Ak Parti bile CHP'yi bu kadar parçalayamazdı!

Cumhuriyet Halk Partisi'nde son günlerde yaşanan gelişmeleri şaşkınlıkla izliyorum. Genel seçimlerde demokrasiyi biraz uyguladığı için Manisa'da milletvekili sayısını 1'den 3'e çıkaran (Erdoğan Yetenç'i saymıyorum) ve oyunu en çok artıran parti olan CHP nasıl oldu da birkaç ay içinde bu duruma düştü?

Ak Parti bile CHP'yi bu kadar parçalayamazdı!

Ak Parti bile CHP’yi bu kadar parçalayamazdı!

Cumhuriyet Halk Partisi’nde son günlerde yaşanan gelişmeleri şaşkınlıkla izliyorum.  Genel seçimlerde demokrasiyi biraz uyguladığı için Manisa’da milletvekili sayısını 1’den 3’e çıkaran (Erdoğan Yetenç’i saymıyorum) ve oyunu en çok artıran parti olan CHP nasıl oldu da birkaç ay içinde bu duruma düştü? “Ne var durumunda?” diyebilecek olanları varsayarak izah etmeye devam edeyim. CHP seçimlerden önce ne kadar demokratik idiyse şuan o kadar anti demokratik! O kadar mantıktan ve sağduyudan uzak. Kontrol kaybolmuş. Haziran öncesi ve sonrası diye CHP’yi ikiye ayırıyorum. 12 Haziran Genel Seçimleri öncesinde binlerce üyenin katılımıyla CHP tüm il genelinde bir ön seçim yaptı. Bu sadece CHP değil tüm siyasi partiler adına müthiş bir örnekti! Üyeler özgür iradeleriyle sandığa gidip oy kıllandılar. Sonuçta ortaya bugünkü tablo çıktı. CHP 3 milletvekili çıkardı. Oyunu ciddi oranda artırdı. Şimdi mi? Şimdi her şey tersine dönmüş durumda. Partinin seçilmiş Merkez İlçe Başkanı kongreye sadece 3 ay kala görevden alınıyor. Neden? 3 ay sonra zaten kongre var. Hamza Kopal başarısız ve kötü bir yöneticiyse kongrede üyeler keser bunun faturasını. Yok eğer çok vahim nedenler varsa yani kongreye 3 ay bile kalsa hemen görevden alınmasını gerektirecek bir sebep varsa çıkar bunu üyelerinize açıklarsınız ve herkesi ikna ederseniz. CHP İl Yönetimi izaha mecbur. “Ben yaptım oldu” olmaz!!! Yoksa alınan kararın altı dolmaz. Ayakları yere basmaz. Bu da CHP’yi kavgaya sürükler. Hangi akla hizmet edildi bilmiyorum ancak il yönetiminin bu sabırsız tavrının CHP’ye fayda getirdiğine asla inanmıyorum. Bundan sonra CHP çok çetin bir mücadeleye sahne olacaktır. Tersi olursa buna herkes gibi bende şaşırır ve şapka çıkarırım. Abartmıyorum hatta bazı detayları bildiğim halde özellikle yazmıyorum. Haberlerde de asla yazmadık. Yapılan resmi açıklamalar ne ise onu yansıttık okuyucumuza. Parti içi meseleler bizi gerçekten ilgilendirmiyor. Ancak ortada demokrasiye tam da alışmış bir teşkilat vardı ve şimdi herşey berbat edildi. Endişe bunadır.    Daha bitmedi… Bütün bunlar devede kulak. Asıl tehlike bu değil! Kongreler biter, üyeler de bir şekilde yeni başkanlara yeni yönetimlere alışır. Keza kamuoyu da… Ancak bölünme bir parti için en tehlikeli noktadır. CHP’de asıl sorun bundan sonra başlıyor. Hatta başladı bence… “Emek ve Demokrasi Taban Hareketi” Ali Arslan ve Semih Balaban gibi isimlerin önderlik ettiği bu gurubun kullandığı argümanlara dikkat edin; “Hareket” Yani sıradan bir çalışma gurubundan, parti içindeki bir komisyondan ve sosyal faaliyetler düzenleyecek bir guruptan bahsetmiyorum. Bu bir hareket! Semih Balaban’ın değimiyle “Üçüncü yol!” Neden peki? CHP’nin böyle bir harekete ihtiyacımı vardı? Grubun önderliğini yapan ve içinde yer alan çok değerli siyasetçiler var. Genelde milletvekili ve ya belediye başkan aday adaylığına soyunmuş isimler bunlar. Yani kimine göre koltuk kimine göre de hizmet sevdasıyla yanıp tutuşan insanlar… İl başkanı, ilçe başkanı hatta belediye başkanı adayı çıkaracaklar. Yani CHP tüzüğüne göre önerdikleri isimler resmi açıdan nasıl tanımlanır bilmiyorum ancak artık onların göstereceği adaylar da merak edilecek. Yani “Emek ve Demokrasi Taban Hareketi” bundan sonra adaylar çıkarak, destekleyecek. Bir güç olur mu, zor.   “CHP’DE ARTIK ONLAR DA VAR!” başlığını atmıştık hatırlarsanız. manisahaberleri.com olarak özellikle bu detaya vurgu yaptık. Merak edilen CHP’ye ne fayda sağlayacağı?   Şöyle izah edeyim; CHP’nin en büyük rakibi olan Ak Parti’nin Manisa’daki yöneticilerine deseler; “CHP’yi nasıl bölersiniz?” Herhalde bu kadarını yapamazlardı. Tablo bu kadar net. “Emek ve Demokrasi Taban Hareketi”nin tarzı ve çıkış noktası son derece yanlış. Parti içinde parti gibi olacaklar. Bu CHP’yi bölüp parçalamaktan başka bir işe yaramaz. Yaramayacak zaten… Ve “Emek ve Demokrasi Taban Hareketi” CHP içinde bir şekilde zaman içinde lav olup gidecektir. Bunlar sadece tahmin… Peki ne yapsın bu insanlar? CHP’de bir yere gelmek de kolay değil. Nasıl kendilerini ifade etsinler? Ben çıkış noktalarının ve tarzlarının yanlış olduğunu anlattım. Mücadele yeri kongre salonları olmalı. Yoksa tek tek hepsi en az şuan CHP’yi yönetenler kadar CHP’li ve bir o kadar da dolu siyasetçiler. Ancak çıkış şekli samimi değil. Bu yüzden bu tarzın tutacağına ihtimal vermiyorum. Tutsa bile bunun engelleneceğini düşünüyorum. Dolayısıyla her halükarda CHP’yi çetin bir mücadele bekliyor. Kavganın altındaki nedenlerden birisi olan delege seçimlerinde ise şimdilik Turgay Koç yönetimi avantaj sağlamış gibi görünüyor. Hamza Kopal tekrar aday olacağını söylüyor ancak en önemli silahı bir şekilde elinden alınmış durumda. Delege seçimlerinde kontrol kimde olursa merkez ilçe seçimlerini de o kazanacak gibi… Merkez ilçe seçimlerini kim kazanırsa il kongresine de bu yansıyacak. Dolayısıyla belediye başkanlığı seçimlerine de… Böyle bir havada CHP 12 Haziran öncesindeki günlerine geri dönebilir mi? Sizi bilmem ama bence çok zor...  

Murat Yalçın


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.