2011'DE ÇOCUK PSİKİYATRİ VE AİLE HEKİMLİĞİ ALANINDA GÖZLE GÖRÜLÜR BİR ARTIŞ VAR

Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne 2010 yılına oranla 2011 yılında en çok Çocuk Psikiyatri alanında başvuru gerçekleşti.

2011'DE ÇOCUK PSİKİYATRİ VE AİLE HEKİMLİĞİ ALANINDA GÖZLE GÖRÜLÜR BİR ARTIŞ VAR

2011’DE ÇOCUK PSİKİYATRİ VE AİLE HEKİMLİĞİ ALANINDA GÖZLE GÖRÜLÜR BİR ARTIŞ VAR

Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne 2010 yılına oranla 2011 yılında en çok Çocuk Psikiyatri alanında başvuru gerçekleşti.

Hastanenin 2010 yılına oranla değerlendirmesini yapan Hastane Başhekimi Dr. Ahmet Ayer, hastanede 2010 yılına oranla 2011’de Nöroloji alanlarında bir artış yaşanmazken, Psikiyatri, Çocuk Psikiyatri ve Aile Hekimliği alanında ise gözle görülür bir atış yaşandığını söyledi. Toplum olarak olaylara ve hastalıklara duyarlılığın artmasına rağmen sorun çözümlerinde halen objektif olunamadığına vurgu yapan Ayer,  bunun nedenin ise yanlı davranmak olduğunu belirtti.

Manisa’da 2010 yılına oranla akıl hastalıkları oranında bir artış yaşanmazken psikiyatrik oranlarda ise gözle görülür bir artış yaşandı. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Ahmet Ayer, sorunların altında sosyo-ekonomik sorunların yattığını ifade ederek, çözüm ise sorunların tek başına halledilmesi yerine hekimlerle paylaşılması ve geleneksel aile ile toplum yapısının unutulmaması olduğunu söyledi.

Ayer, “Hastanemizde bu oranların her geçen yıl artmasında Türkiye’nin en büyük çocuk psikiyatri kliğine sahip olmamız büyük bir etken. 2011 yılında yaşları 10 ile 18 arasında değişen 15 bin kişiye bakmışız ve bunların 272 tanesine yatış verilmiş. Çocuk psikiyatrisinde artış yaşanmasında diğer bir neden de özellikle okulların, ailelerin sorunlarla ilgili durumların daha erken farkına varmaları, okuldaki sorunları rehber öğretmenler sayesinde velilerle paylaşılması ve öğretmenlerin aileden sonra öğrencileri daha iyi anlamaları yatıyor. Böyle olmasıyla birlikte aileler çocuklarından daha iyi haberdar oluyor ve erkenden sorunu çözmeye çalışıyor.” dedi

“ÇEVRE ÇOCUĞU ETKİLİYOR”
Çocukların en büyük sorunlarından birinin uyum ve davranış bozukluğu durumları ile madde kullanımıyla ilgili olan bozukluklar olduğunu dile getiren Ayer, “Madde kullanım bozuklukları daha çok özel nedenlerle veya bir arkadaş ortamında başlayan bir durum oluyor. Bu noktada alkol ve sigara kullanımları da artıyor. Bunun sebebi aile sorunları, okul, arkadaş sorunları ya da karşı cinsle olan sorunlarını kolay yolla çözmeye çalışmak. Böyle olunca da bu yöntemlere başvuruyor. Özellikle bu durumda depresyonla birlikte alkol veya ilaç kullanımı vakaları artıyor. Yetişkinlerde alkol ve madde bağımlılığı farklı nedenlerle ortaya çıkarken çocuklarda ise bu bir soruna bağlı olarak ortaya çıkıyor.” diye konuştu.

“ÖNYARGILAR YIKILDI”
İnsanlarda Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesine olan anlayış artık değiştiğini ifade eden Ayer, “Manisa’da yıllardan beri var olan hastanede; insanların tedavi almaktan korktuğu hatta bazı insanlarının kapısının önünden dahi geçmeye korktuğu bir konumdan insanların bilinçlendiği ve hastanenin hizmet kalitesinin arttığı bir duruma geldi. Bu önyargının yıkılmasından sonra bize gelen hasta sayısının ve vaka sayısının çeşitlendiği görünüyor. Dolayısıyla Manisa için akıl hastalıkları konusunda pek bir artış yaşanmıyor. Sorunlar daha çok sosyo-ekonomik; geçim sıkıntısı, kredi kartları borçları gibi sorunlar aile içinde problemler neden oluyor. Ailelerle birlikte tabi ki çocuklar da bu sorunlardan etkileniyor.” diye konuştu.

“AİLE YAPIMIZI UNUTMAMALIYIZ”
Toplum olarak olaylara ve hastalıklara duyarlılığın artmasına rağmen sorun çözümlerinde halen objektif olunamadığına vurgu yapan Ayer,  Bunun nedenin ise yanlı davranmak olduğunu söyledi. Ayer, “Böyle davranılmasının sonucunda hastalıklarımız kronikleşiyor ve zaman kaybediyoruz dolaysıyla daha basit çözülecek bir sorun ilerde daha maliyetli ve daha büyük sorunlara neden oluyor. Bu sorunlarda karşımıza alkol ve madde bağımlılığı, davranış bozukluğu ve depresyon olarak çıkabiliyor.  Bunların tabanına baktığımız zaman huzurlu olmayan bir aile çıkıyor. Bunların önüne geçmek için geleneksel aile yapımızı ve toplum yapımızı unutmamalıyız ve sevgiyi, paylaşmayı artırıcı şeyler yapmak lazım. Sorunlar tek başına halletmek yerine aile hekimlerine başvuruda bulunmak lazım. Bunu sağladığımız zaman toplum olarak daha iyi bir psikolojiye sahip olabiliriz.” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.