine düştüğümüz karamsarlığa bakın. Bir de, Atatürk’ün yeşerttiği umuda…
Umudu yeniden filizlendirmeliyiz içimizde.

Psikolojik saldırıyı püskürtmeliyiz. Yeniden motive olmalıyız. Yeniden umut pompalamalıyız yüreğimize.  Karamsarlığı umutsuzluğu defetmeyiz çevremizden.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK şöyle der: “Ben hayatımın hiçbir anında karamsarlık nedir tanımadım.” Bizde, karabasan gibi üstümüze çöken karamsarlıktan niye kurtulmuyoruz ki?
Yüreğimizde umudu yeniden niye filizlendirmiyoruz ki?
Yüreğimize yük olan kin ve nefreti atıp sevgiye niye yer açmıyoruz ki?

Olanla bitenle, gelecekle ilgimiz olsun.
İlgimiz olunca bilgimiz olacaktır inanın.
Bir de sevgi oldu mu yüreğimizde, kapanan bütün yollar açılır inanın.

Mustafa Pala


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.