FRANSA BEBEĞİ ALDI, VERMİYOR

Fransa'nın Gronoble şehrinde oturan Ahmet-Zehra Ulubaş çiftinin ilk bebeği olan Salih, aileden alınarak yurda verildi. Gerekçe olarak ailenin bebeğe şiddet uyguladığı iddia edildi. Mağdur olan aile ise çaresiz. Henüz 2 yaşındaki bebeklerinden ayrı kalan genç çift, Türkiye'den yardım istedi.

FRANSA BEBEĞİ ALDI, VERMİYOR

FRANSA BEBEĞİ ALDI, VERMİYOR    

Fransa’nın Gronoble şehrinde oturan Ahmet-Zehra Ulubaş çiftinin ilk bebeği olan Salih, aileden alınarak yurda verildi. Gerekçe olarak ailenin bebeğe şiddet uyguladığı iddia edildi. Mağdur olan aile ise çaresiz. Henüz 2 yaşındaki bebeklerinden ayrı kalan genç çift, Türkiye’den yardım istedi. FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN Ahmet Ulubaş, Aksaray Ceceli köyünde otururken anne ve babasının Fransa’ya işçi olarak gelmesiyle birlikte üç yaşında iken ailesiyle birlikte Fransa’ya geldi. Ahmet Ulubaş, tüm öğrenimi burada tamamladı ve oturduğu Gronoble şehrindeki hastanede teknisyen olarak işe başladı. Bu süre içerisinde bir aile yakını aracılığı ile eşi Zehra’yla 2009 yılında tanıştı. Bir yıllık flörtten sonra çiftlerin düğünü de 2010 yılının Temmuz ayında Aksaray’da oldu. Zehra Ulubaş, hiç vakit kaybetmeden Fransa’daki eşinin yanına yerleşti. Bu beraberliklerinden 26 Ekim 2011‘de Salih ismini verdikleri bebekleri dünyaya geldi. İlk 6 ay Fransa da gezmedikleri yer bırakmadılar. Ulubaş çifti bebeklerinin sol kolunu hareket ettirememesinden endişe duyup kendi aile hekimlerine ısrar edip bir üst hastane ortamına sevk ettirip orada Radyoloji uzmanlarının verdiği ‘Bebeğe şiddet uygulandı’ raporuna kadar. Ulubaş ailesinin elinden bebekleri Salih 5 Haziran 2012 tarihinden itibaren alındıktan sonra kabus dolu süreç çalışmaya başladı. Şimdi Aralık ayı içerisinde olması gereken mahkemenin sürpriz bir biçimde Kasım ayına çekilerek bebeklerinin ellerinden alınacağı endişesini taşıyarak bekleyişlerini sürdürüyorlar. 26 Ekim 2011 yılında Fransa’da dünyaya gelen ve bu ayda bir yaşını kutlayacak olan Salih ismini verdikleri tek çocuklarının şiddet uyguladığını iddia ederek ellerinden alındığını dile getiren 33 yaşındaki Ahmet Ulubaş ve 26 yaşındaki Zehra Ulubaş çifti, Fransız doktorları başta olmak üzere abartılı sağlık raporları düzenlediklerini dile getirerek; “ Eğer biz evladımıza şiddet uygulamış olsak neden aile doktorumuzun her götürdüğümüzde ‘bebeğiniz oldukça sağlık hastane ortamına gerek yok’ sözlerine rağmen biz aile olarak bir üst hastane isteyelim. Biz aile olarak bebeğimize her hangi bir şiddet uygulamadığımız gibi onun üzerine titriyoruz. Heranne baba gibi bebeğimizin puseti ile dolaşmaya çıktığımızda yine o bölgedeki yürüyüş yollarının kötü olmasından puset ile birlikte düştük hemen bebeğimizi alarak yine aile hekimimize koştuk o süreçte bile ‘Üzülmeyin endişe edilecek bir şey yok turp gibi’ dedi. Biz bu denli hassas bir aile iken başımıza gelene bakınız. Kaldı ki biz aile olarak Allah tan korkan bir milletin kökenlerinden geliyoruz. Her ne kadar Fransa da yaşasak bile içimizde Allah korkusu hissederiz. Fransız doktorların ve savcılığın iddia ettiği gibi bebeğimize şiddet uygulamış olsak niye aile hekimimize bir üst hastaneye sevk edin ısrarında bulunalım. Çocuğumuzu alıp Türkiye’deki yakınlarımızın yanına götürür orada gerekli tedavilerini özel hastane ortamlarından yaptırıp hiçbir şey olmamış gibi Fransa ya geri dönebilirdik. Bırakın böyle bir düşünceyi hayata geçirmek bunun hayali içinde olmak bile ihanettir. Bize Fransız hükümeti iki avukat verdi onlarda savcının doğrultusunda hareket ediyorlar bizi dinleyen kimse yok. Bildiğimiz bir tek gerçek somut veri var oda bebeğimiz Salih’in 6 aylık iken elimizden alınmış olmasıdır. Aralık ayında sonuçlanması