DEVLET BAHÇELİ'YE COŞKULU KARŞILAMA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Manisa Belediyesi'nin yapmış olduğu 8 yatırımın toplu açılış törenine katılmak için Manisa'ya geldi. Bahçeli, ilk olarak Manisa Belediyesi'ni ziyaret etti. Belediye Başkanı Cengiz Ergün, makamda Genel Başkan Devlet Bahçeli'ye Osmanlı dönemi sembollerinden bir ibrik hediye etti.

DEVLET BAHÇELİ'YE COŞKULU KARŞILAMA

 

DEVLET BAHÇELİ’YE COŞKULU KARŞILAMA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Manisa Belediyesi’nin yapmış olduğu 8 yatırımın toplu açılış törenine katılmak için Manisa’ya geldi. Bahçeli, ilk olarak Manisa Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Başkanı Cengiz Ergün, makamda Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye Osmanlı dönemi sembollerinden bir ibrik hediye etti.

Hafsa Sultan Parkı Yaşam Alanı 1. ve 2. Etap, Anafartalar Parkı, Dış Mahalle Kafetaryası, Horozköy Kapalı Pazaryeri, Laleli Çocuk Kulübü, Malta Parkı, Toki 2 Spor tesisleri ve Uncubozköy Kır Kahvesi olmak üzere 8 yatırımın açılış töreni MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katıldığı tören ile Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda yapıldı.

Açılış törenine MHP Manisa Milletvekilleri Sümer Oral, Erkan Akçay, Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün, MHP’li parti teşkilat üyeleri ve partiye gönül vermiş vatandaşlar katıldı.

İLK ZİYARET BELEDİYEYE

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Manisa’ya yaptığı ziyaretlerde ilk olarak Manisa Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Başkanı Cengiz Ergün, makamında Genel Başkan Bahçeli’ye Osmanlı dönemi simgelerinden biri olan ibrik hediye etti.

TOPLU AÇILIŞ TÖRENİ ATATÜRK SPOR SALONUNDA YAPILDI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katıldığı toplu açılış töreni Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda yapıldı. Tören öncesinde ilk olarak Manisa Belediyesi tarafından yapılan yatırımların anlatıldığı kısa bir tanıtım filmi izlendi. 8 yatırımın tanıtımının yapıldığı kısa tanıtım gösterimi ile Genel Başkan Devlet Bahçeli bilgilendirildi.

Belediye Başkanı Cengiz Ergün açılış konuşmasını yaptı. Başkan Ergün, "Göreve geldiğimizde kasası boşatılmış, öz varlıkları satılmış, hizmette ayrımcılığa çanak tutan, batağa saplanmış bir belediye ile karşılaştık. Mesaimizin ilk aylarında alacaklarla boğuştuk. Elektriklerimiz kesildi yılmadık, projelerimize onay verilmedi sabrettik.
'Bunlar yapamaz, gider' dediler, içimize nifak sokmaya çalıştılar, sabrettik. Çok geçmeden hem borçları bitirdik hem de kasamızı para doldurduk. Manisalıların dualarıyla Manisa Belediyesi'ni hem bataklıktan kurtardık hem hizmetlerimizi sıralamaya başladık. Tek mahalleye değil, her mahalleye hizmet sloganıyla çıktığımız bu yolda her mahalleye hasret kaldığı hizmetleri götürdük. 500 bin metrekare alanda üst yapı düzenlemesi, 40 kilometre yağmur suyu ishale hattı döşedik. Manisa Belediyesi'nin asfalt rekorunu
kırarak kent merkezi başta olmak üzere 190 bin tona ulaştık. Mahallerde yeni yaşam alanları oluşturduk. Osmanlı kentinde Mimar Sinan'ın eserleri çevresinde çok katlı binalara izin veren zihniyete inat, bu eserlerin çevresinde kamulaştırmalar yaparak açtık. Belediye'nin kasasında yılda 10 milyon TL gibi bir tasarruf sağladık. Kısa sürede bunlar gibi daha bir çok hizmetler yaptık" dedi.
Katı atık bertaraf tesisinin 2012 yılında startını vereceklerini söyleyen Ergün, "Atık su arıtma tesisi, Bedesten Meydanı, Küçük Sanayi Köprülü Kavşağı, yeni futbol sahası ve spor tesisleri, yeni otogar gibi daha bir çok projemizi tamamladık, çalışmalarına başladık" diye konuştu. Ergün, sözlerinin sonunda, hizmetlerin gerçekleşmesinde emeği geçen başta belediye personeli olmak üzere herkese teşekkür etti.
Daha sonra platforma çıkan MHP lideri Devlet Bahçeli, salondaki kalabalığı selamladı. Projelerin Manisa'ya hayırlı, uğurlu olmasını dileyerek sözlerine başlayan MHP lideri, Belediye Başkanı Cengiz Ergün'ü de tebrik etti. Bahçeli, "Manisa bizleri şükürler olsun ki hiç mahcup etmedi. Eli hep elimizde, duası ve yüreği sürekli bizimleydi. Bu aziz vatan köşesi, milli duruşunu hiç kimseden çekinmeden gösterdi. Manisa'yı çağdaş bir kent görünümüne tam olarak ulaştırmak, örnek bir kent haline getirmek istiyoruz.
Tarihi dokuya zarar vermeden kültür turizmini geliştirerek tanıtmak, istihdamı teşvik ederek aş ve iş sorunu çözecek çalışmaların peşinde olacağız. Manisa'yı dengeli, tüm mahalleleri ve sokakları ile uyumlu şekilde geliştirmek gayesindeyiz. Nitekim Manisa Belediyesi bunu en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Belediyemizin, kökenine ve mezhebine bakmadan burada yaşayan her bir vatandaşı Cenab-ı Allah'ın bir emaneti olarak gördüğünü biliyor ve inanıyorum. Bizim anlayışımızı da yapay, ısmarlama ayrımlar, küskünlükler yoktur. İdeolojik ve inanç türü hiziplere, çatışma dinamiklerine geçit yoktur. Doğulu-batılı, kuzeyli-güneyli tasnifi bulunmamaktadır. Bizim için herkes büyük Türk milletinin eşit ve onurlu bir ferdidir. Bizim gönlümüz herkese açıktır, gönlümüzde herkese yetecek sevgi vardır. Hangi şartta olursa olsun gariplere uzanacak el bizim olmalıdır. Yoksulların yardımına bizim merhametimiz yardımseverliğimiz ulaşmalıdır" dedi. 

