DERSİM YETMEZ!

"Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü." Eksik söylemiş demek ki!

DERSİM YETMEZ!

DERSİM YETMEZ!

Ne demişti Orhan Pamuk; “Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü.” Eksik söylemiş demek ki! Dersim’i de kast ederek “100 bin de Alevi öldürüldü” demeliydi! Dersini tam çalışamamış! **   CHP milletvekili Hüseyin Aygün, Dersim olaylarıyla ilgili ‘dönemin’ CHP’sini sorumlu tutunca, birçok ‘aydın’ ve siyasetçi konuya mal bulmuş mağribi gibi saldırıverdiler! Ana fikir belli: “Tarihimizle yüzleşmeliyiz.” **   Hasan Cemal’inden, Güneri Civaoğlu’na, Ahmet Hakan’ından İclal Aydın’ına, Taha Akyol’undan Amberin Zaman’ına kadar kalem oynatmayan kalmadı.   Hem Hüseyin Aygün için hem onun açıklamasına karşı açıklama yapanlar için CHP’de disiplin yolu gözüktü.   Ak Parti milletvekili Mehmet Metiner iki öneride bulundu: “Mecliste Dersim katliamıyla ilgili bir araştırma komisyonu kurulsun” ve “Dersim’i bombalayanlar arasında olduğu iddia edilen zamanın pilotu Sabiha Gökçen’in adını taşıyan havaalanının adı değiştirilsin” Metiner, böylece tarihsel yüzleşmeye hazır hale gelineceğini ve bir özür faslının başlayacağını düşünüyor.   Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da, “tarihle yüzleşmek” adına Dersim olaylarına dair bütün gerçeklerin ortaya çıkarılması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi. **   Bizim toplum olarak temel sorunlarımızdan birisi “bilgi” ye karşı duyduğumuz vurdumduymazlıktır. Duyduklarımız, görüşlerini beğendiğimiz insanların söyledikleri, kendi fikirlerimizi oluşturmak için yeterli oluyor. Karşı görüşlere de bu yüzden tahammül edemiyor, tepkimizi hakaret ve öfke dolu sözcüklerle ifade ediyoruz. **   Dersim acının adıdır. Hayatın diğer yüzüdür. Ölümü çağrıştıran diğer yüzünün... Günümüzden o acı yüze bakarken, hala ve ısrarla yanlış tespitlerin yapılması, kişisel egoların, siyasal hesapların işin içine girmesi o acıyı daha da arttırıyor. Bu ülkede her görüşten insanlar acılar çekmiştir. Acıların çoğuna sırt çevirip, işimize geleni öne çıkarırsak, üstelik yanlış verilerle doğru sonuçlara varacağımız yanılgısına düşersek, bu işin içinden çıkamayız! **   Dersim olaylarının sebebi etnik değildir! Dersim olaylarının sebebi mezhepsel de değildir!   Dersim olaylarının ve daha öncesinde-sonrasında bölgede yaşanan ayaklanmaların, terör olaylarının, PKK terörünün, ekonomik geri kalmışlığın, sosyal-kültürel problemlerin sebebi, yüzyıllardır bölgeden söküp atılamayan FEODALİZM gerçeğidir! Derebeylik düzenidir! Hem devleti yönetenler, hem bölgenin ‘önde gelen’ siyasetçileri, ‘aydınları’ bu düzenin devamını engelleyememişler ve engellemek için çaba göstermemeye devam etmektedirler. **   Kimse kimseyi kandırmasın! Terminolojik kelime oyunları yapıp Kürtçülük, Türkçülük, İslamcılık, Batıcılık, Atatürkçülük, Milliyetçilik, Devrimcilik falan taslamasın! Bölgenin toprağa dayalı düzeni değişmedikçe, oyunu ipotek etmeyen ‘bireyler’ yetişmedikçe, bölgenin ‘aydınları’ devleti yönetenlere sallamayı bırakıp yıkmaya güçlerinin yetmediği feodal düzene eleştiriler getirmedikçe, herkes ama herkes mazeretler ardına sığınmayıp apaçık gerçeği görmedikçe ve bu temel sorunun çözümü için kafa yormadıkça varacağımız yerin hayırlı olmayacağı aşikardır.    Bu bölgede bin yıldır hüküm süren feodalizmi yok etmeyi, toprak reformu yapmayı tek bir lider düşünmüştür, o da Mustafa Kemal’dir! Ve ona karşı gelen grubun en önlerinde bugünün demokratlarının yere göğe koyamadıkları Adnan Menderes geliyordu! **   Şimdi bazı kimselerin, Atatürk gibi bir değeri yıpratmayı da hesap ederek Dersim olaylarını bahane edip ‘tarihle yüzleşmemizi’ istemeleri ironik olduğu kadar acı vericidir de... Asıl amaçları Dersim’in üzerinden bir partiyi, bir ideolojiyi yok etmek, açıkça yapamadıkları Atatürk’ü suçlamayı dolaylı yapmak isteyenlere tek bir soru sormak isterim; “Bu ülkede Atatürk’e en çok bağlı olanların başında neden Dersimliler gelmektedir?” **   Evet tarihimizle yüzleşelim... Madem tarihimizle yüzleşmek istiyoruz o halde tarihimizdeki birçok acıyla yüzleşelim. Yalnız Dersim yetmez! **   Yavuz Sultan Selim’in, egemenliğini derinleştirmek uğruna Anadolu’da onbinlerce Alevi insanımızı nasıl öldürdüğünü de konuşalım! Osmanlı sadrazamı Kuyucu Murat Paşa’ya neden “kuyucu” dendiğini de anlatalım! Muhteşem Yüzyıl’ın yalnızca Hürrem’den oluşmadığını, o muhteşemlik için Kanuni döneminde de ne kıyımlar yapıldığıyla da yüzleşelim! **   Mayıs 1980’deki Çorum Katliamıyla da yüzleşelim! 1978’deki Kahramanmaraş Katliamıyla da! **   2 Temmuz 1993’den beri, yakıldığı yerden acının dumanı tütmeye devam eden Madımak Oteli’yle de yüzleşelim! Onların da tüm sorumlularını ortaya çıkaralım! **   Tarihimizle yüzleşelim elbette! 1950-1960 yılları arasında Atatürk Cumhuriyeti’nden nasıl uzaklaştığımızı, o haksız idamların gölgesini üzerimize düşürmeden konuşalım. Menderes hükümetinde yapılan tüm yanlışları konuşalım, “küçük Amerika”nın temellerinin nasıl atıldığını... **   12 Mart ve 12 Eylül’ün bu ülkenin tüm düşünen insanlarının üzerinden nasıl silindir gibi geçtiğini de konuşalım! Dünün “Kürt” yoktur diye bağıranlarının bugün nasıl en gözde ‘aydınlara’ dönüştüğüyle de yüzleşelim... **   Kore’ye, Afganistan’a gönderdiğimiz evlatlarımızın şehit olarak dönmesinde sorumluluğu olan hükümetlerimizi de konuşalım... Adnan Menderes ve arkadaşlarının idamlarının yanlışlığını nakış gibi nesillerin beyinlerine işleyenlerin, Deniz ve arkadaşlarının idamlarını ve dramlarını nasıl yok saydıklarıyla da yüzleşelim! **   Madem tarihimizle yüzleşeceğiz... Dersim yetmez!   Asım Uslu asimuslu@manisahaberleri.com


Etiketler; #dersim #yetmez

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.