HEPİMİZ UĞUR MUMCU'YUZ!

Dönemin en önemli gazetecilerinin başında geliyordu. Yazılarında iktidara karşı sert eleştirilerde bulunuyordu. Bu yüzden gazeteye tehdit mektupları gönderiliyordu ama o yine de eleştirilerine devam ediyordu.

HEPİMİZ UĞUR MUMCU'YUZ!

ASIM USLU- HEPİMİZ UĞUR MUMCU'YUZ!

Dönemin en önemli gazetecilerinin başında geliyordu. Yazılarında iktidara karşı sert eleştirilerde bulunuyordu. Bu yüzden gazeteye tehdit mektupları gönderiliyordu ama o yine de eleştirilerine devam ediyordu. Öldürülmesi toplumda büyük yankı uyandırdı. Cinayet aydınlatılamadı… Cenazesine 50 binden fazla kişi katıldı… ** Sözünü ettiğim kişi Uğur Mumcu değil! Bu topraklarda öldürülen ilk gazeteciden söz ediyorum, Hasan Fehmi Bey’den… 1909 yılının 6 Nisan’ında, bir gece vakti Galata Köprüsü üzerinde katledildi. Katilleri de bulunamadı, cinayetin arkasındaki güçler de… Tıpkı, 1 yıl sonra öldürülen gazeteci Ahmet Samim gibi… Tıpkı Hasan Fehmi Bey’den günümüze kadar bu topraklarda öldürülen 62 gazetecinin çoğunun faili meçhul olması gibi… 1909’da cenazeye katılan on binlerin aklına “Hepimiz Hasan Fehmi’yiz” demek gelmemişti! O yüzden harala gürele bağırarak sadrazamdan katillerin bulunmasını istediler. Elbette bulunamadı, zaten cenazeden 5 gün sonra 31 Mart ayaklanması çıktı, Hasan Fehmi unutuldu gitti… Onun öldürüldüğü 6 Nisan günü, Türkiye’de “Öldürülen Gazeteciler Günü” dür, yaşayan gazetecilere ödüller verilir… 10 Ocak “Çalışan Gazeteciler Günü”nde de Manisa’da yaptığımız gibi, Uğur Dündar gibi “çalışmayan” gazetecileri konuk eder, onurlandırırız! ** 24 Ocak günü ise, içimizde dinmeyen bir yürek acısının adıdır. Uğur Mumcu cinayetinin üzerinden 19 yıl geçti ve onun ölümüyle oluşan boşluk gün geçtikçe daha da büyüyor ve değeri daha net anlaşılıyor… ** Uğur Mumcu, gazeteciliğin onur abidesidir!  Onun yazdıklarının, söylediklerinin, araştırdığı konuların, söylemindeki cesaretin, kalemindeki özgüvenin, duruşundaki bilgeliğin, bugünün ‘araştırmacı gazetecileri’, ‘siyasi yorumcuları’, ‘başyazarları’ yanına bile yanaşamazlar!  * Tüm Türkiye’nin o öldürüldükten 3 yıl sonra Susurluk kazasında adını duyduğu Çatlı’yı, o 1984’de Papa-Mafya-Ağca kitabında anlatıyordu! * “Yeni Medya”nın yeni yüzyılda röportaj yapmak için peşinden koştuğu Ağca’nın o 1980’lerin başında peşindeydi, “Ağca Dosyası” kitabıyla da Abdi İpekçi cinayetini aydınlatmak için elinden gelen her şeyi yapmıştı. * Bugünün liberallerinin ne olduklarını ve ne olmadıklarını 1985’de Liberal Çiftlik kitabıyla insanların zihinlerine mizahi bir şekilde kazımıştı… * PKK daha palazlanmadığında o Öcalan’ı yazıyordu… * Bugünün 12 Eylül düşmanları o günlerde darbeyi alkışlarken o darbenin hemen ardından bile köşesinde ‘ihtilal’i eleştiriyordu… * Tarikat-Siyaset-Ticaret ilişkisini, terörü, silah kaçakçılığını, ‘Rabıta’yı, Ağca’yı, Çatlı’yı, Abdi İpekçi cinayetini, herkesten önce ve herkesten cesur yazan kişidir Uğur Mumcu… * Kürt Dosyası’nı 20 yıl önce açan, yazan adamdır… * Batı’nın Ermeni “entrikasını” deşifre eden kişidir… ** “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” diyordu… “Kemalizm benim yaşam şeklimdir” diyordu… “Öyleyse vurun parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar doğacaktır” diyordu… “Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi” diyordu… ** Onu vurup paramparça ettiler, her parçasından ne yazık ki o parçası kadar bile olamayacak insanlar türettik… Hepimiz Uğur Mumcu olabilseydik eğer… Hepimiz de değil birazımız olabilseydi… Bugün Hrant olmaya gerek kalmazdı!..   Asım Uslu

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.