Bu dram Manisa'da yaşanıyor

Manisa'nın Karaağaçlı beldesinde 2009 yılında geçirdiği trafik kazasında bir buçuk yıllık evli olduğu eşini kaybeden ve kendisi de ağır yaralanarak yatağa mahkum olan genç, fizik tedavi için yardım bekliyor.

Bu dram Manisa'da yaşanıyor

Bu dram Manisa’da yaşanıyor

Manisa’nın Karaağaçlı beldesinde 2009 yılında geçirdiği trafik kazasında bir buçuk yıllık evli olduğu eşini kaybeden ve kendisi de ağır yaralanarak yatağa mahkum olan genç, fizik tedavi için yardım bekliyor.

2009 yılında bayram ziyareti için Manisa’nın Hatıplar köyüne giderken eniştesinin kullandığı özel araçla Karaağaçlı kavşağında geçirdikleri kazada eşini kaybeden ve kendisi de ağır yaralanan 25 yaşındaki Ahmet Kaytancı, beyin kanaması geçirerek, yatağa mahkûm oldu. Yeni Mahalle Mimar Sinan Bulvarı No:110/1’de ikamet eden ve ailesi tarafından bakımı sağlanan Kaytancı, kendisine uzatılacak yardım elini bekliyor.

KAZA HAYATINI MAHVETTİ

Manisa Belediyesi Park Bahçe İşlerinde çalışan 47 yaşındaki baba Adnan Kaytancı başlarından geçen talihsiz olayı şöyle anlattı: “Oğlum ve eşi eniştesinin kullandığı otomobille bayram ziyareti için Hatıplar köyüne giderken, Karaağaçlı yol kavşağında kaza geçirdiler. Oğlum kazada ağır yaralandı, bir buçuk yıllık evli olduğu eşi Gülsüm ise hayatını kaybetti. Kazanın hemen ardından oğlumu Merkez Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırdılar. Kendisi yaklaşık orada 6 ayı yoğun bakım olmak üzere 8 ay tedavi gördü. Beyin kanaması ve omurilik zedelenmesinden dolayı oğlum konuşma, yürüme ve tüm hareket yeteneklerini kaybederek, yatağa mahkûm oldu. 8 aylık tedavisinin ardından oğlumu eve getirdik. 3 ay evde kalmasının ardından bize Celal Bayar Üniversitesi’nde (CBÜ) fizik tedavi görerek, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek duruma gelebileceğini söylediler. Bizde hemen Celal Bayar Üniversitesi’ne götürdük, orada beyin ameliyatı geçirdi ve biraz kendine gelmeye başladı. Doktorlar bize fizik tedavi için ilaç kullanması gerektiği söylediler, fakat; ilaçların riski olduğunu belirterek, bu riski alamayacaklarını ifade ettiler. Kendi çabamızla araştırmalarımız neticesinde Türkiye’de oğlumun fizik tedavisini ancak İstanbul’da bir hastane ve Ankara’da GATA ve Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesi’nin yapabileceğini öğrendik.”

FİZİK TEDAVİ GÖRMESİ ŞART

Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesi’ne başvurduklarını belirten baba Kaytancı, sağlık güvencesi ve kaza raporlarının olmayışından dolayı tedaviyi gerçekleştiremeyecekleri cevabını aldıklarını söyledi. Kaytancı şöyle devam etti: “Valilik, çeşitli siyasi partilerden destek istedik, onların sayesinde oğlum ile birlikte Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesi’ne gittik. Orada oğlumu sedye üzerinde incelediler ve daha sonra tedavi için benden kaza raporunu isteyerek, sağlık güvencesini sordular. Kaza raporunun o an yanımda olmadığını, kendisinin yeşil kartlı olduğunu ifade ettim. Doktorlarda bana Yeşil kartlı olduğu için bu tedavinin ücretinin altından kalkamayacağımı ve kaza raporu olmadığı için hastanede yatıramayacaklarını söylediler. Aynı gün içerisinde bizi geri gönderdiler.”

Oğlunun kaza geçirmeden önce bir fabrikada çalıştığını belirten baba Kaytancı, “Kazanın ardından 10 ay sonra fabrikadan 5 milyarlık tazminat ile birlikte çıkışını verdiler. Şuanda oğlum yatalak, annesi 530 TL bakım ücreti alıyor. Yetkililerden, devlet büyüklerinden, yardımseverlerden destek bekliyorum. Oğlumun en azından kendi ihtiyaçlarını görebilecek seviyede fizik tedavi görebilmesi için yardım istiyorum.” dedi.

ANNE PERİŞAN

46 yaşındaki anne Zeynep Kaytancı ise oğlunun gözünün önünde eriyip gitmesinden dolayı çok üzgün olduğunu vurgulayarak, “Herkesin evladı var, Allah kimsenin başına böyle bir acı vermesin. Oğlum hem eşini kaybetti hem yataklara düştü. Fizik tedavi için hastaneye yatırılması gerekiyor. Devlet büyüklerimiz, yetkililer oğluma yardım etsin, en azından oturabilsin, kendi ihtiyaçlarını görsün.” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.