BİRLEŞMİŞ M'İLLETLER

192 üyeli Birleşmiş Milletler, birkaç devletin çıkarlarına göre yönetilen ve diğer devletlerin birçoğunun birer piyondan öteye gidemediği bir oluşumdur.

BİRLEŞMİŞ M'İLLETLER

BİRLEŞMİŞ M'İLLETLER

Mavi Marmara baskınından beri giderek gerginleşen Türk-İsrail ilişkileri, son gelişmelerle birlikte gerilimli bir fay hattının üzerine oturmuş durumda.

Birleşmiş Milletler (BM) Soruşturma Komisyonu’nun hazırladığı ve basına sızdırılan Palmer Raporu’nun içeriği de, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun İsrail ile ilgili bir dizi yaptırımı öngören açıklamaları da aslında beklenen gelişmelerdir.

Raporda Türkiye aleyhine yer alan en önemli husus, İsrail’in Gazze ablukasının BM tarafından “meşru-yasal” sayılmasıdır.

Rapor, İsrail’in yardım gemilerine yaptığı müdahaleyi de haklı görmekte, sadece İsrail’in “ölçüyü kaçırdığını” söylemektedir.

**

Birleşmiş Milletler 1945’de kuruldu.

200’e yakın üyesi var.

Örgütün kuruluş amacı “Dünya barışını ve güvenliğini sağlamak”!

 

Birleşmiş Milletler, kuruluşundan beri dünya barışına hangi katkıyı sağlamıştır?

Hangi savaşları bitirmiştir?

Kore Savaşı’nı mı engelledi BM?

Vietnam Savaşı’nı mı?

İran-Irak Savaşı’nı mı?

Sovyetlerin Afganistan’ı işgalini mi?

ABD’nin hangi operasyonuna ‘hayır’ diyebildi?

Nükleer silahlanmayı mı önledi?

İsrail bugüne kadar BM Güvenlik Konseyi’nin hangi “tavsiye” kararına uydu?

**

Birleşmiş Milletler 1945’de kuruldu ve yaptığı ilk işlerden biri, 1947’de Filistin topraklarının ikiye bölünmesini onaylamak oldu.

İsrail Devleti 1948’de kuruldu ve Birleşmiş Milletler üyesi.

İsrail Birleşmiş M’illetler’in şımarık çocuğudur!

Filistin ise üye devletlerin yarısından fazlasının tanımasına rağmen hala BM’e üye olarak kabul edilmiyor! 

**

Tablo açıktır...

192 üyeli Birleşmiş Milletler, birkaç devletin çıkarlarına göre yönetilen ve diğer devletlerin birçoğunun birer piyondan öteye gidemediği bir oluşumdur.

Yalnızca 5 üyenin “mutlak veto” hakkı vardır ( ABD, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya) ve bu devletlerden birinin hayır dediği hiçbir karar 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nden çıkamaz!

Birleşmiş Milletler’in merkezi New York’tadır!

En önemli alt kuruluşlarından Uluslar arası Para Fonu’nun (IMF) merkezi Washington’dadır!

Diğer önemli alt kuruluşu Dünya Bankası’nın merkezi Washington’dadır!

Diğer bütün alt kuruluşların merkezleri de ya İtalya, İspanya, İngiltere gibi ülkelerdedir, ya da Hollanda, İsviçre, Kanada gibi tarafsız(!) olarak bilinen ülkelerde...

**

Bütün dünyayı yönetmeye hevesli olan Amerika Birleşik Devletleri ve onun müttefiki İngiltere, gerekli saç ayaklarını 2. Dünya Savaşı sonrası oluşturmuşlardır.

Askeri kurumları NATO...

Ekonomik kurumları IMF ve Dünya Bankası...

Hukuki kurumları da Birleşmiş Milletler’dir.

NATO dışında diğerlerinin merkezi Amerika’dadır ve tesadüfe bakın ki son hazırlanan rapor da, daha Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Koreli beyefendiye bile gösterilmeden New York Times’a sızdırılmıştır!

Dünyada barış ve güvenliğin daimi olması, bu örgütü yönetenlerin çıkarına değil zararınadır.

Çözümsüzlük genel politikalarıdır.

Tüm örnekler bunu doğrulamaktadır.

Birleşmiş Milletler’in kuruluşundan beri ‘Kıbrıs Sorunu’ çözümsüzlüğünü korumaktadır.

Biliyorsunuz birkaç yıl önce Genel Sekreter Annan, kendi adını taşıyan bir plan hazırladı, plan tutmayınca Birleşmiş Milletler ‘Annan’ı da alıp gitti’ adadan!

Filistin Sorunu hala çözümsüzdür...

Ortadoğu’da yanan ateş hiç sönmemiştir...

Afrika daha fazla açtır...

Güney Amerika daha yoksul...

**

Barışı amaçlayan bu örgüte Türkiye üye olabilmek için 1945’te Almanya’ya savaş ilan etmiştir!

NATO’ya üye olabilmek için Kore’ye asker göndermiştir!

IMF istedi diye devalüasyon üstüne devalüasyon yapmış, krizden krize sürüklenmiştir!

Ne Kıbrıs’ta, ne Filistin’de, ne de Ortadoğu’da Birleşmiş M’illetler’den medet ummak abesle iştigaldir!

**

Bölgedeki gelişmeler karşısında Türkiye’nin yapması gereken, büyük devlete yakışır bir şekilde davranmaktır.

Diplomasiyi sonuna kadar kullanmak ama çıkarlarını düşünerek hareket etmektir.

Bunu yaparken de saldırgan bir politika izlememek gerekir.

İsrail hep aynı İsrail’di...

Birleşmiş Milletler de hep aynı Birleşmiş Milletler...

Bu coğrafyada son 50 yıldır bölgesel liderliği amaçlayan tüm girişimlerin hüsranla sonuçlandığını da unutmamak gerekir.

Neyin bizim çıkarımıza olduğunu, neyin sınırlarımızın dışında kaldığını doğru tespit edip ona göre hareket etmeliyiz.

Herhangi bir illete bulaşmadan...

 Asım Uslu

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.