175 YILLIK KİLİSE KÜLTÜR MERKEZİ OLACAK

Manisa'nın Kula ilçesinde, 1922 yılında Yunanistan ile yapılan nüfus mübadelesi öncesi yörede yaşayan Ortodoks cemaatinden günümüze ulaşabilen iki kiliseden biri olan Meryem Ana Kilisesi'nin, kültür merkezi olarak kullanılmak üzere yapılan restorasyonu devam ediyor.

175 YILLIK KİLİSE KÜLTÜR MERKEZİ OLACAK

175 YILLIK KİLİSE KÜLTÜR MERKEZİ OLACAK

Manisa'nın Kula ilçesinde, 1922 yılında Yunanistan ile yapılan nüfus mübadelesi öncesi yörede yaşayan Ortodoks cemaatinden günümüze ulaşabilen iki kiliseden biri olan Meryem Ana Kilisesi'nin, kültür merkezi olarak kullanılmak üzere yapılan restorasyonu devam ediyor.

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescil edilen 884 konut, dükkan, dini ve kültürel yapı ile adeta ''müze kent'' görünümündeki Kula'da, yüzyıllar öncesinden günümüze gelmeyi başaran Zaferiye Mahallesindeki Meryem Ana Kilisesi, birkaç ay sonra kapılarını farklı bir işlevle de olsa yeniden açacak.
Yunanistan ile 1922 yılındaki nüfus mübadelesinin ardından cemaatini kaybetmesiyle ibadethane işlevini yitiren ve neredeyse 90 yıl depo alarak kullanılan kilise, geçmişten günümüze taşıyabildiği fresk, desen ve motifleriyle tazelenmiş yüzüne kavuşmak için gün sayıyor.
    
Ödüllü proje
    
Kula Belediyesi'ne 2009 yılında ''Tarihi Kentler Birliği Tarihi Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması''nda ödül kazandıran Meryem Ana Kilisesi Restorasyon Projesinde, devam eden uygulama çalışmaları son aşamaya geldi.
Restorasyon projesi yürütücüsü restoratör Sara Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, restorasyon projesi sırasında kilisenin 1837 yılında inşa edildiğini, yapıldığı günden itibaren herhangi bir onarımdan geçmediği bilgisine ulaştıklarını belirtti.
Kula'nın, mimari doku anlamında çok zengin bir bölge olduğunu, ancak tarihi yapılarda yoğun tahribat gözlendiğine işaret eden Öztürk, bu kültürel zenginliğin korunması için büyük bir projeye ihtiyaç duyulduğu görüşünü de dile getirdi.
Öztürk, Meryem Ana Kilisesi'nin de bu tahribattan nasibini almış olduğunu ifade ederek, ''Bu bölgeye ne yazık ki doğadan ziyade insanlar çok zarar vermiş. 1922'de mübadeleden sonra kilise tamamen boşaltılıp depo olarak kullanılmış. Depo olarak kullanıldığı zaman belki sağlamdı, ama daha sonraları sanırım izolasyon amaçlı iç duvarlarına yağlıboya çekilmiş. Atıl olunca da çevredeki insanlar bahçesine moloz, çöp dökmüş'' diye konuştu.
Öztürk, kilisede çok titiz bir restorasyon çalışması yürüttüklerini ve özellikle tavan kesimindeki fresk, desen ve motifleri ortaya çıkarmaya çalıştıklarını dile getirerek, ''Bazı bölgelerde, merkezdeki resimler kaybolmuştu ama çevresindeki kalem işleri kısmi olarak mevcuttu. Bunların tespitini yaptık, yerinde sağlamlaştırmasını gerçekleştirdik. Kalem işlerinin devamını kendimiz getirerek, desenleri tamamladık'' dedi.
    
''Büyük kısmı kurtarılacak''
   
Kula Belediyesi'nin restorasyon sonrası kültür merkezi olarak yeniden işlevlendirmeyi planladığı kilisedeki restorasyon çalışmalarını nisan ya da mayıs ayında tamamlamayı hedeflediklerini belirten Öztürk, restorasyonda eski yapıdaki tüm özellikleri dikkate aldıklarını söyledi.
Öztürk, çalışmalarında öncelikle mevcudu yerinde korumaya çalıştıklarını, ardından da motiflerde izleri takip ederek tamamlama çalışması yaptıklarını anlatarak, yapılan çalışmalarla kilisenin büyük kısmının kurtarılacağını, kayıp diye bir şeyin söz konusu olmayacağını söyledi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.