ÇANAKKALE KONFERANSLA ANILDI

Celal Bayar Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin 98. Yıldönümü nedeniyle düzenlenen "Çanakkale Savaşlarında Atatürk ve Anzaklar" konulu konferans, büyük bir katılımla Muradiye Yerleşkesi Prof. Dr. Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

ÇANAKKALE KONFERANSLA ANILDI

ÇANAKKALE KONFERANSLA ANILDI

Celal Bayar Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 98. Yıldönümü nedeniyle düzenlenen “Çanakkale Savaşlarında Atatürk ve Anzaklar” konulu konferans, büyük bir katılımla Muradiye Yerleşkesi Prof. Dr. Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Konferans, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bayram Akça tarafından verildi. Doç. Dr. Akça, Manisa’ya konferans vermek için ilk kez geldiğini dile getirerek, bu büyük ilgiden çok mutlu olduğunu söyledi. Konferansa Vali Yardımcısı Necmettin Yalınalp, Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Köroğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Çelik, il müdürleri, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Celal Bayar Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ömer Karakaş, Çanakkale Savaşı’nın önemine değinerek şunları ifade etti: “18 Mart 2013 tarihi, Türk milletinin yedi düvele karşı “Çanakkale Geçilmez” kararlılığı ile karşı durduğu, yenilmez zannedilen haçlı donanmasını bir kez daha, hem de bütün yokluklara ve mahrumiyetlere rağmen dize getirdiği Çanakkale Savaşlarının 98. Yıldönümüdür. Çanakkale destanı, Çanakkale’deki Mehmetçiğin yiğitliği ve vatan aşkı anlatmakla bitmez.”
Konferansı veren Doç. Dr. Bayram Akça ise, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarih sahnesine Çanakkale Savaşları ile çıktığını belirterek, “Kara Savaşları ve Deniz Savaşları olarak iki kısmında değerlendirilebilecek olan Çanakkale Savaşlarında, İtilaf Devletleri Çanakkale Boğazı’nı geçmek için 18 Mart 1915 tarihinde büyük bir taarruz başlatır. Bu sırada, 5. Ordunun başında Alman General Liman von Sanders, aynı orduya bağlı 19. Tümen Komutanı olarak da Yarbay Mustafa Kemal vardır. Mustafa Kemal, Anzak birliklerinin çıkarma yapacağı bölgeyi tahmin eder. İtilaf Devletlerinin savaş planı ise şöyledir: Önce Kuzey’de Saros Körfezi ile Anadolu Yakası’nda Kumkale’ye birer şaşırtma çıkarması yapılacaktır.  Ancak esas çıkarma Kabatepe’nin kuzeyine yani Arıburnu Bölgesine olacaktır ve buraya Anzak birlikleri çıkacaktır. Bu çıkarmanın amacı; Seddülbahir ile Kabatepe arasındaki Türk birliklerini saf dışı bırakmak ve yarımadanın en dar yeri olan Conkbayır-Kocaçimen hattından Kilitbahir’e ulaşarak boğazı filoya açmaktır. 25 Nisan 1915 tarihinde İtilaf Devletleri Gelibolu Yarımadası’nın altı yerine birden çıkarma yaparlar. 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders, ilk anda esas çıkarma yerini tespit edemez. Yukarıda verilen plan dahilinde İtilaf Devletlerinin esas çıkarma yeri Kabatepe’nin kuzeyi, yani Anzakların çıktığı yer olan Arıburnu Bölgesi olur.
Bigali Bölgesi’nde yedek kuvvet olarak bekletilen Yarbay Mustafa Kemal’in komutasındaki 19. Tümen, ordu komutanının emri olmadıkça asla kullanılmayacaktı. Ancak bölgenin önemini sezen Yarbay Mustafa Kemal hiç vakit kaybetmeden 57. Alay ile 1. Süvari Bölüğü ve 1. Dağ Bataryası’ndan oluşan müfrezesinin önüne geçerek, Conkbayırı’na hareket etti. Sarıbayır’a ulaştığı zaman, kıyıdan iç bölgeye doğru çekilen erlerle karşılaştı. Mustafa Kemal bizzat bu askerlerin önüne geçerek; “Niçin kaçıyorsunuz?” dedi. “Efendim düşman” dediler. “Nerede?” diye sorduğunda ise, “İşte!” diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler. Düşmanın bir avcı hattı, 261 rakımlı tepeye doğru rahatça ilerlemekteydi. Zaman zaman kaçan askerlere bağırarak; “Düşmandan kaçılmaz” dedi. “Cephanemiz kalmadı” dediklerinde ise, “Cephaneniz yoksa süngünüz var” diye karşılık verdi ve süngü taktırarak yere yatırdı. Aynı zamanda gerideki birliklerin oraya gelmeleri için de yanındaki zabitlere emir verdi. Sonra da hızla ileri gelmesini emrettiği 57. Alay ile düşmanın kuzey kanadından kuşatıcı bir şekilde taarruza geçti. Bu taarruz sırasında Mustafa Kemal askerlere şu emri verdi: “Size ben taarruzu emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir.” 57. Alayın başlattığı bu taarruz karşısında şaşkına dönen 15.000 kişilik düşman kumsala döküldü. Bu sırada düşman donanmasından yapılan şiddetli bombardıman nedeniyle Türk birlikleri de önemli kayıplar verdi” diye konuştu.
Salonda duygusal anların yaşanmasına neden olan konferansın sonunda Doç. Dr. Bayram Akça’ya, Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Çelik ve Belediye Başkan Vekili Hüseyin Köroğlu tarafından plâket takdim edildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.