80 YAŞINDAN SONRA HUZURU ALAŞEHİR’DE BULDU

1979 yılında işçi olarak gittiği Almanya’da emekli olduktan sonra İzmir’e yerleşen 4 çocuk babası 80 yaşındaki Yılmaz Azak, Manisa’nın Alaşehir ilçesinde babasından kendisine miras kaldığını sonradan öğrendiği 8 dönümlük arazi üzerinde kurduğu bağ ve bahçe sayesinde hem büyükşehirin gürültü ve stresinden uzaklaşıyor hem de yetiştirdiği doğal ürünleri sevdikleriyle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor 

80 YAŞINDAN SONRA HUZURU ALAŞEHİR’DE BULDU

banner216
İzmir'de yaşayan 80 yaşındaki Yılmaz Azak, yıllar sonra babasından kendisine miras kaldığını öğrendiği Manisa’nın Alaşehir ilçesindeki bir arazide ilerleyen yaşına rağmen gece gündüz çalışarak, bağ ve bahçe kurdu. Çalışma azmiyle gençlere örnek olan Azak, Alaşehir’deki mirasın kendisi için 80 yaşından sonra kurtuluş reçetesi gibi olduğunu söyledi. 
1979 yılında Almanya'ya işçi olarak giden ve emekli olduktan sonra İzmir'e yerleşen 4 çocuk babası Yılmaz Azak, uzun süredir göremediği Alaşehir'in Kemaliye Mahallesinde yaşayan yakınlarını ziyarete gitti. Bu ziyaret sırasında yıllar önce babasından kendisine miras kaldığını öğrenen Azak’ın hayatı bir anda değişti. Yaşadığı değişim sürecini anlatan Azak, “Uzun süredir görüşemediğim dost ve akrabalarımı görebilmek için Alaşehir’e gittim. Dostlarımla sohbet ederken içlerinden biri babamdan bana bir arazi mirası kaldığından söz etti. Bende konunun üzerine giderek Tapu Müdürlüğünde araştırma yaptırdım. Söylentiler doğru çıktı. Tapu kayıtlarına göre Kemaliye Mahallesinde babamdan bana yaklaşık 8 dönümlük bir arazi kaldığını öğrendim. Hemen arazinin olduğu yere gittim. Dağlık bir alandı ve doğru düzgün yolu bile yoktu. Öncelikle dağ yamacı olan arazimi kepçelerle düzelttirdim. Ardından su çıkarttırarak, araziyi dikime hazır hale getirdim. Almanya'da ağaca çok önem verirlerdi. Bende arazime yüzlerce zeytin ağacı diktim. Arazinin bir kısmına ise bağ diktim. Geri kalan alanlara da kavun, karpuz gibi meyveler diktim ve yetiştirdiğim ürünleri sevdiklerime dağıtıyorum. Eşyalarımı koymak için kendi imkanlarım ile bir baraka oluşturdum. Barakanın çatısından akan suları bile değerlendiriyorum. Yağmur yağdığında çatıdan akan suların boşa gitmemesi için bidonlama sistemi geliştirdim. Çatıdan gelen su burada yapmış olduğum bidonların içerisine birikiyor. İhtiyaç halinde buradan kullanıyorum. Bizim her şeyi değerlendirmemiz gerek. Toplum olarak bir an bile boş durmadan çok çalışarak üretmemiz gerek. Ancak bu şekilde gelişmiş ülkeleri yakalayabiliriz" diye konuştu.
1979 yılında Almanya'ya işçi olarak gittiğini ve emekli olduktan sonra da İzmir'e yerleştiğini anlatan Yılmaz Azak, "Almanya'da da Türkiye'de de hep büyük şehirlerde yaşadım. Babamdan kalan Alaşehir'deki miras benim için adeta stres ve gürültüden kurtuluş reçetesi oldu. Burada çalışmak ve bir şeyler üretmek bana huzur veriyor" dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.