DİYANET EĞİTİM MERKEZİ HİZMETE AÇILDI

Diyanet Eğitim Merkezi Manisa'da törenle açıldı. Çok sayıda davetlinin katıldığı törende konuşan Başbakan Yardımcısı Arınç: ''İhtisas ve sanıyorum kıraat üzerine burada büyük hizmetler yapılacak. Pek çok ülkeden buraya kursiyerler gelecek'' dedi.

DİYANET EĞİTİM MERKEZİ HİZMETE AÇILDI

DİYANET EĞİTİM MERKEZİ HİZMETE AÇILDI

Diyanet Eğitim Merkezi Manisa’da törenle açıldı. Çok sayıda davetlinin katıldığı törende konuşan Başbakan Yardımcısı Arınç: ''İhtisas ve sanıyorum kıraat üzerine burada büyük hizmetler yapılacak. Pek çok ülkeden buraya kursiyerler gelecek'' dedi.

Yapımına 1998 yılında başlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Manisa Eğitim Merkezi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın da katılımıyla düzenlenen düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, Manisa Valisi Halil İbrahim Daşöz, Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün, AK Parti Manisa milletvekilleri Uğur Aydemir, Selçuk Özdağ, Muzaffer Yurttaş, katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından İstanbul Fatih Cami İmam Hatibi Osman Şahin'in Kur'an-ı Kerim okuduğu açılış programında, merkezin tanıtım filmi gösterildi. Törende konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, dindar olmanın, mümin olmanın, yeryüzünde en büyük paye olduğunu, ancak bunun ilimden yoksun olması durumunda taassubun ortaya çıktığını ve insanları birleştirmeye gelen dinin ayrıştırıcı bir unsura dönüştüğünü söyledi. Görmez, Manisa'da hayırseverlerin katkılarıyla yaptırılan Diyanet İşleri Başkanlığı Manisa Eğitim Merkezi'nin açılış töreninde, diğer tüm dinler için söyleyebileceği gibi özellikle İslam dininin, kendisini bilgiyle ödeştirmiş ve kendisinden önceki dönemle bilgiyle ayrılmış bir din olduğunu ifade etti. İslamiyet öncesine ''cahiliye dönemi'' denildiğine işaret eden Görmez, şunları kaydetti: ''Dindarlık, mümin olmak yeryüzünde en yüce payedir. Ancak ilimsiz olduğu zaman, fikirsiz ve düşüncesiz olduğu zaman, dindarlıktan sadece taassup ortaya çıkar ve o taassup, bizi birleştirmeye gelen dini ayrıştırıcı unsura dönüştürür. Bugün çevremizde başlayan mezhep kavgalarını çok büyük teessüfle izliyoruz. Geçen hafta Irak'ta 72 insan öldü, dün 60 insan öldü ve sadece İslam'ın o tarihsel bölünmesini aktüelleştirmek isteyen bazılarının emellerine hizmet etmekten başka birşey değil bu. Peki bunun sebebi nedir- Bir tek sebebi vardır, cehalet. Cehalet arttıkça, insanlar mümin de olsa alt düşünceleriyle birbirleriyle kavgaya girerler. İdeolojik çatışmalar olur, mezhep kavgaları oluşur.'' ''FAKÜLTE MEZUNU DİN GÖREVLİSİ SAYISI YÜZDE 60'I AŞTI'' İmanın, bilimle ilimle yüceldikçe, bilgiyle beslendikçe yürekleri birleştireceğine işaret eden Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu nedenle bilgiye çok önem verdiklerini belirtti. Bu çerçevede diyanet teşkilatında görev yapan din görevlilerinin eğitim seviyesinin her geçen gün yükseldiğini ifade eden Görmez, teşkilatta 2004 yılında yüzde 6 seviyesinde olan üniversite mezunu din görevlisi oranının, açık öğretim ilahiyat fakültesi marifetiyle bugün yüzde 60'ı aştığını kaydetti. Görmez, bu noktada son 8 yıl içerisinde teşkilat olarak adeta açık bir üniversite gibi çalıştıklarını ve bütün din görevlilerinin kendilerini daha iyi yetiştirmek için seferber olduklarını dile getirdi. Eğitim seviyesindeki hedeflerini, ''mihraba çıkan tüm din görevlilerinin, cemaatinin her ferdinden alim olması'' olarak tarif eden Görmez, bu hedefe doğru yürüdüklerini söyledi. Bu noktada, eğitim merkezleri ve dini yüksek ihtisas merkezlerinde din görevlilerine eğitimler verildiğini anlatan Görmez, şöyle devam etti: ''Dini Yüksek İhtisas Merkezlerimiz, ilahiyat fakültesinden sonra adeta bir master doktora seviyesinde 3 yıllık bir eğitim veriyor. Aslında 3 yıllık hizmet içi eğitim olur mu, olmaz. Ancak Diyanet İşleri teşkilatı için bu çok önemli olduğundan, belki bir istisna ile Diyanet İşleri teşkilatında ilahiyat fakültesinden sonra kürsüye çıkmak, müftü olmak isteyen arkadaşların 