BEDESTEN'DE RESTORASYON İSYANI

Manisa'nın 700 yıllık tarihi Rum Mehmet Paşa Bedesteni'nin yapımı yılan hikayesine döndü. 2005 yılından beri, 6 ayda restorasyonunun tamamlanacağına dair bedesten esnafı ile yapılan sözleşmenin üzerinden 5 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen herhangi bir gelişmenin olmaması bedesten esnafını hukuki yoldan haklarını aramaya yönlendirdi.

BEDESTEN'DE RESTORASYON İSYANI

 BEDESTEN‘DE RESTORASYON İSYANI

Manisa’nın 700 yıllık tarihi Rum Mehmet Paşa Bedesteni’nin yapımı yılan hikayesine döndü. 2005 yılından beri, 6 ayda restorasyonunun tamamlanacağına dair bedesten esnafı ile yapılan sözleşmenin üzerinden 5 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen herhangi bir gelişmenin olmaması bedesten esnafını hukuki yoldan haklarını aramaya yönlendirdi. Bölge esnafının iddialarına göre müteahhidin vergi borcu olduğu için, müteahhidin kendilerine bankaya yatırılan paralara devletin el koyduğunu söylediğini bu yüzden de paranın banka yerine kendisine elden verilmesini aksi taktirde işlerin tamamlanamayacağını söylediği iddiaları akıllara soru işaretleri getirdi.

Selman TÜR-MANİSA

Manisa’nın 700 yıllık tarihi Rum Mehmet Paşa Bedesteni’nin yılan hikayesine dönen restorasyonuna ilişkin kafaları karıştıran iddialar ortaya atıldı. Sözde 6 aylığına işyerlerinden çıkartılan 26 bedesten esnafı, üzerinden 5 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen hala yerlerine dönemediler. Bedesten restorasyonu ihalesini alan ilk müteahhidin devlete vergi borcu olduğu için işi yapamadığını bundan dolayı da ikinci kez ihaleye çıkıldığı belirten bedesten esnafı ikinci müteahhidin de iş tamamlanmadan gelip bizden para tahsil etmek istediğini söyledi. 5 yılı aşkın devam eden süreç hakkında bilgiler veren bedesten esnafı Mehmet Ardıç,

“Dönemin Manisa Valisi Celalettin Güvenç, İl Kültür ve Turizm Müdürü Erdinç Karaköse ile birlikte bizleri çağırıp 700 yıllık tarihi Rum Mehmet Paşa Bedesteni’ni onaracaklarını söyledi. Biz tarihi bedesten esnafından da dükkanlarımızı yenilememizi istedi. Hatta bazı arkadaşlarımız bu konuda ekonomik açıdan durumunun elverişli olmadığını dile getirince Vali Bey bize, ‘%70’ini biz karşılayalım %30’unu da siz esnaflar karşılayın’ dedi. Anlaşarak ayrıldık oradan. Sözleşmeler hazırlandı. Bedesten esnafı ile Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arasında belirlenen şartlar dahilinde sözleşmeleri imzaladık” dedi.

“%30’UNU EN SON HAK EDİŞTE ÖDEYECEKTİK”

Proje kapsamında yapılacak olan restorasyon için ortalama 19 bin TL belirlendiğini belirten Mehmet Ardıç, “Toplam tutarın %70’ini İl Özel İdaresi Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payı’ndan karşılanacaktı. %30’unu bizler ödeyecektik. Sözleşmemiz bu yöndeydi. Sözleşmeler resmi gazetede yayınlanan yönetmeliklere göre hazırlanmıştı” dedi.

“ZARARIMIZI KİM KARŞILAYACAK”

İmzaladıkları sözleşmede oluşacak zararın müteahhit tarafından karşılanacağının belirtildiğini dile getiren Ardıç, “İmzaladığımız sözleşmenin 6. maddesinde, ‘Müteahhit sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirirken üçüncü şahıslara verdiği doğrudan veya dolaylı maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduğunu, bu zararları tazmin edeceğini kabul ve taahhüt eder’ deniliyor. Ancak üzerinden uzun zaman geçti. Mülk sahipleri olarak bizlerin çoğu neredeyse burada dükkanımız olduğunu unutur hale geldik. Bazı arkadaşlarımız kendi mülkü olduğu halde başka yerlerde dükkan tutup kira vermek zorunda kaldı. Yaptığımız zararın haddi hesabı yok. Bu zararımızı kim ödeyecek. Bu restorasyon yüzünden varlık içinde yokluk yaşıyoruz” dedi.

