AK PARTİLİ VEKİLLERDEN BDP'YE SERT TEPKİ!

Ankara'da gerçekleşen BDP 2. Olağan Kongresine Demokratik Özerklik ilanı damgasını vurdu. Demokratik Özerklik ilanına en sert tepkilerden biri de AK Parti Manisa Milletvekilleri Selçuk Özdağ ve Muzaffer Yurttaş'tan geldi.

AK PARTİLİ VEKİLLERDEN BDP'YE SERT TEPKİ!

AK PARTİLİ VEKİLLERDEN BDP’YE SERT TEPKİ!

Ankara'da gerçekleşen BDP 2. Olağan Kongresine Demokratik Özerklik ilanı damgasını vurdu. Demokratik Özerklik ilanına en sert tepkilerden biri de AK Parti Manisa Milletvekilleri Selçuk Özdağ ve Muzaffer Yurttaş'tan geldi. 

Yaşanan süreç hakkında görüşlerini aktaran AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, "Başkalarının acıları üzerine saltanatlarını kurdular. Başkalarının acıları üzerinden saltanat devşirenler insan değildir. Bugün Ahmet Türkler, Gültan Kışanak'lar bunu yapmaktadırlar. Barış ve Demokrasi Partisi gerçekte adı barış olan ama bütün hedeflerini ve temelini savaş üzerine inşa eden adı demokrasi olan ama totaliter bir rejimi özleyen ve savunan kişilerin kurdukları bir yapıdır. Türkiye'de hâla akıllanmadıklarını ve Türkiye'de gerçek demokrasiyi hâla sindiremediklerini görüyoruz. Demokratik özerklik talepleri kendilerinin çalıp kendilerinin oynadıkları bir arguvandır" dedi. 

 BU SON ÇIRPINIŞLARIDIR

 Türkiye'de asla bir bölgenin etnik kimlikle tanımlanamayacağını anlatan AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Güneydoğu Anadolu'nun adı Kürdistan değildir. Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Karadeniz, Ege, İç Anadolu ve tamamının adı Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Güneydoğu Anadolu'da yaşayan insanların tamamı BDP'li değildir. Kürtlerin tamamı BDP'li değildir. PKK ya da KCK'lı değildir. O bölgemizde yaşayan bazı Kürtler Türkiye'nin üniter yapısına inanmış,demokrasiyi tam olarak anlamış Türkiye'de yaşamaktan ve vatandaşı olmaktan şeref duyan insanlardır. Güneydoğu Anadolu'da sadece Kürtler değil, Araplar, Çerkezler, Romanlar, Türkmenler, Süryaniler de yaşamaktadır. O Bölgede herkes kendi alt kimliğiyle o bölgeyi tanımlamaya çalışırsa o bölgenin adı Arabistan olur, Türkmenistan olur, Kürdistan olur. Kesinlikle yanılıyorlar. Biz daha önce söylemiştik deniz tükenmek üzere duvara toslayacaklar. Bu son çırpınışlarıdır. Ne söylerlerse söylesinler bu söylediklerinin toplumda karşılığı yoktur." 