3 yıl dini yüksek ihtisas merkezlerinde yetişmesini zorunlu görüyoruz. Bugün bütün İslam dünyasının alim ihtiyacı var. Sadece Kur'an ve sünnet bilgisi artık yetmiyor. Sadece Kur'an'ın tilaveti, yorumu yetmiyor. Aslolan Kur'an'ı bu asrın idrakine sunabilmek, anlatabilmek.'' YABANCI ÜLKELER İÇİN DE DİN ADAMLARI YETİŞTİRİLİYOR Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, dinin ilimle buluşması noktasında sadece kendi din görevlilerini değil, yabancı ülkelerin din görevlilerine de eğitim verdiklerini belirten Görmez, şunları kaydetti: ''Diyanet İşleri teşkilatı, sadece kendi görevlilerini eğitmiyor, gönül coğrafyamızdaki bütün din görevlileri, din adamlarını eğitiyoruz. Şu anda Türkiye'de 3 bin 680 yabancı öğrencimiz var. Bu çerçevede Somali'den 500 öğrencimiz gelecek. 5 bini aşkın müracaat oldu. Onların içinden seçerek belirledik. Hedefimiz, Somali'nin kötü talihini değiştirecek bilge şahsiyetler yetiştirerek ülkelerine göndermek. Moğalistan'dan Kazakistan'a Haiti'ye kadar dünyanın muhtelif yerlerinden din adamları, artık Türkiye'ye geliyor ve Türkiye'de hizmet içi eğitim görüyorlar.''  SINIR AŞAN DİN HİZMETİ  Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Ali Erbaş ise Diyanet İşleri'nin 130 bini aşan personeliyle ülke sınırını aşar nitelikte din hizmeti verdiğini belirtti. Bu noktada personelin eğitim seviyesini yükseltmeye özen gösterdiklerini ifade eden Erbaş, şunları söyledi:  ''Mensuplarımızın bilgi, birikimlerini artırmak için hizmet içi kurslar ve seminerler son derece önem arz etmektedir. Bu ihtiyacı karşılamak için içinde bulunduğumuz eğitim merkezimiz gibi 18 merkezimiz bulunmaktadır. 2012 yılında en çok önem verdiğimiz konulardan birisi her imamımız, kendi camisinde vaaz etsin projemizden hareketle binlerce imamı eğitimden geçirmeyi planlıyoruz. Bunun için rehber vaizler yetiştirdik, yetiştirmeye devam edeceğiz.'' ARINÇ KONUŞTU Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Diyanet İşleri Başkanlığının Manisa'da hizmete giren eğitim merkezinde, ihtisas ve kıraat üzerinde büyük hizmetler yapılacağını ve bu merkezde pek çok ülkeden din adamlarının eğitim göreceğini ifade etti. Arınç, törende yaptığı konuşmada, eğitim merkezinin açılışında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Merkezin taşıdığı önem karşın böylesi bir merkezin açıldığı konusunun basında yer alıp almayacağı konusunda emin olmadığını dile getiren Arınç, şunları söyledi: ''Bunu sağlamanın bir tek yolu var. Kürsüde konuşan Bülent Arınç olunca bir şey söylemeli ki o gündeme düşmeli. E takdir edersiniz ki siyaset konuşmuyoruz, buranın yeri günlük politika değil. Ama siyaset konuşmadan gündeme gelmek mümkün. Mesela ben de sayın hocalarım gibi besmele çekerek konuşmama başlamış olsaydım, ulusal medya bu açılışı unuturdu ve 'Başbakan Yardımcısı Arınç, sözlerine besmele çekerek başladı' derdi. Şimdi ben bu açılışın bu yönüyle değil, bu muhteşem beraberlikle gündeme gelmesini istiyorum. Besmele çekerek söze başlamak çok güzel bir şey ama ben onu yapmadan başka bir şekilde bu düşüncemi gerçekleştirebiliyorum. Bismillah her hayrın başıdır.'' ''PEK ÇOK ÜLKEDEN KURSİYERLER BURADA YETİŞECEK'' Arınç, açılışı yapılan merkezin, imece usulüyle herkesin katkıda bulunmasıyla gerçekleştirildiğine işaret ederek, katkı verenlere teşekkürlerini ifade etti. Merkezin, Manisa için gecikmiş bir hizmet olduğunu dile getiren Arınç, ''İnşallah şimdi ihtisas ve sanıyorum kıraat üzerine burada büyük hizmetler yapılacak. Pek çok ülkeden buraya kursiyerler gelecek. Manisa'nın saygınlığı, rahmeti, bereketi, inşallah bu güzel yüksek ihtisas merkezimizin faaliyete geçmesiyle en güzel halini alacak. Hayrı, emeği geçen bu işi bu noktaya getiren bütün arkadaşlarımızdan Allah razı olsun'' dedi. Törende, konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa Valisi Halil İbrahim Daşöz ve Belediye Başkanı Cengiz Ergün ile hayırseverlere plaket verdi.

Arınç ve beraberindekiler daha sonra merkezin açılış kurdelesini birlikte kesti. 

 

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.