ERGÜN'DEN İDDİALARA AĞIR YANIT

Belediye Başkanı Cengiz Ergün, son günlerde bir yayın organında kendisi ve belediye ile ilgili çıkan iddialara sert sözlerle yanıt verdi. Ergün "Haber yapıyorsan muhatabın görüşünü de alacaksınız. Karalama politikası ile hiç kimse ne Manisa Belediyesi'ni ne de şahsımızı zan altına alamaz" dedi.

ERGÜN'DEN İDDİALARA AĞIR YANIT

ERGÜN’DEN İDDİALARA AĞIR YANIT

Belediye Başkanı Cengiz Ergün, son günlerde bir yayın organında kendisi ve belediye ile ilgili çıkan iddialara sert sözlerle yanıt verdi. Ergün  “Haber yapıyorsan muhatabın görüşünü de alacaksınız. Karalama politikası ile hiç kimse ne Manisa Belediyesi’ni ne de şahsımızı zan altına alamaz” dedi.   Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Belediye Başkan Yardımcıları Azmi Açıkdil, Mesut Bayram Laçalar ve Nursel Ustamehmetoğlu ve Meclis üyelerinin katıldığı toplantıda önemli açıklamalar yaptı. Ergün, kendisi hakkında yanlı yayın yaptığını iddia ettiği basın kuruluşu ve sahibine sert sözlerle cevap verdi. Ergün’ün yaptığı açıklamaları olduğu gibi yayınlıyoruz;         “Bugün burada sizlerle bir araya gelme sebebimiz, Manisa Belediyesi’nin kentin geleceği ile ilgili önemli kararlarını açıklaması, kentin ufkunu açacak yatırımların konuşulması, Manisa nasıl daha yaşanabilir bir kent haline gelebilir bunun tartışılması olmalıydı. Ancak bugün bunun için bir araya gelmedik. Bugün bir araya gelmemizin nedeni, daha öncede yalan yanlış haberlerle, şahsımı ve temsil ettiğim Manisa Belediyesi’ni zan altında bırakacak haberler nedeniyle hukuk karşısında hesaplaştığımız ve haklılığımızı ispatladığımız bir kesimin yine asılsız, yalanlarla dolu, komik zırvalarına yanıt vereceğiz. Aslında bu yanıtı vermeyecektik ancak, söz konusu yayın organının telefonlarını kilitleyen Manisa’nın duyarlı halkı bir süredir bizlerin de yolunu kesip, telefonla ulaşıp “ Başkan neden bu zırvalara cevap vermiyorsun, herkes seni de biliyor onu da biliyor çık her şeyi açıkla” diye tepki göstermesi etkili oldu. BU KEZ BALTAYI TAŞA VURDULAR Kuruluş amacının, izlediği yayın politikası ile Cengiz Ergün yönetimindeki Manisa Belediyesi’nin aleyhinde propaganda yapmak, yıpratmak, hakarete varan iddialarla kamuoyunu yanlış yönlendirmek olduğunu ortaya koyan yayın organı, bir süre suskunluğunu koruduktan sonra finansörü ve manevi sahibi, beklediği menfaati elde edemeyince yine ortaya çıktı. Ancak bu kez baltayı taşa vurdular.  Özetlemek gerekirse; “ Laleliden başlayıp uncubozköye uzanan bir hat varmış. Bu yüksek gerilim hatları sökülüyormuş, belediye başkanı Cengiz Ergün’e ait uncubozköydeki arazi planda yeşil alan gözüküyormuş, bu alan bir gece yarısı sessiz sedasız meclis kararıyla ticari alana çevrilecekmiş ve 64 milyona alışveriş merkezi yapılması için satılacakmış” gibi seviyesiz dedikoduları haberleştirip asıl beklentisi doğru ve tarafsız haber almak olan Manisalıların önüne sundular. Ben gazetecilikten anlamam ancak bildiğim bir haber yapılmadan önce doğruluğu araştırılır, haberin kuruma gölge düşürmemesi için teyidi alınır, yapılan işlerin mevzuata uygunluğu sorgulanır, neyin kimin yetkisinde olduğu tespit edilerek eğer haber değeri varsa ve kamuoyu gerçekten bununla ilgileniyorsa kamuoyuna sunulur. Ancak, menfaatlerini her zaman bu kentin menfaatinden ön planda tutan finansörlerinin çizdiği sınırlar dâhilinde ve işaret ettiği konular çevresinde haber yapmayı kendine düstur edinmişlerin yaptığı bir haberle karşı karşıyayız. BU MAL BABAMIN MALIDIR Sözde haberde konu edilen olaylara gelince. Öncelikle şunun bilinmesini istiyorum. Ben Manisa halkının oylarıyla bu makama layık görülen ve bu makama seçilmeden önce geçimini ticaretle sürdüren, bu süre içerisinde hiçbir devlet ihalesine katılmayan, devletten menfaat beklemeyen ve kente kazandırdıkları her kesim tarafından bilinen bu kentin evladıyım.   