8 ayda ingilizce öğrenmek mümkün

Geliştirdiği yöntemle İngilizce’yi daha kolay öğrenilebilir hale getiren Mustafa Özay, 8 ay sonunda herkesin çok rahat İngilizce konuşabileceğini söyledi.

8 ayda ingilizce öğrenmek mümkün

MUSTAFA ÖZAY: “İNGİLİZCE ÖĞRENME SİSTEMİ ÇÖPLÜĞE DÖNMÜŞ DURUMDA. PİYASADA KÖŞE BAŞINDA BİR KURS VAR. KULLANILMAYAN KİTAPLAR, SETLER, SİSTEMLER SATIYOR” Geliştirdiği yöntemle İngilizce’yi daha kolay öğrenilebilir hale getiren Mustafa Özay, 8 ay sonunda herkesin çok rahat İngilizce konuşabileceğini söyledi. Tüm dünyada ortak dil haline gelen İngilizce, Türkiye’de de en çok kullanılan ve aranan yabancı dil olarak karşımıza çıkıyor. Eğitim imkanları ve ekonomik nedenlerle öğrenim sürecinde sıkıntı yaşayanlara İngilizce’nin daha kolay öğrenilebilir hale getirilebileceğini ifade eden Ortadoğu Teknik Üniversitesi Matematik Öğretmenliği mezunu Mustafa Özay, geliştirdiği yöntem hakkında bilgi verdi. 25 yıldır İngilizce dersi veren Mustafa Özay, “Türkiye’de İngilizce öğrenme sistemi çöplüğe dönmüş durumda. Mevcut sistemlerin bacasız saniyeden farkı yok. Piyasada kimsenin kullanmadığı kitaplar, setler ve sistemler satılıyor. Dolayısıyla dillerini öğretip gelir kaynaklarını aza indirgemek istemiyorlar” ifadelerini kullandı. “İngilizce’de sadece 3 cümle yapısı var” İngilizce’de yalnızca 3 cümle yapısı olduğunu belirten Özay, “Şu an ülkemizde İngilizce öğrenme sistemleri “öğretmeme” üzerine kurulu. Her köşe başında bir kurs var ama İngilizceyi tam anlamıyla öğreten kurs sayısı yok denecek kadar az. Oysa ki öğrenmesi zor olan ve insanların yıllarını alan İngilizce’de sadece 3 cümle yapısı var. Yani ister 4 kelimelik, ister 25 kelimelik bir cümle kurun, hepsi bu 3 yapıya yerleşiyor” dedi. Kursların ‘Kur’ oyunu Kurslarda uygulanan kur sistemlerini de eleştiren Özay, “Bir dili 6’ya ya da 8’e bölmek ne demek? Bir dilin yüzde 15’ini bilmek gibi bir durum sözkonusu olamaz. Hatta abartıp, “Sınav İngilizcesi”, “Konuşma İngilizcesi”, “Ticaret İngilizcesi”, “Yazışma İngilizcesi” gibi saçmalıkları piyasaya sürüyorlar. Türkçe’de böyle bir durum mümkün olabilir mi? Günde en az 2 saat bu işe ayırmak gerekli. Benim programıma göre 8 ay boyunca günde 2 saat İngilizceye ayıranların eline kimse su dökemiyor” diye konuştu. “Türkçe bilmeden İngilizce öğrenilmez” İngilizce öğrenmek için Türkçe dil bilgisini çok iyi olması gerektiğini de ifade eden Özay, “Türkçe dil bilgisini iyi bilmiyoruz. Kendi dilinizde isim, sıfat, ulaç, ortaç, zamir, zarf, dolaylı tümleç, zarf tümleci, yüklem, etken fiil, ettirgen fiil nedir bilmiyorsanız, İngilizcesini nasıl bileceksiniz? Türkiye'de “İngilizce biliyorum” diyenlerin bildiği İngilizce kalıplaşmış 3-5 cümleden ibaret. “İsmin ne? Nerelisin? Kaç yaşındasın? Ne iş yapıyorsun? Bir şeyler içelim mi?” gibi cümlelerden başka bir şey öğrenilemiyor. Bu kalıpların dışında başka bir soru geldiğinde ise “anlıyorum ama konuşamıyorum” cevabını alıyoruz. Kalıplaşmış ifadeler sorulduğunda anlıyorsun fakat farklı bir soru geldiğinde neden anlıyorsun ama konuşamıyorsun? Çünkü bu ifadeler ezberlendi ve sadece bunları konuşabiliyoruz. Daha fazlası bu sistemlerle ve zihniyetlerle öğretilmek istenmiyor” şeklinde konuştu. “YDS çok kaliteliydi” 7 Nisan tarihinde gerçekleştirilen Yabancı Dil Sınavı (YDS)’nın çok kaliteli olduğunu ve öğrencilerinin sınavı kolaylıkla geçtiğini söyleyen Özay, “Bu sistemlerle, sınavlardan başarı beklemek çok yanlış olur. Bu tür sınavlarda başarılı olabilmek için dilin her unsuruna hakim olmak gerekir. “Kolay yol”, “pratik yöntem”, “şunu görürsen ele”, “bunu görürsen şunu işaretle” gibi yöntemler saçmalıktır. Okuduğunu anlayıp çözmek gerek. Bu açıdan YDS çok kaliteli bir sınav olmuş. 1. sorudan 80. soruya kadar geçen bütün kelimeler benim müfredatımda var ve öğrencilerim hiç zorluk çekmedi. Hiç İngilizce bilmeyen insanlar benim 100 saatlik dersimden sonra en az 70 alıyorlar. Yüzlerce örneği var” dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.