28 ŞUBAT'TA OPERASYON DYP ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLDÜ

Eski Çevre Bakanı Rıza Akçalı, 28 Şubat sürecinde en büyük zararı mensubu bulunduğu Doğru Yol Partisi'nin (DYP) gördüğünü, o nedenle partinin devamı niteliğindeki Demokrat Parti'nin (DP) 28 Şubat davasına müdahil olması gerektiğini söyledi.

28 ŞUBAT'TA OPERASYON DYP ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLDÜ

28 ŞUBAT'TA OPERASYON DYP ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLDÜ

Eski Çevre Bakanı Rıza Akçalı, 28 Şubat sürecinde en büyük zararı mensubu bulunduğu Doğru Yol Partisi'nin (DYP) gördüğünü, o nedenle partinin devamı niteliğindeki Demokrat Parti'nin (DP) 28 Şubat davasına müdahil olması gerektiğini söyledi.
Akçalı, ''28 Şubat sürecinde cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Süleyman Demirel böyle bir sürecin yaşanmasına mani olabilirdi ama bunu yapmadı'' dedi.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Akçalı, 28 Şubat sürecinde Manisa milletvekili olarak parlamentoda bulunduğunu, partisinin Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüğünü hatırlattı. Akçalı, ''Bu olayların sorumlularının kamu vicdanı ve hukuk önünde hesap vermesi, Türkiye'nin geçmişiyle hesaplaşması, geleceği açısından sağlık işaretidir'' dedi.
Kurumların yıpratılmaması gerektiğini belirten Akçalı, ''Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içinde demokrasi inancı olmayan, milletin inançlarından farklı düşüncelere sahip olan, milletin temel değerleriyle problemli insanlar olmuştur. Bunların maceralarıyla geçmişte Türkiye çok karanlık dönemler yaşamış'' diye konuştu.
''Darbecilerin hukuk karşısında hesap vermeye başlaması önemli. Böyle bir süreç Türkiye'nin hayrınadır'' diyen Akçalı, ''Böyle bir sürecin sağlıkla bitirilmesi Türkiye'nin hem kendisi için hem geçmişi ile hesaplaşması için hem geleceğe güvenle bakması için hem de bölgedeki saygınlığı için önemlidir'' ifadelerini kullandı.
Akçalı, 28 Şubat sürecinde Necmettin Erbakan'ın başbakanlığı bıraktığı süreçte Tansu Çiller'le yapılan görüşmelerde bizzat bulunduğunu, devir-teslim töreniyle ilgili partilerden 3'er kişilik heyet hazırlandığını, kendisinin sürecin işletilmesinde orada bulunduğunu anlatan Akçalı, partisinin Genel İdare Kurulu'ndan çıkan kararı merhum Erbakan'a da bizzat kendisinin ilettiğini, devir-teslimle Türkiye'yi seçime taşıyacak bir hükümet kurulacağını hatırlattı.
Rıza Akçalı, 28 Şubat süreci yaşanmadan önceki ekonomi verilerin çok iyi olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin o dönemde bir sıçrama yapmasına mani olunduğunu vurguladı. Akçalı, ''Türkiye o günkü ekonomik verileriyle Avrupa standartlarını yakalamış durumdaydı. Avrupa Birliği'ne girmek için siyasi kriterlerimizde bazı eksiklikler vardı. Tam böyle bir dönemde bunun kaybedilmemesi gerekiyordu. Türkiye buradan bir sıçrama yaparak, belki bugün geldiği noktaya çok daha önceden gelme imkanına kavuşacaktı. Maalesef bir takım düzmece işlerle buna mani olundu'' diye konuştu.

''Operasyon DYP üzerinden yürütüldü''

O dönemde bazı gazetecilerin, yargıçların Genelkurmay'a toplantılara çağrılmasının ''bir utanç manzarası'' olduğunu ifade eden Akçalı, ''Meclis lojmanlarında bir araya gelir, 'Kim gidebilir? Peşine düşelim de mani olalım' diye konuşurduk. Tansu Hanım, 'Filan arkadaş gitme temayülü gösteriyor, aman git buna mani ol' diye bir arkadaşımızı gönderiyordu. Ancak bir bakıyorduk ki gönderdiği arkadaşımız kendisi gitmiş. Bunları yaşadık. Çok üzücü tablolardı. Adeta operasyon DYP üzerinden yürütüldü'' dedi.
28 Şubat sürecinde cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Süleyman Demirel'in sürece mani olabilecekken bunu yapmadığını belirten Akçalı şöyle devam etti:
 ''Sayın Demirel'in buna mani olacak karizması vardı, birikimi vardı. Hem siyasi otorite üzerinde nüfuzu vardı hem devlet bürokrasi üzerinde, askeri bürokrasi üzerinde nüfuzu vardı. Fakat böyle bir yolu tercih etmedi. Demokrasi, 28 Şubat arızasına uğramadan yoluna devam edebilirdi ki onun yolu da devir teslim çalışmaları ile zaten açılmıştı. Sayın Çiller'in tekrar başbakanlığıyla, sayın Erbakan'ın buna razı olmasıyla ve arkasından Türkiye'nin tekrar seçime gitmesiyle bu mesele çözüme kavuşacaktı.''
Akçalı, 28 Şubat'ın ''millet iradesine konulan bir ipotek'' olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Millet iradesini kabul etmeyen bir zihniyetin ürünüydü. Bu yaşananlar inşallah tarihimizde bir acı hatıra olarak kalır. Sorumlularının gerekli hukuki yaptırımlara muhatap olmaları, mazlumun ahının kalmaması önemli bir şeydir. Kamu vicdanının rahatlaması önemli bir şeydir. Türkiye'nin geçmişiyle yüzleşmesi önemli bir şeydir, sağlık işaretidir.''
28 Şubat sürecinde kurumsal anlamda DYP'nin zarar gördüğünü, o nedenle DYP'nin devamı niteliğindeki DP'nin 28 Şubat yargılamasına müdahil olması gerektiğini söyleyen Akçalı, ''DP'nin müdahil olması, geçmişte kendisine yapılan haksızlığın telafisi açısından doğru bir şeydir. O günkü şartlar içerisinde en fazla mağdur olan DYP'dir. Bir tarafta bunları yapanlar, milletin vicdanını kanatanlar, onun mukaddesatına, onun dini inançlarına aykırı işleri vatanperverlik adı altında yapanlar var, diğer tarafta da bundan mağdur olanlar var. Millet kendisine karşı olanların değil, kendisiyle birlikte olanların yanında, mağdurun yanında yer almıştır'' diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.