ARABALARIMIZI CEBİMİZE Mİ KOYALIM?

Daha kibar bir başlık bulamadım kusura bakmayın!

ARABALARIMIZI CEBİMİZE Mİ KOYALIM?

ARABALARIMIZI CEBİMİZE Mİ KOYALIM?

Daha kibar bir başlık bulamadım kusura bakmayın! **
“Bu Cezayı Yemeyen Kaldı mı?” başlıklı haberimizi okumuşsunuzdur. BU CEZAYI YEMEYEN KALDI MI? (TIKLA) Kentimizdeki otopark sorunundan söz ederek, park yasağı olan yerlere araçlarını park eden, bu yüzden araçları çekilen ve 72 lira cezayla karşı karşıya kalan “büyükşehir” insanımızın günbegün artan sorununu anlatıyor. Manisa’da araç kullananların en çok gördüğü tabela eminim tehditkar görünüşlü ‘çekici’ tabelalarıdır! Ana arterlerin çoğunluğu,  bir tarafı “Pazar günleri hariç” diye biten, park edince ücret ödeyeceğimizi belirten levhalar; diğer tarafı ise çekici tabelalarıyla(veya park edilemez levhalarıyla) süslenmiş durumda. Yani ya 2 lira ödersin, ya da 72 lira! ** Bu sorun tek başına mevcut yönetimlerin hatası olmadığı gibi, onları sorumluluktan kurtaran bir şey de değildir. Dikkat edin on yıllardır, her gelen belediye, araçlardan çok yayaları düşünüyor. İlk yapılan iş hep kaldırımların yenilenmesi! Üstelik hiç biri de yağmura dayanıklı çıkmadı bugüne kadar! Aramızda yağmurda yürürken bastığımız bir kaldırım taşının altından fooşş diye fırlayan suyun hışmına uğramayan var mı acaba? Sadece kaldırımlar yenilense yine iyi, bir de genişletiliyor! Seçimden seçime… Santim santim… Bu gidişle yakında ana arterlerin trafiğe kapatılacağından korkuyorum! Kuyumcular Çarşısı, tek araç geçecek darlığa kavuşturuldu, 2 belediye sonra bisiklet yolu olabilir! ** Sultan Camii’nden Ulupark’a inen cadde birkaç belediye önce çift gidiş-gelişten tek yöne çevrildi, günümüzde tekrar çift yönlü! 1910 yılının bir Manisa fotoğrafına rastladım geçenlerde… Emekliler Parkı’nın olduğu yerde atlı arabalar duruyor ve oradan yolcu taşıyorlar. 1980’lerde aynı yerden anımsadığım kadarıyla köy arabaları kalkıyordu. Sonra park yapıldı, şimdi tekrar otopark yapılıyor! Eski Garajın olduğu yer de duyduğuma göre park yapılacakmış! ** Ülke olarak belediyecilikten değil şehircilikten nasibimizi almamız gerekiyor. Uzun vadeli planlar yerine günü kurtarmak için çalışılırsa, yarın öbür gün Cumhuriyet Meydanı’na ithal palmiyeler dikildiğini, Fatih Parkı’nın otoparka çevrildiğini, Kültür Sitesi’nin bulunduğu yere 30 sene önce olduğu gibi cezaevinin tekrar kondurulduğunu görebiliriz! Hal böyleyken olan, aracın içinde, gözlerini dört açıp park yeri bulmak için caddelerde ve sokaklarda fır dönen biz araç sahiplerine oluyor. 2 lira ile 72 lira arasında bahtımıza ne düşerse artık! ** Bir de ilgililere şunu belirtmek istiyorum - ki tüm araç sahiplerinin benimle hem fikir olacaklarına eminim; yeni minibüs durakları için çizgili bir şekilde yerler ayrıldı ve çok da iyi yapıldı. Fakat ben bugüne kadar yolcu indirmek veya almak için bir tane minibüs şoförünün kendilerine ayrılan ve bizim park etmemiz halinde ceza yediğimiz ceplere girdiklerini görmedim! Gören olduğunu da sanmıyorum. Yolun ortasında duran minibüsler, zaten çok düzenli! akan trafiğimizi daha da akıcı hale getiriyorlar! Buna da bir çözüm düşünülürse çok sevineceğim. ** Araç sahipleri olarak, sorunlarımıza farkındalık, duyarlılık ve uzun vadeli çözümler istiyoruz. Her gün arabaya bindiğimizde, varacağımız yerde park yerini nasıl buluruz, ceza makbuzları kapımızı çalar mı kaygısından kurtulmak istiyoruz. Lütfen biraz duyarlılık…   Asım Uslu

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.