HER YER DEPREM BÖLGESİDİR

Deprem Uzmanı Profesör Uğur Kaynak, Türkiye'nin deprem tahminlerinde dünya ülkeleri arasında yer aldığını açıkladı.

HER YER DEPREM BÖLGESİDİR

HER YER DEPREM BÖLGESİDİR

Deprem Uzmanı Profesör Uğur Kaynak, Türkiye’nin deprem tahminlerinde dünya ülkeleri arasında yer aldığını açıkladı.
Sarıgöl Belediye Düğün Salonu’nda düzenlenen Kızılay Gecesi’ne Sarıgöl Kaymakamı Fethi Savran, Belediye Başkanı Ömer Karcı, İlçe Jandarma Komutanı Gencay Taşdemir, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kemal Koçkaya, daire amirleri ve vatandaşlar katıldı. Kızılay Gecesi’ne ayrıca davetli olarak Kocaeli Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Deprem Uzmanı Profesör Uğur Kaynak, İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu, İstanbul Doğa Hareketleri Derneği Başkanı Fuat Agaltay, İstanbul Valiliği Deprem Eğitim ve AFAD Koordinatörü Özden Işık konuşmacı olarak katıldı. Kızılay Gecesi’nde şiir, kompozisyon ve resim dallarında derece alan öğrencilerin hediyeleri dağıtıldı. Sarıgöl Çok Programlı Lisesi öğrencilerinin hazırladığı tek perdelik skeç oynandı ve alkışlandı. "Deprem ve Depremden Korunma" konulu konuşmayı Sarıgöl Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd.Doç.Dr. Nuray Cebeci yönetti.
Deprem Uzmanı Profesör Uğur Kaynak, Türkiye'nin depremleri tahmin etmekte dünya ülkeleri arasında yer aldığını belirterek şöyle konuştu: "Sarıgöl, Alaşehir, Salihli, Buldan ilçelerindeki depremler sıkça olmaktadır. Tek vadi olarak ele alındığında vadi açılıyor, genişliyor her hareket depremle yerinden oynamaktadır. Son 15-20 yılda Anadolu’da binalar yapılmaktadır. Kentlere yapışık varoşlar oluşmaktadır. Sarıgöl grabeni depremlerle açılıp genişlemektedir ve tabana düşmektedir.’’
Uğur Kaynak, Sarıgöl ve Alaşehir bölgelerinin önce dairesel sonra uzayan giden depremler olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: ’’Bu grabenler devam etmektedir. Nereye doğru güneye doğru uzaktadır. Ege Bölgesi’nde her türlü depremler var. Deprem haritasına bakıldığında her yer deprem bölgesidir. Basamak faylar her zaman binalara zarar vermektedir. Sarıgöl’de bunların içerisindedir. Sarıgöl’den altı fay hattı geçmektedir. Bu fay hatları basamaklı fay hattıdır. Buralarda toprak kayması olması kaçınılmazdır.’’
Profesör Kaynak, basamak fayların olduğu yerleşim alanlarında depreme dayanıklı çelik binaların yapılmasının uygun olacağını belirtti. Profesör Uğur Kaynak, Sarıgöl ve Alaşehir ilçelerinde radye temeli çelik donatlı evler uygulanmasının sağlıklı olacağını söyledi.
İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu da yaptığı konuşmada, depremlerin saniyeler içinde yüzlerce insanın ölmesine neden olduğunu söyledi. Depremin her yerde olduğunu anlatan Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle büyük kentlerde olduğu zaman insan kaybı çok olmaktadır. Bu can kaybını önlemek için deprem konusunda bilinçlenmek gerekli. Sivil toplum örgütleri bilinçlenmelidir. Sivil toplum örgütleri kurulmalı ve yayılması gerekir. Van’daki depremde kısa zamanda sivil toplum örgütleri giderek vatandaşlarımıza yardımcı oldu. Van’a bir yıl içinde 15 bin konut yapıldı bu büyük bir başarıdır. İstanbul’da büyük boyutlu deprem araştırması yapılmamıştır. Sadece Bakırköy ve birkaç yerinde yapılmıştır. Depremleri önceden kestirmek mümkün değil, ancak çevredeki çevredeki hayvanların tedirginliği ile bilinmektedir.’’
İstanbul Doğa Hareketleri Derneği Başkanı Fuat Agaltay, derneklerinin 1999 yılında kurulduğunu belirterek şunları söyledi: ’’1999 yılından bu yana Bursa-Nergis İlçesinde deprem istasyonları kurmaya başladık. Gölcük’te, Tekirdağ’da, İstanbul Çınarcık’ta, Simav’da deprem istasyonları kurduk. Belediyeler bize talepte bulunduklarında deprem istasyonu kurmaktayız. Normalde 10 bin liraya kurulan istasyonları dernek olarak bin liraya kurmaktayız. Deprem olacağını bu istasyonlar sayesinde nokta olarak bilemiyoruz ama bölge olarak bilmekteyiz. Simav depremini bir ay önceden bildik. Şiddeti de Kandilli’den bir derece aşağı olarak bildik.’’
İstanbul Valiliği Deprem Eğitimi ve AFAD Koordinatörü Özden Işık da, toplumun üstesinden gelemediği durumlarda afet dediklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: ’’Sarıgöl Alaşehir depreminin 1969 yılında yaşadığı 6,8’lik depremi 8,5 şiddetinde hissedildiğini Kandilli Rasathanesi’nden öğrendik. Depremler ve afetlerde insan kaynakları çok önemlidir ve ekip işidir. Türkiye’de afetlerin başında ilk gelen depremdir. Sonra yangın, sel baskını, yer kaymaması, çığ, kuraklık gelmektedir. Afet olmadan sivil toplum örgütleri mutlaka uygulama yapmalı ve hazırlıklı olmalıdır. Türkiye deprem bölgesi olması nedeniyle de ilk yardım çok önemlidir.’’ Toplantı sonunda deprem uzmanlarına plaket verildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.