Belediye Başkanlığı’na seçilmeden iki yıl önce, dönemin belediye başkanı ve başkan yardımcısı zata bir dosya sundum. Dosya’da aileme ait, 1976 yılında imara açılan ve 5 kat imarlı blok nizamlı ve üzerinde 700 konut yapılabilecek durumda bulunan arsamızın, ticari alana dönüştürülmesi hususunda talepte bulundum. Bu talep, o dönemde tamamen yasal çerçevede, mülk sahibi her hangi bir vatandaşın yasal şartlarını taşıması halinde yapabileceği rutin bir talepti. O gün itibariyle, ticari alana dönüşmesi halinde yapılacak alışveriş merkezi ile ilgili, Türkiye’nin önde gelen bir takım firmalarıyla görüşmelerimiz oldu. Arsamıza talip oldular, mülk sahibi her vatandaşın yapacağı gibi fiyat konusunda görüşmelerimiz oldu. Ancak söz konusu tarihlerde ülkemizde yaşanan ekonomik dalgalanmalar yüzünden bu büyük firmalar yatırımlarını askıya aldılar. Bizde o dönemdeki belediye yönetiminin konunun değerlendirileceğini bildirmesine rağmen yatırım düşüncesi askıya alındığı için, imar planı değişikliği ile ilgili talebimizin arkasına düşmedik. İlgili firmalar, ekonomide yaşanan olumlu rüzgârında etkisiyle yatırım planlarını tekrar gündeme almış olsa gerek ki zaman zaman bu konu ile ilgili bizimle görüşme talepleri olmuştu. Ancak bugüne kadar, üç yıl önceki dönemin belediyesinden istenildiği gibi, günümüzde de belediye meclisinden söz konusu imara açık alanın yasal şartlar çerçevesinde ticari alana dönüştürülmesi ile ilgili bir talebimiz olmamıştır. Söz konusu bölge, tamamen ailemizin mülkiyetinde olup, hali hazırda 5 kat imarlı blok nizamlı ve üzerinde 700 konut yapılabilecek durumdadır. Ailemiz istediği taktirde bu bölgeye konut yapabilecektir. Bu mal babamın malıdır, burası 56 yıldır tapulu malımızdır. Dolayısı ile varisleri de ben ve iki kardeşimdir, burayı 64 trilyon değil 164 trilyona da satarız. Biz hiç kimsenin malını çalmadık, çırpmadık, hırsızlık yapmadık. Bu nedenle kendi malımızın hesabını sadece Allah’a veririz.  Göz ardı edilmemesi gereken bir durumda, önceki dönemde de belediyeye bildirdiğimiz gibi, söz konusu alanda konut sıkışıklığını gidermek için bölgeye sosyal alan kazandırılma ihtiyacı vardır. Mülk sahibi olarak ister konut yapımında, ister ticari alan olarak değerlendirilmesi durumumda buradan elde edilecek gelir aynıdır. Burada üstüne basa basa söylemek istiyorum ki şehrin menfaati, o bölgede konut sıkışıklığı içindeki halkın refahı önemlidir. Bu alanın konut yapımı yerine ticari alan olarak değerlendirilmesi kentin menfaatinedir. Ancak unutulmaması gereken ve bu asılsız haberleri yapanların göz ardı ettiği gerçekte bu kararı verecek olanın, kentin belediye başkanı, ailesi değil, halkın oyu ile oluşan ve yönetimi elinde bulunduran Belediye Meclisi’nin kararı olduğudur. Başkanlık makamı olarak bizim her hangi biz insiyatifimiz söz konusu değildir. ELEKTRİK DİREKLERİ TEAŞ TARAFINDAN YENİLENİYOR Aslında, bu haberin en trajikomik tarafı da, bahsi geçen elektrik direklerinin taşınıyor olarak gösterilmesi ve bu taşınma işinin belediyenin ve şahsımın girişimleriyle yaptırılmışçasına yansıtılmasıdır. Elinizdeki belgelerde de göreceğiniz gibi, haberde telleri kesilmiş olarak gösterilen elektrik direkleri hiçbir yere taşınmamaktadır. Bu konu ile ilgili 22 Haziran 2011 