beklediğimiz davanın bile adaletli biçimde yürütülmediği endişesini taşıyoruz”  dediler. Genç anne- baba Ulubaş çifti Türk hükümetine şöyle seslendi; “Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcımız Bülent Arınç ve Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na sesleniyoruz ne olursunuz oğlumuzun Fransız aile elinde Hıristiyan olmasına izin vermeyin, yalvarıyorum size…“   Üç yaşından beri Fransa da bulunduğunu hatta Fransa da bir devlet hastanesinde teknisyen olarak görev yaptığını da belirten baba Ahmet Ulubaş, “Eşimin ailesinden birisi engelli olduğu için bebeğimizin bundan sonraki sağlık durumundan endişe duyduğumuz için sol kolunu hareket ettiremediğini görünce üst hastanelerde çözüm aradık. Eğer bir çocuğunun üzerine bu denli titremenin bedeli buysa biz bunu hak etmedik. Oğlumuzun bu ayın 26’sında yaş günü var eğer Fransa’daki ilgili kurumu yetkileri izin verirse yaş günün kutlayacağız. Fakat bırakın 2. yaş gününü belki de son kez oğlumuzu göreceğimiz endişesi içerisindeyiz” diye konuştu.  ZEHRA’NIN TÜRKİYE’DEKİ ABLASI SELDA ALKAYA; Ulubaş çiftinin bu durumu Manisa’da yakından takip ediliyor. Zehra Ulubaş’ın ablası Selda Aklaya ve eşi Musa Alkaya genç çiftin hukuki mücadelesine Manisa’dan destek olmaya çalışıyorlar.  Abla Selda Alkaya, endişeli olduklarını belirterek, “Kız kardeşim ve eniştem işine kapalı muhafazakar bir aile dinlerine bağlı özellikle dünyaya getirdikleri bebekleri Salih’in üzerine titreyen bir aile.Bizim ailede engelli birisi olduğu için bebeklerinin tüm sağlık kontrollerini rutin olarak aile doktorlarına yaptırıyorlar aile doktorları da bebeklerinin sağlam olduğuna vücudunun her hangi bir yerinde şiddete maruz kalınmasıyla ilgili bir bulguya rastlamadıkları gibi bebeğe çok iyi baktıklarını söylüyordu. Bebekleri Salih’in sol kolunda problem hissettiklerinde yeniden aile doktorlarına götürdüklerinde doktoru ‘Hiç gerek yok gayet iyi’ demesine rağmen onlar sol kolunu kaldıramıyor bizi ne olursunuz bir üst hastaneye sevk ediniz tüm tetkiklerini en ince ayrıntısına kadar yaptıralım ısrarıyla hastane ortamına sevk ettirdiler. Burada çekilen filmlerinden sonra radyoloji uzmanları ‘Bu bebek şiddete maruz kalmış’ raporu düzenlenmesiyle birlikte yeğenim Fransız hükümetine bağlı Sosyal Hizmetler Birimlerince ellerinden alındı. Bir yandan Savcılık kız kardeşim ve eniştem hakkında çocuklarına şiddet uyguladıkları yönünde dava açtı diğer yandan da Aile Mahkemesi de bebeklerini ellerinden alınmasıyla ilgili davayı başlattı. Kaldı ki kız kardeşim ve eniştem bebeklerini hafta da sadece Salı ve Cuma günleri bir saat gösteriyorlar. Fransız birimlerinin bugünkü karar noktası bebeğin bir Fransız aileye verilmesi yönünde. Kaldı ki yeğenim Salih’in de bulunduğu kurumdaki bebeklerin bir çoğu da yabancı uyruklu ailelerinin elinden bir şekilde alınmış bebeklerle dolu. Bu da şunu gösteriyor ki yabancı ailelerinin çocuklarıyla soylarını sürdürmeyi planlıyorlar ” iddiasında bulundu.   ULUBAŞ AİLESİ BEBEKLERİ İLE İLGİLİ TÜM GELİŞMELE AN VE AN RESİMLERLE BELGELENDİRDİLER Ahmet ve Zehra Ulubaş çifti, bebeklerinden hiçbir şey yokken hastane ortamına alınarak sol kol ve sol kaburgalarında kırıklıklar olduğunu dile getirilmesine anlam veremedikleri belirterek, “Biz tüm bu gelişmeleri an ve an resim ve video çekimleri ile kaydettik fakat Fransız birimleri bizden hiçbir resim ve görüntü bile isteme tenezzülün bulunmadıkları gibi bebeğimizi elimizden aldıktan sonra bebeğin nasıl bir ortamda yaşadığını görmek için evimize ani baskın bile yaptılar.Bununla birlikte şunu anladık ki amaçlarının bebeğimizi elimizden alıp bir Fransız aileye teslimi konusunda kararlarını vermiş olmalarıdır” dediler.        

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.