“DENETİMLER YETERSİZ”

Denetimlerin yetersiz kaldığını belirten Ardıç, “Yine sözleşmenin 7. maddesinde ‘Söz konusu tescilli taşınmaza 3. maddenin a fıkrası uyarınca yapılan nakdi yardım konusu bakım ve narım uygulaması işinin denetimi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararlarına ve eki projelere uygun olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü ile İl Kültür Turizm Müdürlüğü gözetiminde yürütülecektir’ diye belirtilmiş. Bu kadar açık bir şekilde belirtilmiş olmasına rağmen denetimler yapılmıyor. Yapılmış olsa yıllardır bölge esnafı olarak mağdur olmazdık” dedi.

 

“SON 2 HAK EDİŞTE 2 TAKSİT OLARAK ÖDEYECEKTİK”

Ödeme konusuna ilişkin de bilgiler veren Ardıç, “Söz konusu sözleşmenin 8. maddesinde ödeme şekline ilişkin açık bilgiler verilmiş. Bu maddede, ’13. 04. 2005 tarih ve 25785 sayılı kanun ile Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmelik uyarınca her ay müteahhit tarafından hazırlanacak hak edişler Rölöve Müdürlüğü’nce incelenecek onaylanacak ve ödeme yapılacaktır. Yapı sahibi üstlendiği %30’luk tutarı son iki hak edişte eşit olarak ödeyecektir’ deniliyor. Bize düşen payı son 2 hak edişte ödeyeceğimiz açık bir şekilde belirtilmesine rağmen müteahhit bizden parayı tahsil etmeye çalışıyor” dedi.

“SÖZDE 180 GÜNDE BİTECEKTİ”

İş bitirme süresinin 180 gün olduğunu belirten Ardıç, “Sözleşmede 180 gün diye yazılmış ama ne yazık ki üzerinden yıllar geçti bunun üzerinden. Sözde müteahhit işi belirlenen sürede bitiremediği taktirde, geciktiği her gün için sözleşme bedelinin %003’ü(onbindeüç) oranında gecikme cezası ödeyecek. Hani nerede neden müteahhit ödemiyor. Neden günah keçisi biz oluyoruz” dedi.

“TURİZM MÜDÜRÜ BİZLERİ TOPLADI”

İl Kültür Turizm Müdürü Erdinç Karaköse’nin kendilerini bir oda binasında topladığını belirten Ardıç, “Erdinç Karaköse, bedesten ihalesini alan ilk müteahhit K. S. ile yeni müteahhit A. A.’nın da bulunduğu bir toplantıda bizleri çağırdı. 26 bedesten esnafı katıldık. İlk müteahhit bize, ‘Benim bankadan para çekme şansım yok. Bu parayı hak ettim. Bundan sonra işin yapımına A. A. arkadaşımla devam edeceğiz. Bu parayı onun hesabına yatırın. Benim vergi borcum olduğu için hesabıma yatırılan paraya el konuluyor. O yüzden benim hesabıma yatırmayın’ dedi. Bunun üzerine kimi arkadaşlar elden para verdik kimilerimiz ise A. A.’nın banka hesabına yatırdık. Ortalama herkese 3 bin civarında para düşüyordu ödememiz gereken. En son 25 Eylül 2012’de A. A.’nın hesabına para yatırdık. O tarihten itibaren A. A.’da ortadan kayboldu. Burası ne zaman basına yansırsa o zaman gelir birkaç gün çalışır tekrar ortadan kaybolur. Bunun üzerine bizler de para yatırmayı kestik çünkü sözleşmeye göre hak ediş oranı kendilerine verilecekti. Müteahhit hak etmediği yani yapmadığı işin parasını bizden tahsil etmeye çalışıyor. Bizler kendisine defalarca işi bitirince parasını vereceğimizi belirtmemize rağmen müteahhit A. A. bütün sermayesinin burası olduğunu para vermediğimiz taktirde işin daha da aksayacağını söylüyor” dedi.

BAŞBAKANLIK ÖNÜNDE PANKART AÇACAKLAR

İşyerlerinin restorasyonunun ne zaman biteceğine ilişkin müteahhide sorduklarında müteahhidin kendilerine Anıtlar Kurulu’ndan proje beklediğini söylediğini iddia eden Ardıç, “Müteahhit topu Anıtlar Kurulu’na atıyor. Artık yeter bıçak kemiğe dayandı. Anlaşılan Manisa’da kimse derdimize derman olmayacak Manisa’da. Bizler de buradan Manisa Valisi Halil İbrahim Daşöz’e, Anıtlar Kurulu’na, Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne çağrıda bulunuyoruz. Sorunumuza en kısa sürede çözüm bulunmazsa başta Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ve Anıtlar Kurulu Genel Müdürlüğü’ne giderek şikayetlerimizi ileteceğimizi buradan belirtmek istiyoruz. Gerekirse Başbakanlığın önüne gidip pankart açacağız” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.