BİRİ SPİL Mİ DEDİ?

SPİL başlıklı bir haber ya da yazı görünce okumadan geçemiyorum. Söyleyecek illa ki benim de birkaç sözüm oluyor.

BİRİ SPİL Mİ DEDİ?

BİRİ SPİL Mİ DEDİ?

SPİL başlıklı bir haber ya da yazı görünce okumadan geçemiyorum. Söyleyecek illa ki benim de birkaç sözüm oluyor. 

    Çünkü benim için Spil, hani neredeyse Mesir kadar Manisa. Tarzan kadar Manisa. Manisa’yı Manisa yapanlardan biri yani.
 
    Kıyaslarsan Mesir’den önce, Tarzan’dan önce… Onların ilham kaynağı ve özdeş onlarla. Spil’siz bir Tarzan düşünülemeyeceği gibi, Merkez Efendi’nin yolu 471 yıl önce Spil’in eteklerine düşmeseydi, muhtemelen Mesir Macunu da yoktu bugün. Çünkü Spil, 7000 bin farklı bitki türünün bir arada yaşadığı, eşi benzeri olmayan bir yeryüzü parçası. 

    Buna rağmen nasıl oluyor da göz ardı ediliyor anlamak mümkün değil. Hani öyle görünmeyen bir yerde, görülmeyecek şekilde olsa neyse. Yıllardır üzerinde düşünüp durduğum konulardan biridir bu. Bu nedenle Haber Koordinatörümüz Murat Yalçın’ın ‘Spil’de Kaybolmak’ başlıklı yazısını bir solukta okudum.
 
    Tesadüf bu ya, baştan sona Spil’de geçen bir gerilim romanını da daha yeni bitirmiştim. Tam ‘Bu roman sinemaya uyarlansa, film olsa Manisa’ya ne çok turist çeker, doğa turizmini nasıl da hareketlendirir, hem de keyifle seyredilir.’  falan diye kendi kendime düşünür söylenirken,  bir baktım Sevgili Murat Yalçın, Manisa’yı okuduğu gibi, benim de içimi okuyuvermiş. 

    Eh, fırsat bu fırsat. Tanıtım zamanı. 

    Kitabın Adı: KIYAMETLE SAVAŞANLAR  

    Yazarı        : Deniz ERBULAK  

    İthaki Yayınları – 654 sayfa – Mayıs 2011 baskı

    Romanı anlatacak değilim elbette. Ama mutlaka okuyun. Neden mi? 

    Deniz Erbulak Manisalı. Manisa’da yaşıyor. Tahminimce yaşıtım. Ve büyük olasılıkla okullardan birinde yollarımız kesişti. Muhtemelen sizin de. 

    Bu bile tek başına herhangi bir kitabı alıp okumak için yeter sebep de, sıkı okurlar için fazlası var kitapta. Türünün Amerikalı örneklerinden aşağıda kalır hiçbir yanı yok romanın. Sağlam bir hayal gücünün ürünü her şeyden önce. Kurgusu mükemmel, dili akıcı. Son sayfaya kadar sürüklüyor. Gerim gerim geren satırları da, gülümseten esprili diyalogları da keyifle okuyor, helalinden ‘Kalemine sağlık hemşerim’ diyebiliyorsun. Sadece bu hazzı yaşamak için bile okunur. 

     Kitap baştan sona Manisa. Tanıdığımız, bildiğimiz, yaşadığımız, gidip geldiğimiz yerler, yollar ve olanca görkemiyle Spil var her satırda. Görkeminin yanında gizemi, gizeminin yanında dehşeti hissedebiliyor, yine de çekiminden kurtaramıyorsun kendini. Malum ya mıknatıs etkisi. Efsanelerden, söylentilerden, kimi zaman da bilimsel verilerden hareketle muhteşem bir Spil Romanı yaratmış Deniz Erbulak. Bize en kolay bölümünü bırakmış işin. Okumak. Okudum ben de. Keyifle. Size de öneririm.

   Manisa’da yaşayan bir yazarı daha da çok yazsın diye yüreklendirmek için eserinin tanıtımına katkıda bulunmak zaten üstümüze vazife o ayrı, fakat, amacım sadece bu değil. Amacım bir taşla çok kuş. Hem Manisalı bir yazar. Hem Manisa’da geçen bir roman; Kıyametle Savaşanlar -ki bunlar jeologlar oluyor-, Ve ardından doğal olarak Spil. Hazır birazcık gündeme gelmiş, Biraz daha gündemde tutalım. Biraz daha düşünelim, düşündürelim üzerinde. 

      Bir doğal zenginliğimiz olarak milyonlarca yıldır öylece duruyor, sahipsiz. Ne yapabiliriz? Nasıl değerlendiririz? 

      Dünyada yükselen bir değer olarak bitkilerle tedavi, deli bir sektör. Bu sektöre bir merkez aransa, memlekette Spil’den daha iyi bir yer bulunamaz. 

      Öte yandan efsaneler, söylenceler, söylentilerle, eteğinden doruğuna gizemli bir dağ. Bir de üzerine jeolojik verileri koy, al sana bilimsel çalışmalar için meraklısına tam bir cazibe merkezi. Hani neresinden baksan çekim gücü işliyor. 

       Ve yazık ki biz, birçok başka örneği olduğu gibi elimizdeki değeri, bir türlü değerli kılmayı beceremiyoruz. Yapan yapıyor. Bir filmin, bir kentin kaderini değiştirdiğine az tanık olmadık. Uçuk kaçık değil önerim, umarım ilgililer dikkate alır. 

       Ben SPİL’de, ne DENİZ’in kitabındaki gibi, ne MURAT’ın yazısındaki gibi KAYBOLMAK istemiyorum. 

       Ben Spil’de yaşamak istiyorum. Zaten de yaşanır. Bulmuşum bu denli yakınımda bir yeryüzü cenneti, yaşanmaz da ne yapılır? Ama tabi ki yaşayabilmenin asgari koşulları olmalı hiç değilse. Barınma gibi, yeme içme gibi. Umarım bunu da yetkililer dikkate alır.

Naime Simsaroğlu


Etiketler; #biri #spil #mi

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.