tarihli, Türkiye Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin belediyemize gönderdiği yazıdan anlaşılacağı üzere, şirketin tesis ve kontrol müdürlüğü tarafından Üniversite- Morsan- Manisa elektrik hatlarının yenilenmesi, ömrünü dolduran bu hattın direklerinin demontajı ile birlikte yenilenerek montajı yapılacağı ifade edilmiştir. Bu konu ile ilgili yazıda, yapılacak çalışmanın bir kısmının yeşil alanda olup, bu alanda kalan 56 nolu direk çevresinin duvarlarla çevrili olması bakımından belediyemiz tarafından geçici yol oluşturması hususunda talepte bulunulmuştur. Adı üstünde, geçici olarak temin edilecek bu yol, çalışmaların sonlanması akabinde eski haline getirilecektir. Şimdi buradan bu iddiaları ortaya atanlara soruyorum; Hani, başkana ait olup yeşil alan olan bu arsa imar durumu değiştirilerek yeşili talan edilecek, ticari alana dönüştürülecekti. Hani başkan kendi konumunu kullanarak AKP döneminde bile yapılamayan elektrik hattının yerinin değiştirilmesini gerçekleştirecekti. Hani bu bölgede yeşil ve ağaç katliamı yapılacaktı Hani bir gece yarısı alınan meclis kararı ile bu yeşil alan ticari alana dönüştürülecekti Hani başkan koltuğunu kullanıp kendine menfaat temin edecekti Elbette hiçbiri gerçek olmadı. İddia sahipleri iddialarının altında ezildi, adeta bir hiç oldu. Bir hiç uğruna çıkarılan bu dedikodularla bizlerin işi olamaz. Bizler mesaimizi bu uyduruk zırvalara ayıramayız. Bizler hizmet makamıyız. Bizlere o kadar bilgi ulaştırılıyor ki hayretler içinde izliyoruz, haber değeri olmasına rağmen üzeri kapatılıyor. Şimdi bunlar haber yapılmıyor da yalan bilgiler haberleştiriliyor. Bu zırvaları oluşturanlar, aslında kamuoyunda konuşulanları araştırsınlar. HER DEVRİN ADAMI MALUM ŞAHIS... Şimdi bunların üzerine tüm kamuoyu tarafından bilinen ve sorgulanması gereken gerçeklere gelelim; Bir şahsiyet düşünün ki her devrin adamı olmaya alışmış olsun. Herkesin yanında el bağlayıp, başı önüne eğik mazlum olsun. Ama karşılığında hep menfaatini düşünsün. Lakin, yeni dönemde menfaat temin edemediğinde de asılsız iftiralar ve yalan haberler ile beslediği, adeta kendine oyuncak ettiği basınını kullanarak şahsıma saldırılara başlasın. Taki yine kendi menfaatini ön planda tutarak hazırlandığı vekillik hayali suya düşünceye kadar. Hâlbuki bu şahsın aday olamamasının sebeplerinin kendinde saklı olduğunu bilmesi gerekir. Yastığa başını koyduğunda, kendi vicdanı ile baş başa kaldığında “ Ben ne ektim ki ne biçiyorum” diye vicdan muhasebesi yapması gerekir. Belki bu muhasebeyi yapacak cesareti yoktur. Lakin bizleri bu açıklamaları yapma konusunda cesaretlendiren Manisa halkına, bu gerçekleri anlatmamız gerekir. Biz zamanında ektiklerinin bir kısmını ve yine bu şahsiyetin de aktörleri arasında yer aldığı bazı duyumları sayalım, varsın muhasebesini Manisa halkı yapsın. Manisa Belediyesi, mezbahane yaptırıyor ve bu mezbahanenin tüm araç gereç ve ekipmanlarını belediye kendi imkânlarıyla satın alıp, müstecire işletilmesi için kiraya veriyor. Bu müstecir de belediyeye olan kirasını ödemek yerine piyasa değeri en fazla 15-20 bin TL olabilecek sucuk makinesini belediyeye bir yıllık kira borcuna mahsuben 120 bin TL’ye satıyor. Yani, kendi menfaatini kentin belediyesinin menfaatinden daha üstün görüyor. Yine Manisa Belediyesi bu kente katkı sağlamak adına bir hal binası yaptırıyor. Ama gelin görün ki hal binasının yapımı için dolgu malzemesi gerekiyor. İddiaya göre, bu malzeme, kâğıt üzerinde Turgutlu ve Akhisar’dan taşınmış gibi gösterilerek aslında mezbaha yanındaki Spil dağı eteklerinde adeta doğa katliamı