ÇOCUĞUNUZU OYUNCAK SİLAHTAN UZAK TUTUN!

Çocuğun gelişiminde tanımadığı bir oyuncakla tanışmasının korku ve endişeye neden olduğunu ifade eden Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Birimi Uzman Dr. Burcu Serim, silah, patlayıcı türü oyuncakların çocukları olumsuz etkilediğini söyledi.

ÇOCUĞUNUZU OYUNCAK SİLAHTAN UZAK TUTUN!

ÇOCUĞUNUZU OYUNCAK SİLAHTAN UZAK TUTUN!

Çocuğun gelişiminde tanımadığı bir oyuncakla tanışmasının korku ve endişeye neden olduğunu ifade eden Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Birimi Uzman Dr. Burcu Serim, silah, patlayıcı türü oyuncakların çocukları olumsuz etkilediğini söyledi.

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Birimi Uzman Dr. Burcu Serim, çocuk ve oyuncak ilişkisi hakkında bilgi verdi.  Oyunun çocukların fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişiminde hem araç hem de amaç olduğunu kaydeden Dr. Burcu Serim, çocukların dış dünyayı keşfetmesini, duyuları tanımasını, toplumsal kurallarını, ahlaki yapısını gelişmesine yardımcı olduğunu belirtti. “Önemli olan hangi yaşta hangi yaşta hangi oyunun oynandığı ve hangi oyuncağın kullanıldığıdır” diyen Dr. Serim, “Çocuğun gelişiminde tanımadığı bir oyuncakla tanıştırmak hem onlarda korku ve endişeye sebep olur, hem de gelişim basamağında kilitlenmeye neden sebep olur. Onun için çocuğun gelişimsel dönemlerini iyi bilmek gerekir” dedi.

ÇOCUK 0-1 YAŞINDA DUYGUSAL OLUYOR

0-1 yaşın çocuğun keşfetme ve dünyayı tanıma yaşı olduğunu vurgulayan Dr. Burcu Serim, bu yaşta daha çok duygusal durumların ön planda olduğunu belirterek, “Bu yaşta çocuklar daha çok ses çıkaran, renkli, yumuşak oyuncaklarla oynar. Tahta, sivri aletler seçilmemeli çünkü çocuk kendine zarar verebilir. 1 yaşından itibaren çocuk etraftaki nesneleri tanımaya başlıyor. 1 yaşın en önemli konusu ortak dikkat gelişimidir. Çocuklar yetişkinlikle birlikte ortak bir nesneye bakabiliyor. 1-2 yaş arasında bir çocuk bunu geliştirmiş olması lazım. Amaçlı bir oyun olmuyor bu yaşta. Nesneleri yavaş yavaş amacına uygun kullanmaya başlar. Elini bir telefonu verdiğinizde onu kulağına götürebilir. Genellikle yalnız oynar. 2-3 yaşında ise amaçlı oyun başlar. Tahtadan kule yap dediğiniz de yapar. Bu dönemde daha çok aileler masal anlatma gibi oyunları tercih eder” dedi.

 

KARŞILIKLI ETKİLEŞİM ARTIYOR

Aynı yaşta iki çocuğun karşılıklı oyun kurmasının beklenmemesi gerektiğine vurgu yapan Dr. Burcu Serim, “Bu yaşta çocuklar daha çok paralel oyunlar oynar. 3-6 yaş arasına oyun çocuğu diyoruz. Tamamen amaçlı oyunun başladığı dönem oluyor. Çocuklar oyun kurmaya başlıyor, yarışlar yapıyorlar. 4 yaşından bu sonra bu oyunların konuları, senaryoları olmaya başlıyor. Hayali gelişim de arttığı için sihirli, büyülü, kurallı, yaratıcı oyunlar gelişiyor. Kuralları öğrenen çocuk, karşı taraf uymadığında onu uyarabilir. Masa başı oyunlar başlar. Uzun sürdüremezse de bundan keyif alır. Karşısındaki kişinin zihnini okuyabilir. Dolaysıyla empati duygusunun geliştiği bir dönemdir.  Bu dönemde hayali arkadaşlar ön plana çıkar. Aileler bu konuda çok endişelenip geliyor. Bu 4-6 yaş arasındaki çocuklar için çok normal. Bu durum çocukların hayal güçlerinin gelişmiş olduğunu gösterir. Kendince hayaller kurduğunu, kendince vakit geçirebildiğini gösterir. Çocuklar kendi hayatlarında yaşadıkları olumsuz durumları oyunla olumlu duruma dönüştürüyor” dedi.

ÇOCUĞUN İSTEDİĞİ HER OYUNCAK ALINMAMALI

Oyun konusunda çocuklara sınır konulmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Burcu Serim, “Ancak bir çocuk her oyuncağı zaman ailesi onu alıyorsa belli bir süre sonra çocuk hayırı öğrenmemiş oluyor. Her istenen oyuncağı almamız gerekiyor. Çünkü bu durum ilerisi için önemli bir durumdur. Aileler öfke nöbetleriyle karşı karşıya kalabiliyorlar. Çocuğun isteğine katlanabilmek ve erteleyebilmek çok önemlidir. Gelecek hayatta çocuğun mutlu olabilmesi için. Oyuncak seçerken şatafatlı oyuncaklar yerine sade oyuncaklar seçilmeli. Basit oyuncaklar çocukların yaratıcılıklarını geliştirmesine yardımcı olur. Biz bir çocuğun bir nesneden bir şey çıkarmasını istiyoruz. Her şeyi önüne hazır verdiğinizde onun hiçbir yaratıcılık özelliği kalmıyor” dedi.

ŞİDDET ÇOCUKLARA YANSIYOR

Çocukların son zamanlarda silah, patlayıcı gibi oyuncaklara yönelmesini değerlendiren Dr. Burcu Serim, “Her kanalda, çizgi filmde şiddet normal bir durum haline geldi. Bu şiddet olayları çocuklara da yansıyor. Çocuklara yansıması çok daha tehlikeli sonuçlar doğuruyor. Çok küçük yaşta şiddetle tanışan, normal sayan çocuk gelecekte de şiddet uygulayan bir birey haline geliyor. Biz çocukların televizyondan ziyade kendi akranlarıyla oynamasını istiyoruz. Çocukların kreş yaşına geldiğinde kreşe gitmesini istiyoruz. Bu tür oyuncaklar çocukları olumsuz etkiliyor. Bu konuda aileler çok dikkatli olmalı” diye konuştu. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.