CHP'Lİ ÖZEL, 'KADIN CİNAYETLERİ'Nİ DEĞERLENDİRDİ

CHP Manisa Milletvekili Özel: "Bu fotoğrafın kullanılması gazetecilik ilkeleri ile bağdaşmaz.

CHP'Lİ ÖZEL, 'KADIN CİNAYETLERİ'Nİ DEĞERLENDİRDİ

CHP'Lİ ÖZEL, 'KADIN CİNAYETLERİ'Nİ DEĞERLENDİRDİ

CHP Manisa Milletvekili Özel: “Bu fotoğrafın kullanılması gazetecilik ilkeleri ile bağdaşmaz.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, yaşanan kadın cinayetleriyle ilgili yaptığı açıklamada, "Her bölgede, her ilde, her sosyal sınıfta kadınlar aşağılanmanın ve şiddetin kucağına terk edilmektedir" dedi.  Manisa'da yaşanan acı olayda, 'kadın cinayetleri'nin son kurbanı olan Şefika Etik'in fotoğrafının ulusal bir gazetenin manşetinde kullanılmasının yankıları sürüyor. Bununla ilgili son eleştiri CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel'den geldi. Özel, "Her bölgede, her ilde, her sosyal sınıfta kadınlar aşağılanmanın ve şiddetin kucağına terk edilmektedir. 7 Ekim Cuma sabahı tüm Türkiye bir gazete manşeti ile sarsıldı. Bir gün önce Manisa'da gerçekleşen bir kadın cinayetinin sürmanşetten verilen fotoğrafıydı bu. Aslında artık, toplum olarak kanıksamaya başladığımız kadına yönelik şiddet ve vahşet haberlerinden biriydi. Birçok kurum ve birey haberin veriliş şekline itiraz etti, etmelidir de. Zira şiddeti görünür kılma amacı taşısa bile; cinayete kurban giden bir kadının ölü bedenini teşhir etmek, yalnızca şiddetin meşrulaştırılmasına neden olmuştur. Bu tür bir fotoğrafın kullanılması gazetecilik ilkeleri ile bağdaşmaz. Bu haber ile zaten kendisini güçsüz hisseden birçok kadına, farkında olunsun ya da olunmasın, verilen mesaj çok ağırdır. Tereddütsüz bir biçimde medya bu konuda sorumlu davranmalıdır. Ancak bir de bizleri bu fotoğrafı görmeye, binlerce kadının bu acıyı yaşaması ile sonuçlanan süreçleri ve nedenleri bir bütün olarak görmek ve hep birlikte sorumluluklarımızı ve sorumsuzluklarımızı bir kere daha düşünmek gerekmez mi?" dedi.

KADINA ŞİDDET
Özel, açıklamasına şöyle devam etti: "Türkiye'de her gün üç kadının öldürüldüğü bir gerçekken, kadına yönelik şiddet çok daha görünür ancak maalesef çok daha sıradan bir hal almışken, Türkiye'nin 'gelişmiş' ekonomisi, kadın-erkek eşitliği konusunda bir arpa boyu yol almazken, devlet-polis kadınları koruyamazken, hukuk sistemi gerçekten caydırıcı cezai müeyyideleri uygulamazken, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) gibi bir kurum dahi, yargının iş yükünün azaltılması için 'Tecavüze uğrayan kadının tecavüzcüsüyle evlenmesi halinde dava düşürülmeli' yönünde bir öneri sunabilirken, her bölgede, her ilde, her sosyal sınıfta kadınlar şiddetin ve aşağılanmanın kucağına terk edilmişken; bizler bu cinayetler nasıl oluyor diye sorabilir miyiz? Kadınlar en çok aile içinde, en yakınındaki erkekler tarafından şiddete uğrarken, ilgili Bakanlığın ismindeki 'kadın' ibaresini kaldırarak yalnızca aileyi korumaya ve güçlendirmeye odaklanan siyasal iktidarı sorumsuz görebilir miyiz? Söz konusu olayda sırtından bıçaklanarak öldürülen Şefika Etik sığınma evinden çıktıktan kısa bir süre sonra öldürülmüştür. Bir diğer acı gerçek ise sığınma evinin yerinin katil kocası tarafından biliniyor olduğu ve sanki kreşten çocuğunu alır gibi daha önce defalarca şiddet uyguladığı halde Şefika Etik'i alıp gidebilmesidir. Kısacası Manisa'da yaşanan olay, yıllardır cinayete kurban giden ve devlet tarafından korunmayan kadınların, benzeri olaylarda yeterince ceza almadığı için namus ve benzeri bahanelerle erkeklere öldürme hakkı veren toplumsal mekanizmaların sonucudur. Ve bu olan bitenden gerekli tedbirleri almayan siyasi iktidar yani AKP birinci derecede sorumludur."

ACİL TEDBİRLER ALINMALI
Sorumluluk sahibi hükümet, ilgili bakanlık/bakanlıklar, hukuk sistemi, kolluk kuvvetleri ve medya bu acı tablonun bir daha oluşmaması için gerekli önlemleri alması gerektiğine işaret eden Özel, "Acilen her belediyede kadınlar için güvenli ve yaşanabilir sığınma evleri açılmalıdır. Kadına yönelik şiddeti durduracak yeni yasal düzenlemeler yapılmalı ve hukuk sistemi neredeyse bir kıyıma dönüşmüş olan kadına yönelik şiddet konusunda duyarlı değerlendirmeler yapmalı, kararlar almalıdır. Medya kadına yönelik baskı, istismar ve şiddeti, zımni ya da açık bir biçimde, meşrulaştıran yayıncılık anlayışına tüm düzeylerde son vermelidir. Yalnızca olay milletvekili olduğum Manisa ilinde yaşandığı için değil, Türkiye'nin her noktasında artarak süren kadına yönelik şiddet konusunda hem bir parlamenter hem de bir birey olarak elimden gelen her türlü çabayı sarf edeceğimi ifade etmek isterim. Kadınların, güvenli ve onurlu yaşam hakları için sorumlu tüm kişi ve kurumları da; bugünden itibaren itirazsız, çekincesiz, şartsız, koşulsuz bir şekilde çalışmaya ve sorumluluğu birlikte üstlenerek bu utanca bir son vermeye davet ediyorum" şeklinde konuştu. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.