yapılarak bedavaya getiriliyor ancak dolgu malzemesi karşılığı, belediye 6 milyon TL bedel ödendiği söyleniyor. Araştırmaya çalıştığımızda, hal binası ihalesi ile ilgili yaklaşık maliyet değeri dosyaları bulunamıyor. Yine bir şahıs düşünün ki, nüfusunu kullanarak devletten cüzi bedelle bir çiftlik kiralıyor. Bu çiftliklerde ithal ettiği hayvanları yetiştirirken, yeni doğan hayvanların bir kısmının öldüğünü ortağına söylüyor. Ancak ortağı güvenlik güçleriyle baskın yapmaya geldiğinde, öldü sanılan hayvanların aslında ölmediği, başka bir yere taşındığı ortaya çıkıyor ve ortaklık bozuluyor. Herkesin bildiği bir gerçek daha var aslında. Bir şahsiyet düşünün ki fikir önderi olduğu şirket, katıldığı özelleştirme ihalesinde Sümerbank fabrikasını ve arazisini 3.5 milyon TL’ye alıyor, içindeki hurdaları 900 bin TL’ye sattıktan sonra, arazinin yarısını da 25 milyon Euro’ya satarak yine kendi menfaatini ön planda tutuyor, bu da onun siyasi seceresinde kara bir leke olarak kalıyor. Ayrıca bu konu ile ilgili ihaleye fesat karıştırmaktan yargı yolu açılıyor ve ağır ceza mahkemelerinde yargılama devam ediyor. Yine Manisa’da bir kesimin sanayinin gelişmesi için harcaması gerekli mesaisini ticarete harcadığı, özel kanunları gereği imar değişikliği yaparak özel kanunla yönetilen bölgede, ticari alan(alışveriş merkezi) oluşturacağı konuşuluyor. Ve tabiî ki yönetici pozisyonundaki bu şahısların arasında bizim malum şahsında olduğu iddia ediliyor Bir diğer duyumda da önceleri kavgalı olan birkaç ticaret adamının, bir proje için yüzde 19,5 diğer bir proje için de 17,5 gibi hisse oranlarında yatırımcı şirket ile bir araya gelip, alışveriş merkezi yapmak için gerekli imar değişikliğini belediyeden hallederiz diye, 10 milyon dolarlık bir rant sağlamak üzere anlaşma yaptıkları söyleniyor. Anlaşma evrakı da ortalıkta dolaşıyor, bir şekilde belediye bundan haberdar oluyor, iş bozuluyor. Ve tabiî ki malum şahsında onlarla iş birliği içerisinde olduğu iddia ediliyor. Yine bu malum şahsın ziraat bankasından 6 milyon TL kredi aldığı, bu krediye karşılık 9 milyon TL teminat gösterdiği iddia ediliyor. Ama gelin görün ki ipotek olarak gösterdiği, evinin, arsasının tamamının ancak 2 milyon TL yapacağı konuşuluyor. Vatandaş bankaya biz gitsek bunu başaramayız ama insanlar kimlerle bu işi bağlıyor, bunu nasıl başarıyor merak ediyoruz diye kendi aralarında konuşuyor.          SUSKUNLUĞUMUZ ASALETİMİZDENDİR Aslında bu konuları bizlere ileten vatandaşlar, bu konuların neden haber yapılmadığını sorguluyor. Bizlerde şimdi, yalan yanlış duyumlarla, yeşil alanlardaki koskoca elektrik direklerinin yerinden kaldırılacağını, 1976 yılından beri konut alanı olarak gözüken araziyi yeşil alan olarak gösteren zihniyeti göreve davet ediyoruz. Bu konuları araştırmasını, incelemesini, iddia ettikleri gibi kamuoyunun merak ettiği bu konuları da haber yapmalarını istiyoruz. Eğer bu görevi yerine getirmezlerse, sayfalarını bir hiç uğruna harcadıkları, bir hiç uğruna bu iftira kampanyasını sürdürdükleri ve bir hiç uğruna bu davada mağlup olmayı göze aldıklarını yüzlerine söylüyoruz. Bu arada, bizim suskunluğumuz bazı kesimler tarafından sürekli yanlış algılanıyor. Gözlerindeki at gözlüğünün gösterdiği kadarını görebilenlere şu veciz sözle cevap vermek istiyorum; Şunun kesinlikle bilinmesini istiyorum; biz birilerinin istediği gibi kavgacı olmayacağız. Suskunluğumuz asaletimizdendir. Her lafa verecek cevabımız var ama bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye…”

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.