VAN DEPREMİ
Van'da yaşanan deprem felaketine değinen Bahçeli, "Depremden dolayı milletimiz gergin ve üzüntülüdür. Maalesef yine canımız yanmış, enkaz ve beton yığınları canımızı yakmıştır. Bu arada yardım için ülkemize gelen yabancı ülke vatandaşlarından da göçük altında kalanlar olmuştur. Burada ikinci Van depreminde hayatlarını kaybeden herkese yüce Allah'tan rahmet diliyor, yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Halen tedavi gören kardeşlerimin de biran önce şifa bulmalarını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Hükümeti tedbirsiz olmakla suçlayan Bahçeli, şunları söyledi:
"İkinci Van depremi ihmali, kayıtsızlığın ve göz göre göre felakete boyun eğmenin bir özetidir. AKP'nin şaşkın ve şuursuz hali, 23 Ekim depreminden sonra gerekli önlemlerin alınmasına engel olmuştur. Başbakan ona buna laf yetiştirip, polemikle vakit geçirirken yıpranmış, yorulmuş binalar gözlerden kaçmış, adeta dokununca yıkılacak bir duruma gelmeleri fark edilememiştir. Üstelik buralardaki konaklamalara sessiz kalınmış, tehlikeyi hissedecek yetenek gösterilememiş ve zannedersiniz ki yıkıma davetiye çıkarılmıştır. Çöken Bayram Oteli'nin durumu buna örnektir. AKP hükümeti, Van depreminde sınıfta kalmıştır. Sevk ve idare unsurları sorunları teşhis etmede ve çözmedeki zayıflıkları, depremin maliyetini maalesef arttırmıştır. Büyük deprem sonrasında Van'da ikinci bir depremin olabileceği yönünde yorum ve değerlendirmeler yapılırken, AKP buna duyarsız kalmış ve çekinmeden 1999 depremi ile bugünkünü kıyaslamıştır. Her şeyi eline yüz ir çok projemizi tamamladık, üne bulaştırmış ve ikinci Van depremine teslim olmuştur. Oysa ki hükümet geçmişten ders almış olsaydı böylesi aciz bir duruma düşmezdi. 1999 yılında tarihin en büyük felaketlerinden olan 17 Ağustos Gölcük merkezli deprem ile 12 Kasım Düzce depremi arasındaki ilişkiyi iyi okuyabilseydi kuvvet ve muhtemel riskleri tespit edebilir ve gerekli önlemleri de alabilirdi. Ne var ki, AKP hükümeti bunu yapamadı, yapmadı. Yapmak istese de başaramadı. Günleri boş yere geçirdi ve 'bizim depremimiz, sizin depreminiz' ayrımına giderek, bundan siyasal fayda umacak kadar küçüldü. Siz sürekli olarak 'depremle mücadele edecek bilgi birikimimiz var' derken, kastettiğimiz geçmişin acı tecrübeleriydi. Çünkü biz parti olarak, hükümet yıllarımızda depremin en karanlığı, en şiddetlisiyle mücadele ettik. Yıkımdan, felaketten kurtulmak için hiç durmadık, hiç dinlenmedik. Enkazı, milletimize duyduğumuz derin sevgiyle kaldırdık. Ama AKP bunları, hırsları ve doğruya gönlünü kapatması nedeniyle görmedi, anlamadı. Bu itibarla kayıplarımız arttı ve ne yazık ki deprem Van'ı dehşet bir biçimde sarstı. Üzüntümüz ve acımız sonsuzdur. Türkiye doğal felaketlerle yaşamasını öğrenmek ve bunu da kabul etmek durumundadır. AKP hükümeti fantastik ve çılgın projelerle milletimizi aldatmayı ve hayat tacirliği yapmayı biran önce bırakmalıdır. Ayağı yere basmalı ve vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği sağlayacak tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirmelidir."