 SİYASİ İKTİDAR DİK DURMAKTADIR

Özdağ, Türkiye'de tam demokrasi yolunda önemli adımlar atıldığını vurgulayarak açıklamalarına şöyle devam etti: "Türkiye Cumhuriyeti devleti güçlendikçe bunlara gereken dersi verecektir. Türk demokrasisi ileri demokrasiye ulaştıkça Türkiye'de yaşayan insanların bireysel hak ve hürriyetleri artacak. İnanç ve düşünce hürriyeti zirveye ulaşacaktır. Türkiye demokratikleştikçe PKK asla toplumsal destek bulamayacağı gibi dağlara da eleman taşıyamayacaktır. Zaten taşıdıkları elemanlar bizim çocuklarımızdı. Ama bugün bu çocukların üzerinden saltanat devşiriyorlar, başkalarının acıları üzerine saltanatlarını kurdular. Başkalarının acıları üzerinden saltanat devşirenler insan değildir. Bugün Ahmet Türkler, Gültan Kışanak'lar bunu yapmaktadır." Türkiye'nin kararlı olduğunu, siyasi iktidarın dik durduğunu anlatan Özdağ, şöyle konuştu: "Geçmişteki siyasilerin bu konudaki başarısızlıkları iktidarlarını başkalarıyla paylaşmaktan kaynaklanıyordu. Bazı cuntacı askerlerle, bazı sermayedarlarla, bazı medya patronlarıyla, bu medya patronlarıki kendi kirli emellerine ulaşmak için sahibi oldukları basın yayın organlarını şantaj aracı olarak kullanıyorlardı. Bugün iktidar iktidarlığını sadece Millet iradesiyle paylaşmaktadır. Bu nedenle Türkiye bu terör belasından kurtulacaktır. Bu yaşananların mutlaka sosyal, ekonomi, kültürel, tarihsel, dış politika boyutları vardır. Ama şu anki iktidar sayesinde artık bu terör belası dış politika boyutundan da desteğini alamamaktadır. Bu yüzden BDP'nin, KCK ve PKK'nın ortaya sürdükleri demokratik özerklik gibi talepler yeterli desteği bulamayacaktır." Terör örgütü ve yandaşlarının şu ana kadar sürekli nefret tohumları ektiklerini, hiçbir zaman sevgi tohumlarını ekmedilerini ifade eden AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, şunları söyledi: "Başımıza odaklanan ve Türk Milletini sürekli rahatsız eden bu terör grupları daima Stalinsi metotlarla Stalin oldular, Hitler oldular, Lenin oldular. Aklı selimin olmadığı yerde Yavuz Selim metotları devreye girer. Teröriste teröristin anladığı dilde cevap verilir. Ama halka da halkça ve demoktikleşme süreciyle cevap verilir. Halkla teröristi birbirinden ayıran bilinçli bir iktidara sahibiz. Bu yüzden teröriste karşı yavuz vatandaşa ve demokrasiye inanan herkese karşı yunusuz. Bu PKK ve yandaşlarının son çırpınışlarıdır. Toplum artık uyanmaya başlamıştır. Yeterince desteği bulamamaktadırlar. Türkiye okullu,eğitimli oluyor. Türkiye'de ekonomik denge unsurları artık işlemeye başladı." Türkiye'nin bu istikrarını koruyacak ve süregelen bu 30 yıllık yarayı tedavi edip iyileştireceğini anlatan Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "En son 1 Eylül Dünya Barış Gününde rahat durmamışlar ve yine iç savaş çıkarmak istemişlerdir. Bu yaşananları doğru bulmuyoruz. Türkiye'nin ve milletimizin sabrını taviz olarak algılıyorlar. Bunun adı taviz değil devletimizin ve milletimizin sağduyusudur. Hoşgörüsüdür. Sabrıdır. Ama devlet tüm bu bize yaşatılan hainliklere karşı gereğini yapacaktır. Bu yaşanan süreç içerisinde yeni bir konsept doğmuştur bu da sınırlarda artık profesyonel ordu olmasının gerçeğidir. Bunun yanı sıra ağır silahlarla donatılmış profesyonel bir polis teşkilatının bu bölgeye konumlandırılmasıdır. Özel birliklerin oluşması gerekiyor. Oluşturulmaya başlandı da. Türkiye silahlı kuvvetleriyle, güvenlik güçleriyle demokratikleşiyor. Bu demokratikleşme süreci terör belasının üstesinden gelecektir." PKK ve BDP'lilerin varlıklarını çatışmaya borçlu olduğunu anlatan Özdağ, şunları söyledi: "Bir çatışma olmadığı sürece amaçlarına ulaşamayacaklardır. İspanya'da terör örgütü ETA'yı bitiren devletin kararlığının yanı sıra milyonlarca vatandaşın bu teröre karşı olması ve yürümesidir. Bizim milletimizde devletimizin önderliğinde ve karar zerine saltanatlarını kurdullığında PKK'ya, KCK'ya karşı yürüyecektir. Karşısında el ele, yürek yüreğe kendilerine karşı koyan halkı gördükçe bunlar sineceklerdir. Bu tür eylemlerden vazgeçmek zorunda kalacaklardır." 

BU DÜŞÜNCELERİN TAMAMEN KARŞISINDAYIZ

BDP 2. Olağan Kongresinde gündeme oturan demokratik özerklik ilanıyla ilgili bir tepkide AK Parti Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş'tan geldi. Yurttaş, Türkiye'de kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyetinin anayasasına göre hareket eden, Türkiye'nin birlik ve beraberliğine karşı olmayan tüm partilerin Türkiye'de siyaset yapmasının yanında olduklarını söyledi. Yurttaş, Türkiye'nin birlik ve beraberliğini ihlal eden, bu birlik ve beraberliğinin yanı sıra özerklik gibi bazı tavırları olan siyasi partilerin bu tür düşüncelerinin tamamen karşısında olduklarını da anlattı.

 MİLLETİMİZ BU OYUNLARA GELMEYECEKTİR

Türkiye Cumhuriyeti'nin tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ülküsünden asla ayrılamayacacağını kaydeden Yurttaş, sözlerini şöyle tamamladı: "AK Parti Milletvekilleri de bunun garantisidir. Milletimizin hiçbir endişesi olmasın. Bunların yaptıkları özerklik ilanı sadece lafta kalan özerklik ilanıdır. Bu konuda Türk milleti birlik ve beraberliğini bozmayacak, bu tür provokasyonlara gelmeyecektir. Bu şer odakları da milletimizi amaçlarına ulaşamayarak milletimizi bölemeyecektir. BDP'lilerin yaptıkları açıklamalar sadece kendilerini bağlar. Devletimiz ve Milletimiz hiçbir zaman bu tür açıklamaların etkisinde kalmayacaktır. AK Parti Milletvekilleri olarak Türk ve Kürt halkının kardeşçe birlik içerisinde bu topraklar üzerinde bugüne kadar nasıl yaşamışsak bundan sonra da birlikte hür, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti devleti adı altında yaşayacaklarına inanıyoruz. Biz bunların teminatıyız. Bu açıklamalarımızın dışında her türlü açıklamayı provokasyon olarak, Türk ve Kürt halklarını karşı karşıya getirecek alt niyetli açıklamalar olarak görüyoruz. Milletimiz bu oyunlara gelmeyecektir."

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.