EN PARALI, EN SIKINTILI FESTİVAL

EN PARALI, EN SIKINTILI FESTİVAL

EN PARALI, EN SIKINTILI FESTİVAL

EN PARALI, EN SIKINTILI FESTİVAL

Festivalden 1 gün önce bize ulaşan son dakika kararı yaşanacak olan rezaletin habercisiydi. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ festivale gelecekti. Devlet Bahçeli zaten Manisa’daydı. AK PARTİ, MHP VE CHP’liler kol kola nasıl yürüyecekti?

Kortej oluşturulurken tam bir curcuna hakimdi. Kontrolün kimde olduğu belli değildi. Basın mensupları olarak zaten “hücum” mantığıyla fotoğraf çektiğimiz için daha kortej başlamadan birbirimizi ezmeye başlamıştık…  

Bunlar yaşanırken benim aklımda hala o soru; AK PARTİ, MHP VE CHP’liler kol kola nasıl yürüyecekti? Kortej başladığında gördük ki bırakın kol kola olmayı yan yana bile yürüyemediler.  Hatta daha da ileriye gidip birbirini boğazlayan, alttan tekmeleyen siyasiler vardı!!!

İnanılmazdı gördüklerim…

Kortejde beklediğimiz her şey fazlasıyla oluyordu. Hükümet ile muhalefetin kortejde en önde yer alma isteği Manisa’ya, 473.yıllık festivalin ruhuna, amacına hiç yakışmadı. Olanlar tam anlamıyla rezaletti.  

Festivalin tarihinde ilk kez kortej ikiye ayrılmak zorunda kaldı. Hükümet önde muhalefet partileri arkada yürüdüler. Her ikisi açısın tam bir seçim yürüyüşüydü!  Mesir kimsenin umurunda değildi!  Yol boyunca siyaset yaptı herkes… Mesir mesir olalı hiçbir zaman böylesine siyasetin gölgesinde kalmadı!  

Alanda bekleyen 10 binlerce kişi ise duyurular yeterince yapılmadığı için kortejdekileri yuhalayarak karşıladılar. Orada 12.30-13.00saatleri arasında saçımın başlayacağını düşünüyorlardı.  Oysa kortejdekiler camiye ulaştığında saat 15.00’e geliyordu. Resmi programdan yarım saatlik bir sapma vardı. Ancak kalabalığın bundan haberi yoktu!

Curcuna devam ediyordu…

Festivalin en can alıcı anı saçım anıdır. Yani siz bir yemek yapıyorsunuz insanlar tatmıyorsa kimse tadını bilmez. Bu nedenle basın mensuplarının çekim yapmaları belki de her şeyden önemli! Alanda 2 platform ayarlanmıştı. Cami avlusundaki platforma girmek mümkün değildi. Karşı tarafta, kalabalığın içinde kalan platforma ulaştığımda ise gözlerime inanamadım. Merdivenlerine kadar dolu platformda basın mensuplarından çok başkaları vardı. Mecburen geri dönüp, Sultan Cami avlusunda güçlükle duvara tırmanıp, işimi yapmaya çalıştım. Ve o sırada Özhan Haluk Satır’ın çektiği fotoğrafı özellikle sizlerle paylaştım. Ancak buna rağmen şanslıydım. Çünkü o sırada, o alanda hayati tehlike içinde olan, o kadar çok insan vardı ki?

Kalabalığın arasında kavga edenler yumruklaşmalar, ezilme tehlikesi geçirenler, yaralananlar… Bunlar festivalin heyecanı içinde yorumlanır da, boğulma tehlikesi geçiren o çocuklar yaşadıkları şoku nasıl unutacaklar?

Festival sona erdiğinde herkes bir gazi edasında alandan ayrıldı. Ben ise 2 gündür olanları düşünüyorum. Varabildiğim tek sonuç şu; Bu festivalden siyasiler kesinlikle elini ayağını çekmeli. Festival tamamen bağımsız, tekrar ediyorum, tamamen bağımsız bir kuruluş tarafından yapılmalı. Valiler ve belediye başkanları parasal desteğin dışında herhangi bir müdahalede bulunmamalı. Kortej ise sadece geleneksel temalardan oluşmalı.  Siyasiler korteji seçim kortejiyle karıştırmamalı.

Bunlar çözüm önerisi değil, sadece temenni…

Festival Manisa’nın bir düğünü, 473 yıldır devam edegelen bir geleneğidir.  Şehir bu geleneğine sahip çıkıyor. Hepimizin görevi bu geleneği yaşatmak, sonraki nesillere sevdirmek ve onlara ulaştırmak.  Ancak bunu yaparken işi işkenceye dönüştürüp, ayrışacaksak, birbirimizi kıracaksak son Mesir festivalindeki gibi, o zaman bu gelenek olmaktan çıkar. Allah korusun, festivalde çok üzücü hadiseler de yaşayabilirdik.

Konserler güvenlik zafiyetine sahne oldu. Küfürler, yumruklar havada uçuştu. Bu yıl festival bütçesi dolgun olduğu için adeta ne yapacağımızı şaşırdık. Konser üstüne konser acaba ne kadar mantıklı. Sanatçı seçimlerini de anlamakta güçlük çektim. Hande yener geçen yıl zaten Manisa’daydı. Mustafa Ceceli ise ailemizin sigortalı sanatçısı gibi. Neredeyse nüfusumuza alacağız. Adam çıkalı kaç yıl oldu, Manisa’ya 4.gelişi!!!

Biraz garip değil mi?

Mesir Sanayi Ticaret Fuarı görülmemiş bir ilgiye, kalabalığa sahne oldu. Manisalılar yürüyerek fuara akın etti. Yol güzergahı ve alanda tam bir karnaval havası yaşandı. Fuar, mesire ayrılan bütçeden tek bir kuruş alınmadan yapılan en önemli etkinlik olma özelliğini taşıyor. 200 binden fazla kişi fuar alanında ve çevresindeki aktivitelere katıldı, ürünleri inceledi, eğlendi.

Yaşanan tüm olumsuzlarla rağmen festivalin düzenlemesinde birçok kişinin emeği geçti. Onların hakkını teslim ediyorum. Hatalarımız, kusurlarımız, eksiklerimiz elbette olacak. Herkes elinden geleni yapmaya çalıştı. Ancak bunun yeterli olmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Para demek güzel festival anlamına gelmiyormuş. Bu yıldan dersler çıkarırsak seneye daha az parayla daha sağlıklı bir festival düzenleyebiliriz.

Ben buna inanmak istiyorum…

Murat Yalçın 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.