EĞİTİM SEN, "OKULLAR HAYAT OLSUN" PROJESİNE KARŞI

Eğitim Sen Şube Başkanı Remzi Şirin, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan 'Okullar Hayat Olsun Projesi'nin okulları birer ticarethaneye dönüştürmeyi hedeflediğini iddia etti.

EĞİTİM SEN,

EĞİTİM SEN, “OKULLAR HAYAT OLSUN” PROJESİNE KARŞI

Eğitim Sen Şube Başkanı Remzi Şirin, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Okullar Hayat Olsun Projesi’nin okulları birer ticarethaneye dönüştürmeyi hedeflediğini iddia etti.  

Eğitim Sen Şube Başkanı Remzi Şirin, Okullar Hayat Olsun Projesi ile ilgili olarak açıklamada bulundu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Okullar Hayat Olsun Projesi” ile okulları akşam saatlerine kadar çocuklara ve vatandaşlara açacağını bildirmesinin hemen ardından, öğretmenlerin olağan mesai düzenlerini ortadan kaldıran ve çalışma saatlerini esnekleştiren bir genelge yayınladığını belirten Şirin,  “Bilindiği gibi “Okullar Hayat Olsun Projesi" ile esas olarak yapılmak istenen, fiziki koşulları, donanım sorunları, öğretmen açıkları göz ardı edilen okulların tamamıyla birer ticarethaneye dönüştürülmesidir. Çeşitli bahanelerle halen çocuklarımızın kullanımına yeterli düzeyde açılamayan okul alanları, önümüzdeki süreçte şirketlere ihale edilecek ve onlar aracılığıyla işletilmesi sağlanacaktır. Bu nedenle sendikamız eğitim sistemimizi tamamıyla ticarileştirmeyi hedefleyen bu projeye karşı çıkmıştır” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığının, okulları ticarethaneye dönüştürme amacıyla yayınladığı genelgenin öğretmenler açısından yaratacağı sonuçların da kabul edilmensin mümkün olmadığını kaydeden Şirin, “ Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nce Valiliklere gönderilen B.08,0.İKG.0.20.00.020.06.01–2657 sayılı genelgede “Okullar Hayat Olsun Projesi” kapsamında, Bakanlığımıza bağlı tüm okulların hafta içi çalışma günlerinde eğitim-öğretim saatleri dışında, hafta sonlarında, yarıyıl ve yaz tatillerinde olmak üzere dersliklerinin, kütüphanelerinin (…) ve okul bahçelerinin (…) çevrenin hizmetine açılması (…)Ayrıca okul bahçelerinin, fiziki yapılarına uygun projelere göre yeniden düzenlenerek (…) peyzaj ve tasarımının yapılması, ağaçlandırılması (…) hedeflenmektedir.” Denilmekte ve mesai saatleri ile alakası olmayan tüm bu işleri aşağıdaki alıntıda da görüleceği gibi eğitim emekçilerinin omzuna yıkmaktadır:“Bu bağlamda yürütülecek eğitim-öğretim faaliyetlerinde, alanlarında ve istemleri halinde alanları dışında olmak üzere norm kadro fazlası öğretmenler ile aylık karşılığı ders görevini dolduramayan öğretmenlere ve kadrolu usta öğreticilere görev verilmesi; ihtiyacın bu şekilde karşılanamaması durumunda ise ek ders ücreti karşılığında görevlendirme yapılması (…)” Görüldüğü gibi genelgede her ne kadar önce “istemleri halinde” ibaresine yer verilmişse de bu şekilde ihtiyacın karşılanamaması durumunda görevlendirme yapılması istenmektedir. Böylece öğretmenler, asli meslekleri ile alakası olmayan ve dolayısı ile angarya niteliğindeki pek çok işi mesai saatleri dışında yapmak zorunda bırakılacaklardır.  Bu uygulama, okullar darphaneye çevrilirken eğitim emekçilerinin, yıllarca yürütülen mücadelelerle kazanılmış haklarının gaspıdır ve kabul edilemez” dedi.

 MEB ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ İTİBARINA SALDIRIYOR

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in göreve geldiği ilk günden itibaren öğretmenlerin mesleki itibarına saldırmayı neredeyse görev haline getirdiğini söyleyen Şirin, “Şimdi okullar adım adım ticarethaneye dönüştürülürken Bakan’ın öğretmelerin meslek onuruna ve itibarlarına yönelik saldırılarının amacı da açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Eğitim yerine okulu bir darphaneye çevirme sürecinde mesleği ile ilgisi olmayan, angarya niteliğindeki ve mesai düzenini tümüyle ortadan kaldıracak işleri yaptırabilmek için önce itibarsızlaştırmaya yönelik karalama kampanyası gerekiyordu. Sayın Bakan’ın yaptığı da buydu. ADEY, RİDEF gibi uygulamalarla başlayan angaryalar yeni projeyle bir adım daha ileri götürülürken öğretmenlere aynı zamanda birer ücretli köle ve kapı kulu olmaları dayatılıyor. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’na ve öğretmenliği itibarsız
laştırmayı görev edinmiş Sayın Bakan’a anımsatmak isteriz ki bu amaçlarına ulaşmaları öyle kolay değildir. Öğretmenlik mesleği, sizin tüccar mantığınıza göre kolayca değişmeyeceği gibi öğretmenler de öyle genelgelerle, dayatmalarla kapı kulu haline getirilemeyecektir. Eğitim emekçileri mesleki onurlarına sahip çıkacak dirayete sahiptir ve dahası yüz bini aşkın üyesiyle Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası bu olumsuz ve yıkıcı saldırılara karşı geçmişte olduğu gibi bugün de örgütlü gücüyle karşı duracaktır” ifadelerini kullandı.

                                                


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.