HALK FESTİVALİN NERESİNDE?

Valilik, İl Kültür Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği... Yani kurumlar, kurumlar, kurumlar...Kurum kurum kuruldular!

HALK FESTİVALİN NERESİNDE?

HALK FESTİVALİN NERESİNDE?

Bir Mesir Festivali daha sona erdi.

471.sini geride bıraktık. En iyi bildiğimiz şey zaten bu tip günlerin önüne koyduğumuz ve her sene birer birer arttırmaktan haz aldığımız sayılar! 470, 471, 472... ... ...   Peki halk festivalin neresindeydi? Ben neresindeydim Mesir’in? Yalnızca Mesir’in saçıldığı meydanda tabiki!   Her yıl olduğu gibi bu sene de festivalin baş aktörleri kimdi? Valilik, İl Kültür Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği... Yani kurumlar, kurumlar, kurumlar... Kurum kurum kuruldular! Halk neredeydi peki? O da görevinin başında, saçılan mesirleri toplama telaşında veya Spil’in yamacından kalabalığı izleme hevesindeydi! Onlara layık görülen yerde yani...   Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Sayın Ufuk Tanık, çok üzgün olduğunu söylemiş. Kurumların bu işi sahiplenme yarışından rahatsızlığını belirtip “Mesir hepimizin” demiş! Doğru sayın Tanık, Mesir hepinizin! Mesir benim değil, Manisalıların değil, Manisalıları yönetenlerin ve Manisalıları yönlendirenlerin maalesef! Yüzlerce yıllık geçmişi olan bir gelenekten söz ediyoruz. Uluslar arası olma iddiasında bulunan bir festival organize ediyorsunuz. Bu festivalin içinde halk ne kadar aktif bir rol oynuyor peki? Lütfen yok yemek yarışması, Hafsa Sultan yarışması, sivil toplum kuruluşları falan filan demeyin. Hele, büyüklerimizin önde yürüme yarışına tutulduğu kortejden falan hiç söz açmayın. Ben gerçek bir katılımdan bahsediyorum.   Manisalının karar verme sürecinde etkin rol oynadığı, projelerini sunabildiği, her kesimden ve gelir grubundan Manisalının komiteler kurarak festivali renklendirecek, tüm Manisalıları içine alabilecek(mesir kapma dışında) kararlar alıp uygulayabildikleri, alanın düzenlenmesinden temizliğine kadar gönüllü görev alabildikleri, festivali ben organize ettim diyebileceği bir yapıdan bahsediyorum.   * Kortej yürüyüşü yapıyorsunuz, halk bürokrasinin önüne geçemiyor; * Hafsa Sultan için yarışma düzenliyorsunuz, sanki güzellik yarışması, Hafsa Sultan mı seçiyoruz, Hürrem Sultan mı belli değil! * Halk konserleri düzenliyorsunuz, halkın kafasına ekran düşüyor; * Yemek yarışması yapıyorsunuz annelerin çoğunun haberi yok; * Manisa’ya kazandırdığınız fuar merkezi yetmiyormuş gibi, bulduğunuz dere kenarına sergi yapıp kafa karıştırıyorsunuz; * Kutlama programında her üç maddede bir “meydanda müzik var” yazmışsınız, ben meydanlarda müzikle coşan, dilediğince eğlenen insanlar göremedim; * Yabancı ülke temsilcileri çağırıyorsunuz, ne kadar Manisalıyla kaynaştılar soru işareti?   Ben doğma büyüme Manisalıyım, kendim dahil çevremde hiç kimsenin, mesir yaklaştığında ben şu komitedeyim, şu organizasyondayım dediğini duymadım, varsa yoksa şu kadar mesir kaptım, dağda piknik yaptım! Halk bir festivalin ne kadar içinde göbeğindeyse o festival o denli anlamlı ve kalıcı olur. Yoksa her yıl numaraları arttırmakla geleneğe siyaset karıştırmakla macunun tadı değişmiyor!   Elin oğlunu da örnek almıyoruz hiç! Adamlar Fransa’nın küçücük liman kentinde limon festivali yapıyor, iki yüz bin kişiyi topluyor kente, halkın ve turistlerin içinde olmadığı etkinlik yok! Başka bir yerde üstelik köyün birinde kestane festivali yapıyorlar, köyde yaşayan herkes gönüllü, herkes görevli. Size dünyanın en iyi 12 festivali arasına giren İstiridye festivalinden örnek vereyim, İrlanda’nın Galway şehrindeki bu şenlik henüz 60 yıllık bile değil, ama yerelden evrensele uzanmalı deriz ya festivaller için, tam da onu başarmış, müthiş bir katılım, olağanüstü bir organizasyon... İstiridye açma şampiyonasıyla başlıyor festival, biz daha “mesir yeme yarışması” bile akıl edemiyoruz 500 yıldır... Küçük bir balıkçı adasında, Hong Kong’da, çörek toplama festivali yapıp bunu dünyaya duyurabiliyorlar, bildiğiniz çörek, nesi ilginç olabilir? Oluyor ama, iyi organizasyon, halkın tam ve gönüllü katılımı ile her şey olur, İspanya’daki gibi sadece domates savaşı yaparak bile dünya medyasına haber olabilir, turist çekebilirsiniz.   Artık ufkunuzu açın lütfen, her sene aynı bildik görüntülere tanık olmak istemiyoruz! 

                                                                                                                                               Asım Uslu


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.