EMEKLİLERİN PARASI HEMEN ÖDENMELİ

CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, “Devlet, haksızlığa uğradığını düşünen herkesten mahkeme kararı istemekten vazgeçmeli, en kısa zamanda karar alarak emeklilerin geçmiş dönem zamlarından kaynaklanan alacaklarını ödemesi gerekmektedir.” dedi.

EMEKLİLERİN PARASI HEMEN ÖDENMELİ

MENGÜ’NÜN BU İSTEĞİ EMEKLİLERİ MEMNUN EDECEK 

EMEKLİLERİN PARASI HEMEN ÖDENMELİ     CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, “Devlet, haksızlığa uğradığını düşünen herkesten mahkeme kararı istemekten vazgeçmeli, en kısa zamanda karar alarak emeklilerin geçmiş dönem zamlarından kaynaklanan alacaklarını ödemesi gerekmektedir.” dedi.     Basında Bağ-Kur ve SSK emeklilerine 2003 ve 2006 yıllarında verilmesi gereken zamların verilmemesi nedeniyle maaş farkları için dava açmaları halinde 2 bin lira fark alabilecekleri haberlerinin yer aldığını hatırlatan CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü hükümete çağrıda bulundu. AK Parti hükümeti döneminde mağdur olan SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin açtığı davaların kurum aleyhine sonuçlandığını ve dava açanların zam farklarından doğan alacaklarını alabilecek duruma geldiğini dile getiren Mengü sözlerini şöyle sürdürdü: “Bağ-Kur ve SSK’dan emekli aylığı alan her vatandaşın zam farklarını alabilmesi için dava açması gerekmektedir. Çünkü kurum dava açmayana para vermemektedir. Dava açabilecek durumda olan emekli sayısı milyonlarla ifade edilmektedir. Açılan her dava emsal mahkeme kararları nedeniyle zaten kurum aleyhine sonuçlanmaktadır. Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumu emeklilerin hak ettiği zam farklarını ödeyeceği gibi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini de karşılamak zorunda kalacaktır.”   HESAP ORTADA
Açılacak davalarla ilgili bir hesaplama yapan Mengü, “Geçen yıllarda emeklilerin 150 TL’lik zam farkı alacağı için kurumun 450 TL yargılama masrafı ödediğini düşündüğümüzde, tüm emeklilerin alacakları için dava açması gerekir yaklaşımının ne kadar yanlış olduğu açıkça görülmektedir. Kamu kurumlarına açılan bu tür davaların sonuçlanma süresi yaklaşık iki yılı bulmaktadır. Milyonlarca emekli dava açacak ve mahkemelerde ve yüksek yargıda milyonlarca dava dosyası hakimlerin önüne gelecektir. Bunun mahkemelere ve yüksek yargıya getireceği iş yükü çok büyük rakamlara ulaşacaktır. Bu nedenle davaların kısa zamanda sonuçlanmasını beklemek de hayalden başka bir şey olmayacaktır. Burada siyasi iktidarın yapması gereken; mahkeme ve yüksek yargı kararlarını dikkate alarak emeklilerin zam farklarından doğan alacaklarını herhangi bir dava açılmasına imkan vermeden ödemektir.
Böylece hem mahkemelerde oluşacak gereksiz iş yükü ortadan kalkacak, hem de kamu kurumları mahkeme masrafı ödemekten kurtulacaktır. Ne yazık ki; ülkemiz idare yapısında ki yaygın anlayış; “ getir mahkeme kararını, al hakkını” şeklindedir. İdare sistemimizin en önemli sorunlarından birisi budur. Aynı hak kaybına uğrayanların alacakları için tek tek mahkemeye gitmesinin hiçbir anlamı yoktur. Bu durum süreci uzatmaktan, mahkemeleri gereksiz iş yükü altına sokmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Mahkemelerde ve yüksek yargıda iş yükü ve dava süresinin uzunluğu yargı sisteminden değil, devletin “getir mahkeme kararını, al hakkını” gibi çarpık bir anlayışından kaynaklanmaktadır.”dedi.
DANIŞTAY’IN YÜKÜ AĞIR Danıştay bu tür davaların yükü altında adeta boğulduğunu sözlerine ekleyen Mengü, “Özellikle Danıştay’daki iş yükünün önemli bir kısmı, devletin mahkeme kararlarını sadece dava açan için uygulayıp, aynı durumdaki diğerlerine uygulamayıp, git dava aç demesinden kamu kurumlarının ilk derece mahkemelerinde kaybettiği her davayı yüksek yargıya götürmesinden kaynaklanmaktadır. Danıştay bu tür davaların yükü altında boğulmuştur. Devlet, haksızlığa uğradığını düşünen herkesten mahkeme kararı istemekten vazgeçmeli, emsal yargı kararı varsa idare bunu eşit durumdaki herkese uygulamalıdır. Hükümet en kısa zamanda karar alarak emeklilerin geçmiş dönem zamlarından kaynaklanan alacaklarını demesi gerekmektedir.” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.