DIŞ POLİTİKAYI DEĞERLENDİRDİ
Hükümetin dış politikasını değerlendiren Bahçeli, "Yakın coğrafyamız ve komşu ülkeler adeta diken üstündedir. Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde orta doğudaki değişim ve dönüşümler hızla ilerletilmektedir. Ülkeler yeni bir konum ve görünüm kazanmakta, dünün otoriter yönetimlerinin yerine küresel çevrelerce ihtiyatta bekletilen kişiler devreye sokulmaktadır. Libya'dan sonra bütün hesapların merkezine Suriye oturmuştur. Bölgesel savaş senaryoları batı siyaset labirentlerinde ısıtılmakta ve servis edilmektedir. İsrail'in İran üzerine kışkırtıldığı, Türkiye'nin Suriye'ye yönlendirildiği sinsi bir plan hızla mesafe almaktadır. Ekonomik krizler Avrupa Birliği (AB) ülkelerini sallamakta, iktidarlar devrilmekte, yönetimler düşmektedir. Fransa, Almanya'nın resti Yunanistan'ı siyasal türbülansa sokmuş, ekonomik dar boğaz ve bütçe açığının alarm zillerini çalması İtalya'yı yere sermiştir. Diğer taraftan da Irak'ın kuzeyindeki peşmerge çetesi devletleşmek ve sınırlarını genişletmek için faaliyet
göstermektedir. Büyük Ortadoğu Projesi'nin yükselen yıldızı peşmerge reisi, kendisine müsaade edilen alanda fütursuzca rolünü oynamakta ve Başbakan Erdoğan'ın sürekli mevzi kaybetmesine neden olmaktadır. Peşmergenin AKP'ye karşı dayatan, kabul ettiren, tavsiye veren, nasihat eden ve eyvallah etmeyen tavrı belirgin bir biçimde ortaya çıkmıştır. Başbakan, teröre destek verdiklerini söylediği Avrupa ülkelerini hedefine alırken, bölücülüğün ve kaçakçılığın hamisine el uzatmış, kucak açmış ve kırmızı halılarla ağırlamıştır. Barzani'nin AKP'yi bölücülüğü kabul etmeye, siyasal çözümlere hareket etmeye ve zilleti kabul etmeye çağırdığı açıktır. Başbakan Erdoğan'cz ir çok projemizi tamamladık, ın da bu gelişmelerden hiç rahatsızlık duymadığı ve yüreğinin sızlamadığı anlaşılmaktadır. İsrail ile Gazze konusunda kayıkçı kavgasına tutuşan ve sahte diklenmeler sergileyen Başbakan, şehitlerimizin kanlısı, cinayetlerin faili yardım ve yataklıktan birinci derecede sorumlu olan kişiyi Ankara'da bağrına basmıştır.
Başbakan Erdoğan'ın siyasi hesaplarla başlattığı, teröre teslimiyet süreci olan PKK açılımı, İmralı canisi ile diyalog ve müzakere süreçleri, Barzani ve Kandil'deki çetelerle kurulan temas ve görüşme kanalları, sözde ateşkes pazarlıkları, siyasi af, ikinci bayrak, ikinci dil, demokratik özerklik tartışmaları sonrası Türkiye'nin bugün geldiği nokta her yönüyle endişe vericidir. Başbakan Erdoğan'ın PKK'nın taleplerini yeni anayasa değişiklikleriyle karşılama konusunda verdiği umut sonrası, terör örgütü
hedefine ulaşacağı umuduna kapılmış, bu yönde daha da cesaretlenerek pervasızlaşmıştır. Türk milletini etnik temelde bölme fikrine psikolojik olarak hazırlamak için yürütülen faaliyetlerin yoğunluk kazanması, gazete sayfalarında terör elebaşılarıyla yapılan söyleşilerin tefrika halinde yayımlanması husumet kuşatmasının derinlik kazandığını göstermektedir. Bu itibarla, yeni anayasa süreci, PKK'nın aklanacağı, bölücülüğün meşrulaşacağı, etnik tanımlamanın yapılacağı bir zemin olmamalıdır. Ve Allah'ın izniyle
buna da kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu.

"KCK" OPERASYONLARI
Başbakan Erdoğan'ın "KCK" operasyonlarıyla ilgili izlediği tutum ve yöntemin bundan sonraki aşamaları yakından etkileyeceğini ifade eden Bahçeli, "Eğer Başbakan Erdoğan'ın terör oluşumu olan KCK konusundaki düşünceleri samimi ve doğruysa, partimiz ve aziz milletimiz kendisini sonuna kadar destekleyecektir. Ancak, bu da bir göz boyama taktiği ve günü kurtaran, vaziyeti idare eden dönemsel bir hamleyse, kendisi bunun vebalini ve hesabını mutlaka verecek ve milli nefeslerin tufanında bir gün yok olup gidecektir" dedi. Daha sonra belediye tarafından organize edilen açılış töreni gerçekleştirildi.   

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.